Bu iş tencere tava satmaya benzemez
Önceki dönem AKP'li Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın Fevkani Köprüsü üzerinden kendisinin dönemine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Alan, CHP'li Dural'ı "okuduklarını anlamamakla" ve "cahilce konuşmakla" suçladı.
Haber: Cevat Baran ÇAYDAŞ
Seçimden bu yana polemiklerden kaçındığını belirten Ömer Selim Alan, CHP İl Başkanı Devrim Dural'ın eleştirileri üzerine açıklama yapma zorunluluğu hissettiğini söyledi.
Dural'ın "Köprüyü yıktınız, trafik sıkıştı, bu sizin eseriniz" şeklindeki ifadelerine tepki gösteren Alan, şunları söyledi:
"Ben, seçimden bu yana belediyeyle ve başkanlarla ilgili mümkün olduğu kadar yorum yapmıyorum. Habere mevzu olacak paylaşım yapmıyorum. Şehrimizde bu konuda zaten haber bolluğu var. İşi karıştırmamak ve polemiklerden uzak durmak adına bunu yapıyorum çünkü bunların şehrimize fayda sağlamayacağını sizlere yıllardır zaten söyledim ve hâlâ aynı kanıdayım. Ancak ne yazık ki ara sıra cevap verme zorunluluğu doğuyor. Geçenlerde bir belediye başkanımız, Tahsin Bey, bir açıklama yaptı; ben de kendisine cevap vermek zorunda kalmıştım. Dünkü il danışma meclisi toplantımızda da il başkanımızın söylediklerinden herhalde Devrim Bey rahatsız olmuş; sabahleyin bir açıklama yapmış. Orada gene şöyle bir ifade kullanmış: 'Devrim Bey, köprüyü yıktınız, işte trafik sıkıştı, sizin eseriniz!' gibi.
"Algılamayla İlgili Sorunları Var"
"Şimdi arkadaşlar, defalarca anlattım, dilimizde tüy bitti ama bu arkadaşların algılamayla ilgili sorunları olduğu kanaatine net vardım, bir tıp adamı olarak. Ya okuduklarını anlamak istemiyorlar ya da gerçekten algılamayla ilgili sorunları var.
Şimdi Devrim Başkan bu işleri bilmez. Bu işler tencere tava satmaya da benzemez. Şu anki mevcut belediye başkanıyla beraber yol yürüdüğü belediye başkanı, 2018'de Zonguldak Belediyesi CHP yönetimindeyken bir ihaleye çıktı biliyorsunuz: Fevkani Köprüsü güçlendirme ihalesi. Evraklar belediyede, mecliste duruyor. Şu anda da zaten Tahsin Bey CHP'li bir belediye başkanı. Evraklar hepsi bir talimatıyla arşivde, önünde. Herkes de rahat rahat zaten belediyemizin sosyal medya hesaplarından, web sitelerinden ulaşabiliyor."
'Devrim Dural, Tahsin Bey'e Sorsun'
"Devrim Bey bunları bilmiyor, cahilce konuşuyor, mesnetsiz şekilde ithamlarda bulunuyor. Devrim Bey, Tahsin Bey'e bir sorsun. Tahsin Bey o dönemde meclis üyesiydi, Denetim Komisyonu Başkanlığı yaptı. Muharrem Başkanımızın zamanında Fevkani Köprüsü'yle ilgili güçlendirme ihalesi yapılmış mı, yapılmamış mı? Yapıldığını sizler biliyorsunuz. Merhum Muharrem Başkanımızın açıklamaları vardı: 'Köprü üzerinde ağır tonajlı arabalara artık izin vermiyoruz. Sürücü arkadaşlarımızın da çok hız yapmamalarını istiyoruz.' gibi söylemleri dün gibi hatırlıyoruz. Raporlar geldi. Bizim dönemimizde de bu raporlar geldi ve köprü dayanıksız olduğu için yıkım kararı alındı ve yıkıldı. Devrim Başkan'a buradan üstüne basarak şunu hatırlatmak istiyorum: Bu ihaleye çıkıldı mı? Çıkıldı. Bir şirket girdi, aldı, hazırlığını yaptı, şantiyesini kurdu. Fevkani Köprüsü altındaki esnaflarımızı üç parsele bölmüşlerdi. Esnaflarımızı sırayla çıkartıp güçlendirmeleri yapılacaktı. Bunu yapmadılar, yapamadılar. Böyle bir irade, dirayet ortaya koyamadılar. Dönemin belediye başkanı da ihaleyi feshetti. Vatandaş da gitti şikâyetçi oldu. Şu anda tazminat davası devam ediyor. Bir sorun bakalım Devrim Başkan'a: 'Senin bunlardan haberin var mı?' Belki Tahsin Bey'in de haberi yoktur bunlardan.
