"DEMOKRASİ ALKIŞLA DEĞİL, İTİRAZLA GÜÇLENİR"
Zonguldak Demokrasi Platformu yazılı bir açıklama yaparak kendileri içln 'CHP'nin arka bahçesi' benzetmesi yapan AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan'a 'Eleştiri kültüründen uzak demokrasiye tahammülü yok' şeklinde yanıt verdi.
Demokrasi Platformunun belirli bir siyasi partiye bağlı olmadan; yurttaşların, sendikaların, meslek odalarının, derneklerin, farklı toplumsal kesimlerin ve siyasi partilerin ortak talepler etrafında bir araya geldiği sivil birliktelikler olduğuna vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Amaçları, kamusal yararı savunmak, hak ihlallerine karşı ses çıkarmak ve demokratik katılımı güçlendirmektir. Yani kısaca Demokrasi Platformları; sivil ve gönüllü yapılardır, bir parti örgütü değildirler, ortak talepler üzerinden hareket ederler (emek, demokrasi, çevre, kent hakkı, laiklik, adalet vb.), açıklama, basın toplantısı, yürüyüş, forum gibi demokratik yöntemlerle kamuoyu oluştururlar, yerel ya da ülke çapında kurulabilirler. Sendikalar, barolar, tabip odaları, mühendis mimar odaları, kadın ve gençlik örgütleri gibi yapılar bu platformlarda sıkça yer alır. Türkiye’de farklı dönemlerde, farklı ihtiyaçlara göre ortaya çıkmışlardır. Demokrasi Platformları, Anayasa’nın örgütlenme, ifade ve toplantı özgürlüğü kapsamında meşrudur. İktidarı veya muhalefeti eleştirebilirler, talepleri herhangi bir partiyle örtüşebilir; bu onları “parti uzantısı” yapmaz, bu, demokratik çoğulculuğun doğal sonucudur. Özetle Demokrasi platformları, halkın örgütlü itiraz hakkının ifadesidir. Sandık kadar söz, itiraz ve denetim de demokrasinin parçasıdır. Bunu AKP İl Başkanı dahil herkesin bilmesi gerekir.
Buna rağmen Adalet ve Kalkınma Partisi Zonguldak İl Başkanı’nın Zonguldak Demokrasi Platformu’na yönelik açıklamaları, ne yazık ki demokrasi kültüründen ziyade, eleştiriye tahammülsüzlüğün ve siyaseti tekelleştirme anlayışının bir yansımasıdır. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren, emek, çevre, kent hakkı ve sosyal adalet gibi başlıklarda söz söyleyen bir yapıyı “CHP’nin uzantısı” olarak yaftalamak, hem kolaycı hem de gerçeklerden uzak bir tutumdur.
AKP Zonguldak İl Başkanı’nın Demokrasi Platformu’na yönelik açıklamaları, Zonguldak’ın yıllardır biriken sorunlarını görmezden gelen bir anlayışın savunusu niteliğindedir. Kentin gerçek gündemlerinden kopuk bu söylemler, eleştiriye yanıt üretmek yerine, eleştireni hedef alan alışıldık bir siyasi refleksi yansıtmaktadır.
Demokrasi Platformu’nu “CHP’nin uzantısı” gibi göstermeye çalışmak, Zonguldak halkının aklıyla alay etmektir. Bu platform; maden işçisinin can güvenliğini, emeklinin geçim sıkıntısını, gençlerin işsizlik nedeniyle kenti terk etmek zorunda kalmasını, kent merkezindeki plansız projeleri ve kamusal alanların rant anlayışıyla ele alınmasını gündeme getirdiği için hedef alınmaktadır.
Zonguldak’ta yıllardır çözülmeyen ulaşım sorunları ortadadır. Kent merkezinde yapılan üst geçitlerin yaşlılar, engelliler ve çocuklar için erişilebilir olmaması eleştirildiğinde, bu itirazlar “siyasi” diye yaftalanmaktadır. Oysa mesele siyasetten önce insan hayatıdır. Aynı şekilde, asansörsüz üst geçitler, plansız trafik düzenlemeleri ve kamu yararı tartışmalı projeler demokrasi platformlarının değil, bu projeleri hayata geçirenlerin sorumluluğudur.
Madencilik kenti Zonguldak’ta maden faciaları hâlâ hafızalardayken, maden emekçilerinin çalışma koşullarını gündeme getirmek hangi siyasi partinin faaliyeti sayılmaktadır? TTK’da personel eksikliği, taşeronlaşma, emekli olan işçilerin yerine yeterli istihdam yapılmaması, sadece bir “muhalefet söylemi” mi, yoksa Zonguldak’ın yakıcı gerçeği midir?
Bugün Zonguldak’ta gençler iş bulamadığı için göç ediyor, esnaf artan maliyetler karşısında kepenk kapatıyor, emekliler maaşlarıyla temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. “Geçinemiyoruz” diyen Zonguldak halkının sesine kulak vermek yerine, bu sesi dile getiren platformları hedef almak, sorunu çözmez; sadece üstünü örtmeye yarar.
AKP Zonguldak İl Başkanı’nın demokrasi anlayışı, eleştiriyi yalnızca sandık sonuçlarına indirgemektedir. Oysa demokrasi; Zonguldak halkının kent hakkında söz söyleme hakkıdır. Liman alanlarının, kıyıların, kamu arazilerinin nasıl ve kimler için kullanıldığını sormak, bu kente karşı sorumluluğun gereğidir.
Demokrasi Platformu, Zonguldak’ta ne bir partinin arka bahçesidir ne de gizli bir siyasi aparat. Bu platform; emeğin, kamusal yararın ve kent hakkının ortak sesidir. İktidar politikalarını eleştiren herkesi “uzantı” ilan etmek, demokratik çoğulculuğu reddetmek anlamına gelir.
Zonguldak susmayacaktır. Bu kent, geçmişte maden ocaklarında bedel ödemiş bir emek kentidir. Gerçekleri dile getirmekten, itiraz etmekten ve kamu yararını savunmaktan vazgeçmeyecektir. Demokrasi, alkışla değil; itirazla, mücadeleyle ve halkın sözünü söylemesiyle güçlenir.”