BASTONCU DİLEK ÇELEBİ

Yaşayan İnsan Hazineleri...

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından yayımlanan “Zonguldak Yöresinde yaşayan insan hazineleri” isimli kitabın editörü Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İnsan Bilimleri Fk. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Dr. Hasan Özer’dir.

Kitapta yer alan tüm fotoğraflar, Zonguldak Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve fotoğrafçı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İ. Kerem Öztürk tarafından çekilmiştir.

Özgür Halkın Sesi, insana kıymet, kitaba emek veren akademisyenlerden izin alarak her gün ne insan hikayesini sizlerle paylaşacak.

 

İşte yeni hikayemiz:

DİLEK ÇELEBİ

1963 yılında Bartın’da dünyaya gelen Dilek Çelebi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Bartın’da okur. Üniversite öğrenimini açık öğretim fakültesinde tamamlar. Esnaf kızı olan Dilek Hanim, babasıyla köy köy gezerek yetiştirdikleri ürünleri satar. Bir gün arkadaşlarının vasıtasıyla eşi Rüştü Beyle tanışan Dilek Hanim, eşiyle evlenerek Devrek’e yerleşir. Dilek Hanimin eşi Rüştü Bey hukuk mezunu genç bir avukattır. Babası ise Devrek’in taninmiş simalarından bastoncu Münteka Beydir. Münteka Bey Devrek bastonunun ünlenmesinde en önemli kilometre taşlarından biridir. Atölyesinde ürettiği bastonların arabasının arkasına koyup Ankara’ya gider ve dönemin siyasetçilerine Devrek bastonunu tanıtır. Devrin başbakanlarına cumhurbaşkanlarına çok özel bastonlar hediye eder.

Böylelikle kültür bakanlığı da Devrek bastonuna sahip çıkar ve her sene belirli miktarda Devrek bastonu satın alır.

Münteka Beyin rahmetli olmasıyla birlikte oğlu Rüştü Bey babasının mesleğini devam ettirme kararı alır ve avukatlığı bırakır. İki çocukları olan Dilek Hanim ile Rüştü Beyin oğullarının üniversiteyi kazandığı yıl Rüştü Bey amansız bir hastalık sonucu vefat eder.

Bunun üzerine Dilek Hanim etrafındaki insanların yapamazsın demesine rağmen eşinin ve kayınbabasının mirasına sahip çıkar ve bastonculuğu sürdürür. Baston imalatı aşamasında yer almaz fakat Devrek’e ve Türkiye'ye yeni pek çok baston motifi kazandırır. Çağın gerektirdiği mesleki bilgiyi kazanmak için dünya bastonculuğunu takip eder. Halen Türkiye'nin en iyi bastonlarının yapıldığı! Dükkanlardan birinin başında bulunan Dilek Çelebi, devlete biraz sitemkâr durumdadır. Kültür Bakanlığının kendilerinden en son 2002 yılında baston satın aldığını söyleyen Dilek Hanim, böyle bir durumda yanlarında çırak yetiştirmelerinin çok zor olduğunu kaydeder.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba. Adım Dilek Çelebi. 1963 Bartın doğuluyum.

Babam ticaretle uğraşırdı. Süt ürünleri imalatını Bartın’da ilk başlatan kişi babamdır. Ben de çocukken babamın yanından ayrılmazdım. Kendime tam bir esnaf kızı diyebilirim. Lise mezunuyum, Üniversiteyi o yıllarda kazanmak zordu bu yüzden kazanamadım ama imdadımıza ilköğretim fakültesi yetişti. Anadolu Üniversitesinde 4 illik lisans öğrenimimi tamamladım. Eşimle arkadaşlar vasıtasıyla tanıştım. Eşim hukuk mezunu olmasına rağmen babasının işlerini sürdürme karan aldı. Kuyumculuk ve bastonculuk.

Baston dükkânını daha çok eşim idare ediyordu, ben kuyumculuk üzerine yoğunlaşmıştım. Oğlumun üniversiteyi kazandığı yıl eşim vefat etti. Ben iki dükkânla baş başa kalmıştım. Herkes bırak yapamazsın dedi ama ben eşimin mirasına sahip çıkmak istedim.

Siz baston yapımına dâhil oldunuz mu?

Ben baston yapımına dâhil olmadım. Dünyada her mesleğin bir akil havuzu vardır. Ben o havuzu takip ederek Devrek’e ve Türkiye’ye yeni modeller sunuyorum. Devrek’in adının bastonla anılabilmesi için rahmetli eşim ve kayınbabam çok emek verdiler. Devrek halkının kayınbabamın hakkını ödeyemeyeceğini düşünüyorum. Çok büyük bütçeler ve tanıtımlarla Devrek bastonunu bu konuma getirdik.

Kayınbabanız adeta tek başına bir sivil toplum kuruluşu gibi çalışmış anladığım kadarıyla?

Kesinlikle. Çok bilgili ve kültürlü bir insandı. Dönemin siyasileriyle yakın ilişkisi vardı ama o siyasiler kayınbabam olmasa Devrek bastonunu bu kadar üne kavuşturamazlardı.

Kayınbabanız Münteka Beyin bastonculuk serüvenine nasıl başladığına dair bildiklerinizi bizimle paylaşır misiniz?

Münteka Bey/in seksenli yılların başında bir halıcı dükkânı vardır. Bir gün kayınvalidesine ait bir evde kırık bir baston  bulur ve onu tamir ettirmek için bir mobilyacıya götürür.

Mobilyacı bastonu yapamayacağını söyler. Bunun üzerine Münteka Bey bu bastonu kendisi tamir etmeye karar verir.

Zamanla bu baston tamiri işine merak sarar. Yanına gelen eşraf yaptıklarını çok beğenir ve onu daha da şevklendirir.

Münteka Bey arabasının arkasına yaptığı bastonları doldurur ve Ankara’ya bürokratlara tanıtmaya gider.

Türkiye'deki fuarlara katılır.

Eşiniz Rüştü Bey'in avukatlık yapmayıp baba mesleğini sürdürmesinin sebebi neydi?

Babasının mirasına sahip çıkmak istedi. Münteka Bey, Devrek bastonu için çok emek vermişti. Eşim bu emeklerin yarım kalmasını istemediğinden bastonculuğu sürdürdü.

Günümüz Devrek'inde bastonculuk gençler arasında tercih ediliyor mu?

Ne yazık ki gençler yok aramızda. Çıraklara az para verdiğimizden onlar gidiyor belediyenin temizlik islerinde çalışıyor. En gencimiz otuz beş yaşında maalesef.

Ben mesleğimizin geleneksel el sanatlar adı altında anılmasından mutluluk duymuyorum aksine daha çok üzülüyorum. Keşke modernize edebilsek mesleğimizi. Ama bunun için kültür Bakanlığının destek olması gerekir. Bizden en son bastonu 2002 yılında aldılar. 17 senedir kapımızı çalmadılar. Biz de sanatçıyız ve sanatımızı kuşaktan kuşağa yasatmak istiyoruz.

Teşekkür ederiz.

(Baskı:2019)

 

Devrek Dilek Çelebi Baston Devrek Bastonu Yaşayan İnsan Hazineleri zonguldak Zonguldak haberleri