"Bazı müteahhitler tarafından tehdit edildik"
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yürüttükleri çalışmalar nedeniyle bazı müteahhitler tarafından tehdit edildiklerini açıkladı.
Kutoğlu, özellikle Zonguldak’ta geçmiş yıllarda yapılan zemin ve deformasyon çalışmalarında bqzı müteahhitlerle karşı karşıya geldiğini belirterek, süreci şöyle özetledi:
“Bu arada geçen sürede Bölüm Başkanının başta söylediği gibi büyük sıkıntılar yaşadık. Bazı müteahhitler tarafından tehdit edildik. Bir süre yeni imar ruhsatları verilememişti. Kötü niyetli bazı yetkililer, imar ruhsatlarını Hakan hoca veriyor diye vatandaşları benim odama gönderiyorlardı. Bazı gazetelerde amacımızın farklı olduğuna dair yazılar yazdırıldı. Hukukumuz olan bazı insanlar bize gönderilerek imar izinlerinin tekrar başlayabilmesi için uygun rapor düzenlersek ihya edileceğimiz mesajları ulaştırıldı. Dönemim Belediye Başkanı sismik çalışmalar sırasında makam aracıyla gelip, sizin amacınız buraları üniversite kampüsüne katmak mı diye suçladı. Sokaklar da konut sakinlerinin bazıları tarafından tehdit edildik küfürler edildi”
İsmet Mercan son yolculuğuna uğurlandı
İsmet Mercan son yolculuğuna uğurlandı
Kutoğlu paylaşımında, 2005 yılında başlayan ve Zonguldak’ta özellikle İncivez-Bahçelievler hattında yürütülen yer kabuğu hareketleri ve deformasyon çalışmalarına da değinerek, bu sürecin Türkiye’de erken uyarı açısından önemli bir örnek olduğunu vurguladı.
“Buradaki görüntü Türkiye'deki gelmiş geçmiş en başarılı erken uyarı çalışmasına ait! Sene 2005, daha o zamanlar ülke içinde uydu radarı ile yerkabuğu hareketleri çalışan kimse yok. Japon uzay ajansı ile işbirliğine gitmiştik. Zonguldak'taki tasman adı ile anılan düşey hareketlerini izlemeye başladık. Kozlu'da İpek evler sitesini de içine alan bölge ile İncivez'den Bahçelievlere uzanan bir bölgede giderek büyüyen bir deformasyon saptamıştık.
İncivez- Bahçelievler hattındaki deformasyon 2005'den 2010 a kadar göz gibi yayılmaya başlamıştı. Biz bu çalışmayı akademik merakla başlatmıştık, ama durum bir başka bir boyuta evrilmişti. İnsanların can ve mal güvenliği tehdit altında idi.
Ne yapmalı idik? Sessiz mi kalsa idik? Ancak Mühendislik Etiği ilkelerine göre ‘Mühendisler toplumun can ve mal güvenliğini tehdit eden bir durumla karşılaştıklarında, ilgili kurumları bilgilendirmeli, ilgili kurumlar gereğini yapmadığında toplumu gerçekler hakkında bilgilendirmekle yükümlüdürler’ denmekteydi. Sorumluluğumuz büyüktü.
Konuyu bölüm başkanımıza açtık. ‘Başınıza iş açarsınız’ dedi. Ama sorumluluk gereği raporumuzu yazıp resmi kanaldan ilgilileri bilgilendirme kararı aldık.
Raporumuz üzerine Valilik ilgili olabilecek tarafları toplantıya çağırdı. Toplantıda duruma neyin sebep olabileceği tartışıldı. Biz bölgenin altında kömür damarlarının sürüldüğünü resmi olmayan kanallardan biliyorduk. Ama ilk toplantıda kurum yetkilileri bölgede üretim yapmadıklarını beyan etti. Vali bey Belediye Başkanına, ‘Başkanım durumu görüyorsunuz, imar çalışmalarını bir gözden geçirseniz’ dedi. Başkan ‘Efendim sebebin ne olduğunu bilmeden hiçbir karar alamam’ dedi.