"Sizin Beceriksizliğinizden Dolayı Köprü Yıkıma Gitmek Zorunda Kaldı"
Ya arkadaşlar, dilimde tüy bitti ya! Lütfen artık bunu konuşmayalım. Köprüyle ilgili hangi belediye başkanı böyle bir sorunun altına girmek ister? Siz görevinizi yapmadığınız için, hizmet etme gibi derdiniz olmadığı için, ihalesini yaptığınız güçlendirmeyi beceremediğiniz için, elinize yüzünüze bulaştırdığınız için bu köprü yıkıma gitmek zorunda kaldı. Zamanında yapsaydınız ne yaptınız bu köprüyle ilgili? Çiçek böcekten hariç, 'Esnafı boşaltıp burayı güçlendireceğiz, bu şehrimizin sembolü,' dediniz mi? İhaleye çıkıyorsun, adı üzerinde ya! Lütfen arkadaşlar, hemşehrilerimiz, vatandaşlarımız iyi bilsinler: Güçlendirme ihalesi zayıf olan bir yapıyı güçlendirme ihtiyacı için yapılır. Sağlam olan bir yapıyı güçlendirme ihalesine çıkar mısın? 2018'de Devrim Başkan, sen bilmezsin bu işleri. Belediye, Buğra Başkan'ın yanına çıkartır bu evrakları.
"Yalan Yanlış Konuşmayı Bırakın, Gidin Şikâyetçi Olun!"
"'Trafiği murafiği yok, sizin yüzünüzden oldu,' diye böyle dolu boş siyaset yapıyoruz. Siyaset gerçekleri ister. Vatandaşı yanlış yönlendirmeyin. 'Yok, köprüyü yıkmışsınız; yok, hurdalarını satmışsınız.' Çok net söylüyorum, Devrim Başkan, Tahsin Başkan, evraklar elinizde, adliyede, burada. Gidin şikâyetçi olun, incelesinler. O kadar kendimizden eminiz. Sizin elinize yüzünüze bulaştırıp müşteremediğiniz köprüyü, sizin beceriksizliğinizden dolayı biz yıkmak zorunda kaldık; can kaybı olmasın diye. Keşke becerseydiniz. Beceremediğinizden köprü bu sürece gitti. Evraklar orada, bir de şikâyet edin. Şartnamesi, ihalesi, her şeyinizde...
Rica ediyorum, 'Yok, köprüyü sattılar; yok, hurdalarını yediler; yok, şuymuş, buymuş.' Kulağıma geliyor. Bakın, çok net ifade ediyorum, sizlerin vasıtasıyla: Benim hakkımda, ekibim hakkında, o günkü arkadaşlarımız hakkında böyle ithamlarda bulunanlar ve bunu ispat etmeyenler şerefsizdir, namerttir.
"Göreve Niye Geldiniz?"
"Pansuman tedavilerimiz vardır, bir de radikal tedaviler vardır. Zonguldak trafiğinin rahata ermesi için, hem yaya trafiğimizin hem araç trafiğimizin sağlıklı, güvenli şekilde ilerlemesi için öncelikle yayalarımızın güvenliğini kontrol altına alacağız, sonra da araç güvenliğini. Malum, üç tane can kaybımız oldu. Gerçekten çok üzüldük. Üç tane can kaybına da ağır vasıtalar sebebiyet verdi, değil mi? Vatandaşlarımıza. Üst geçidi, program bittikten sonraki dönemin programıydı ki bitti artık, bittikten sonra yapacaktık. Karayolları mevzuatı diyor ki: 'Ben üst geçidi yapayım ama yürüyen merdiven mevzuatı benim kapsamımda değil. Sen de yerel yönetim olarak bize destek ol.' E, yol da senin zaten, ağın da senin yetki alanında. Evraklarını il başkanımız Sayın Mustafa Çağlayan gösterdi. 2010 yılında, İsmail Bey'in belediye başkanlığı döneminde, burası, esas 67 AVM'ye kadar olan alanı belediye olarak siz Karayolları'ndan protokolle almışsınız arkadaşlar.
