AMAÇ ÜRETİMİ GÜVENLİ KILMAK OLMALI
Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanlığı Genel Kurulu'nda yapılan açıklamada Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda Kozlu, Katadon, Üzülmez ve Armutçuk'da üretimin durdurulmasıyla ilgili, 'Amaç üretimi durdurmak değil, üretimi güvenli kılmak olmalıdır' denildi.
Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi önünde kalabalık bir maden mühendisi grubu tarafından yapılan basın açıklamasında son dönemde izlenen hatalı yönetim anlayışının kurumu darboğaza sürüklediğine dikkat çekildi.
İşte o açıklama:
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK), Zonguldak Havzası’nda 177 yıllık madencilik kültürünün taşıyıcısı ve ülkemizin tek yeraltı taşkömürü üreticisi olan stratejik bir kamu kurumudur. Buna rağmen son dönemde izlenen hatalı yönetim anlayışı, TTK’yı darboğaza sürüklemiş ve kurumu fiilen işlevsiz bırakma noktasına getirmiştir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin 6331 Sayılı İş Sağlığı Güvenliği Kanunu’na bağlı olarak çıkarılan “ İŞ Yerlerinde İşin Durdurulması” dair yönetmeliğin EK 1 maddesinde yer alan “işin acil durdurulmasını gerektiren durumlar” başlığında dile getirilen gerekçelere dayalı kararları, teknik bir güvenlik önlemi olmanın ötesine geçerek ciddi bir yönetim krizine dönüşmüştür. Sürecin aylarca sürüncemede bırakılması; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve TTK arasındaki koordinasyonsuzluğun açık göstergesidir. Teknik ve idari meselelerin mahkemelere havale edilmesi kabul edilemez. Yeraltı güvenliği yargı salonlarında değil, sahada mühendislik aklıyla yönetilir.
Denetim sürecini yürüten üst düzey bürokratların görevden alınması ise sorunu çözmemiş, aksine kurumsal hafızayı zayıflatmıştır. Krizin kaynağı kişiler değil; hatalı hatalı mevzuat ve yanlış politikalardır.
Tespit edilen noksanlıkların uygulamaya geçmesi 239+4 gün gibi uzun bir süreye yayılıyorsa, “acil” kavramı ile fiili uygulama arasında ciddi bir uyumsuzluk doğar. Bu da hem denetimin ciddiyetini hem de iş güvenliği kültürünü zedeler.
2016’dan beri yürürlükte olan “İşin Acil Durdurulmasını Gerektiren Durumlar (Ek-1)” düzenlemesi, yeraltı madenciliğinin teknik gerçekleriyle uyumsuzdur. Bu mevzuat değişmediği sürece TTK’da ve ülke madenciliğinde benzer krizlerin tekrar etmesi kaçınılmazdır.
Teknik açıdan tüm ocakların aynı anda durdurulması güvenliği artırmamış, aksine yeni riskler yaratmıştır. Havalandırma, su atımı ve tahkimat süreçlerindeki kesintiler; göçük, yangın ve gaz birikimi risklerini büyütmüştür. Kapalı panoların yeniden açılması, üretimi sürdürmekten daha tehlikelidir. Amaç üretimi durdurmak değil, üretimi güvenli kılmaktır.
Sosyal sonuçlar da ağırdır. Binlerce madenci ve ailesi belirsizliğe sürüklenmiştir. Zonguldak ekonomisi daralmış, işçi motivasyonu düşmüş, kentte huzursuzluk artmıştır. TTK, Zonguldak’ın can damarıdır ve bu damar zayıflatılmaktadır.
Bu tablo tesadüf değildir. TTK’nın bugünkü çıkmazı, yıllardır uygulanan maliyet odaklı ve kamucu madenciliği gerileten politikaların sonucudur. Madencinin can güvenliği söylemi, kurumu küçültmenin bahanesine dönüştürülmemelidir.
Bu nedenle yetkilileri göreve davet ediyoruz:
-TTK’yı küçültmek değil, norm kadroyla güçlendirmek,
-Mevzuatı sektör gerçeklerine uygun biçimde acilen değiştirmek,
-Denetim raporlarını şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmak,
-Enerji ve Çalışma Bakanlıklarının işbirliğiyle ortak teknik yol haritası oluşturmak,
-Üretimi güvenli koşullarda en kısa sürede yeniden başlatmak
zorunludur.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası olarak; mühendislik bilimi, kamu yararı ve madencilerin can güvenliği temelinde sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz. TTK’nın tasfiyesine izin vermeyeceğiz. Zonguldak’ın madencilik kültürünü savunmaya devam edeceğiz.”