İkinci toplantıda kurum yetkilileri bölgede üretim olduğunu kabul etti, ancak çok derinde çalıştıklarını, dolayısıyla yüzeyde tasman etkisinin olmayacağını, bölgede karstik oluşumların bulunduğunu, olayın bundan kaynaklanmış olacağını ifade etti. Oysa bizim hesaplamalarımıza göre durum hiç de öyle değildi.
Bu arada bölgedeki bazı binalarda gerinim çatlakları görülmeye başlandı. Hatta bazı binalar kolon kesmeleri meydana geldiğinden boşaltıldı.
Bir süre bu şekilde geçiverdi. Bir sabah işe geldiğimde AFAD müdürümüzü beni bekliyor buldum. Saptadığımız yerlerin birinde heyelan olmuş, konut sitesinin temelleri açığa çıkmıştı. Allah’a şükür ki can kaybı yok idi. Müdür bey ‘Hocam Vali bey acil bu hareketlerin sebebinin saptanması için sizden çalışma istiyor’ dedi. ‘Müdürüm biz sebebi biliyoruz ama, illa somut kanıt isteniyorsa jeofizik çalışma yapılması gerek, bizde de jeofizik bölümü yok’ dedim.
Sonraki günlerde çok ısrarcı olununca Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Berkan Ecevitoğlu ile temas kurdum. Kendisi sismik görüntülemede en iyilerden biri idi. Alan çok genişti. En riskli bölge İncivez-Bahçelievler görünüyordu. Burası için bir gözlem planı yaptı ve bu işin 800 bin TL+KDV yapılabileceğini bildirdi.
Valilik AFAD Ankara’dan destek istedi. Gelen maddi destek 200 bin TL+KDV idi. İş çıkmaza girmişti. Gel zaman git zaman, Berkan hocamıza manevi baskı kurdum. ‘Emekli insanların, dar gelirli insanların can güvenliğinden bahsettim. Ömür yaptıkları tüm birikimleri kaybedebileceklerini’ söyledim. Yüreği elvermedi ve çalışmayı kabul etti.
Bu kez de Ankara’da para takıldı bir türlü gelmedi. Aylar sonra sayın milletvekili Ali İhsan Köktürk devreye girdi ve paranın gelmesini sağladı. Ve ikinci resimde gördüğünüz sismik çalışma başladı.
Netice gösterdi ki çatlaklar 400 metre aşağıdaki maden ocaklarına kadar gidiyordu. Sonuç itibarı ile Valilik tarafından ilgili kurumlara emir yazıları yazıldı ve gerekli önlemlerin alınması sağlandı. Bölgenin altındaki kömür üretimi durduruldu. Biz takibimize devam ettik ve 2016 yılında hareketlerin sıfırlandığını gözlemledik.
Son bir olay daha; Anadolu Üniversitesi 8 kişilik ekip olarak gelecekti. Öğrenci yurdunda kalsınlar dendi. İnsanlar zaten 800 bin TL’den insanlık için 200 bin TL’ye inmişler, bir de hakaret eder gibi yurtta kalsınlar deniliyordu. Çalışmayı iptal ediyoruz dedik. Bu kez TTK misafirhanesinden yer ayrıldı orada kalsınlar dendi. Sahada bir hafta çalışıldı. Ekip ayrıldıktan 2-3 ay sonra misafirhaneden bir telefon geldi ‘8 kişinin bir haftalık konaklama ücretini öder misiniz lütfen’ dediler. Onların konaklama bedelini çalışmada üniversitemizde görev alan 4 arkadaş ödedik.
İşte böyle değerli hemşerilerim. Ama olsun hiç önemli değil. Biz mesleğimiz gereği sorumluluğu üstlendik ve sizlerin perişan ve mağdur olmasının önüne geçtik. Bugün İncivez-Bahçelievler mahallelerinde evlerinizde rahat uyku çekebiliyorsanız o gün korkusuzca elini taşın altına koyan insanların sorumluluk duyguları sayesindedir.”