Ama sizin hizmet etme gibi bir niyetiniz olmadığı için tamamen hep çamur atarak, vatandaşın aklını karıştırarak, sürekli böyle ithamlarla bir yerlere varmaya çalışıyorsunuz. Kardeşim, seçimi aldınız, tebrik ettik, takdir ettik, bıraktık makamı. Dedik ki: 'İnşallah başarırsınız, biz de vatandaş olarak seviniriz.' Ya, bir üst geçidin merdivenini yapmak bu kadar zor mu ya?"
"Ağlayıp Sızlayıp Eskiye İthamda Bulunmak Çözüm Değil"
"İki yerde tıkanıyoruz: Bir, mevcut kazaların olduğu yer; bir de Ulu Camii'nden Toptancılar Sokağı'na giren yaya geçidi, değil mi? Çevre yolu, Kilimli'den çıktıktan sonra aynı şekilde buradan Kozlu'ya ılık suya kadar gidecek tünellerle... Bununki projesi de hazırdı. Göreve devam etseydik bunlar çoktan başlayacaktı. Bir ikincisi, şimdi duyuyorum: 'E Başkan köprüyü yıktıktan sonra sıkışıklık arttı.' Arkadaşım, ne alakası var? Ben Kozlu'ya giderken altı tane ışıktan geçiyorum Demir Park'a gelene kadar. Ali Bektaş da mı köprü yıktı orada ya? E siz madem bunları yapamayacaktınız, böyle ağlayıp sızlayacaktınız, göreve niye geldiniz? Niye talip oldunuz? Amerika'yı yeniden mi keşfedeceğiz? Bunları biliyordunuz, çözüm üretsenize! Ağlayıp sızlayıp eskiye ithamda bulunmak... Bunu yapmak, çözmek senin görevin ya!
"İş Bilmezliğinizden Köprü Yıkıma Gitti, İstişare Yapalım"
Trafiğini orada güvene almak için üst geçidin merdivenini, asansörünü yapacaksın kardeşim. 'Asansör, ben bunun bakımını bile yapamam,' diyemezsin. Yani öyle bir haddin yok. Canımız gidiyor da nasılsa bir yol bulduk kolayına: Eskiye çamur atalım. E üç tane ağır vasıta sebebiyet verdi. Ağır tonajlı arabalar zaten yasaklanmıştı. Muharrem Bey'in zaten bununla ilgili açıklamaları var kaç seneden beri. E şu an siz görevdesiniz. Bir buçuk seneyi bitirdik ve bu sene de ne yaptınız ya? Konuşmayalım, polemik yaratmayalım. İnsanlarımız zaten polemik istemiyorlar. Tahsin Başkan ekibiyle beraber güzel şeyler yapsın, biz de takdir edelim diyoruz, duruyoruz ama durup durup beceriksizliklerini... Birisi 'Beceriksizsin,' diyor, 'Beceremiyorsun,' diyor bunları; hemen tutup bize... Ya Devrim Başkan, bak, diğer konulara il başkanımız Çağlayan cevap verir. Köprüyle ilgili bilip bilmeden, cahil cühelaca konuşma lütfen. Git belediye başkanına anlatsın. O da bilmiyorsa gel ben anlatayım. Evraklar orada. Bu köprünün bu hâle gelmesinin, yıkıma gitmesinin sürecinin sebebi sizsiniz. Sizin iş bilmezliğiniz, sizin irade koyup ortaya bir duruş sergileyememenizden sebep. Güçlendirmeleri zamanında yapsaydınız bu köprü yıkıma gitmezdi. Bizim de seçime altı ay kala öyle bir derdimiz olmazdı. Ama siz işin her zamanki gibi kolayına kaçıp sadece öyle konuşarak, dolu boş, mesnetsiz, asılsız, yalan yanlış bilgilerle insanları kandırmaya çalışıyorsunuz. İnsanlarımız bunu yemez.
"Bizi Beyan Etmek Zorunda Bırakmayın"
"Lütfen rica ediyorum. Bu tip ithamlarda bulunmak yerine, istişare yolunu gözetin. Bilmediğiniz yerde bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. Çağırın biz anlatalım. Belediyeciliği bilmezsiniz. Bilseydiniz zaten bu şehir bu hâlde olmazdı. Anlatalım size, istişare yapalım ama öyle dolu boş konuşmayalım. Bizi de bu şekilde sizlere beyan etmek zorunda bırakmayın, lütfen. Teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın çoğu gerçeği biliyor ama biz, bu şekilde ithamlar, yalanlar olduğu sürece çıkıp doğruları vatandaşlarımıza bıkmadan, usanmadan anlatırız."