Eğitim-İş'ten Zonguldak'taki KYK Yurdu Zehirlenmesine Sert Tepki
Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, Nesibe Hatun KYK Kız Öğrenci Yurdu'nda 18 öğrencinin hastaneye kaldırıldığı zehirlenme vakasına ilişkin açıklama yaptı. Çataklı, olayın münferit olmadığını belirterek KYK yurtlarında barınma ve beslenme koşullarına dikkat çekti.
Çataklı açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Siyasi iktidarın eğitimi ve barınmayı kamusal bir hak olmaktan çıkarıp; öğrenciyi ‘müşteri’, yurtları ise kâr odaklı ticarethaneler olarak gören anlayışı, gençlerimizin sağlığını ve yaşamını tehdit etmeye devam etmektedir.
Zonguldak Nesibe Hatun KYK Yurdu’nda kalan 18 öğrencimiz; mide bulantısı ve karın ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvurmuş, acil servise kaldırılarak tedavi altına alınmışlardır. Gençlerimizin taburcu edilmesi ve durumlarının iyi olması her ne kadar yüreğimize su serpse de bu durum KYK yurtlarında yaşanan sorunların vahimliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yurtta inceleme başlatmış olması, yaşananların sıradan bir aksaklık değil, sistematik bir denetimsizlik ve sorumsuzluk sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Zehirlenmenin yemekten mi sudan mı kaynaklandığı henüz bilinmemekle beraber akşam yemeğinde çıkan tavuktan şüphe edilmektedir.
Düşük kaliteli, taşeronlaştırılmış, maliyet odaklı yemek hizmeti yıllardır şikâyet konusu olmuş ancak siyasi iktidar, gençlerimizin sorunlarına çözüm üretmekten ziyade yurtları yandaş sermayeye kaynak aktarılacak bir rant kapısı olarak görmeyi ve gençlerimizin sağlığını hiçe saymayı tercih etmektedir. Öğrencilerin sağlıklı, güvenli ve nitelikli yurtlarda barınması ‘lüks’ değil, kamusal bir haktır. Bugün KYK yurtlarında bu hak, maliyet kalemlerine indirgenmekte, gençlerimizin yaşam ve barınma hakkı ihalelere kurban edilmektedir.
Eğitim-İş olarak soruyoruz:
Öğrencilerin yaşamı neden sürekli risk altındadır?
KYK yurtları neden sürekli öğrenci sağlığını ve yaşamını tehdit eden olaylarla gündeme gelmektedir?
Gençlerimizin önüne konulan yemeklerin denetimi, insan sağlığına göre mi yoksa yandaş şirketlerin kâr marjına göre mi yapılmaktadır?
Gençliği ucuz işgücü rezervi olarak gören, barınmayı ve beslenmeyi piyasa mantığıyla ele alan siyasi iktidar; dün Aydın’da yaşanan asansör faciasının, bugün Zonguldak’ta yaşanan zehirlenmenin, yarın başka bir şehrimizde yaşanacak olan tüm olayların direkt sorumlusudur. Gençlerimizin yaşamı ve sağlığı, sermaye odaklı politikalarla sürekli olarak tehlikeye atılmaktadır.
Laik ve bilimsel eğitim, barınma ve sağlıklı beslenme hakkı; her türden gerici yapılara, yandaş şirketlere ve piyasa ilişkilerine teslim edilemez. KYK yurtları, kamusal sorumluluk ile yönetilmek zorundadır.
Eğitim-İş olarak, laik ve bilimsel eğitim hakkının ayrılmaz bir parçası olan nitelikli barınma ve sağlıklı beslenme hakkı için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Aydınlık yarınlarımızın teminatı olan gençlerimizi; karanlığa, güvencesizliğe ve yoksulluğa teslim etmeyeceğiz! “