İmza standı sağlığa  sakıncalı bulundu!

TÜBİTAK, Erdemir'in ürettiği cürufun 'inorganik madde içeren tehlikeli atık' olduğunu saptadı. Çevre Gönülleri kararın Atık Yönetimi Yönetmeliğine işlenmesi için imza kampanyası başlattı. Ereğli Kaymakamlığı, açılan standı genel sağlığa, kamu güvenliğine, asayişin devamlılığına aykırı bularak kaldırttı.

Alaplı ve Ereğli Çevre Gönüllüleri ile cüruf tesisi kurulması planlanan Kıyıcak köyü sakinlerinin, Erdemir cürufunun TÜBİTAK’ın verdiği karar doğrultusunda “tehlikeli atık” sayılması için başlattığı imza kampanyası Ereğli Kaymakamlığınca durduruldu. Ereğli Kaymakamı Mehmet Kapıcı, Platform Sözcüsü Çetin Yılmaz’a bir yazı göndererek kamu düzeni, genel sağlık ve asayişin devamının temini amacıyla imza stantlarının kaldırılmasını istedi. Çevre gönüllüleri ve köylüler, güvenlik güçlerinin ikazı üzerine kurdukları standı bir basın açıklaması ile kaldırdı.  Çok sayıda çevre gönüllüsü ile yöre halkının katıldığı basın açıklamasına Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Ahmet Öztürk de destek verdi.
    
YILMAZ: “HER YURTTAŞIM TEK TEK YA DA TOPLU OLARAK DİLEKÇE VERME HAKKI VARDIR”
Burada konuşan Platform Sözcüsü Çetin Yılmaz bizzat TÜBİTAK tarafından tehlikeli atık olarak nitelenen cürufun yönetmeliklerde de aynı şekilde tanımlanmasını isteyen çevre gönüllüleri olarak anayasal haklarını kullandıklarını, ancak bildirimde bulundukları Kaymakamlığın yazısına göre ancak evlerinde imza toplayabileceklerini söyledi. Çetin, “Bizler yurttaşız. İlla yazıda belirtildiği gibi bir partinin, derneğin çatısı altına girmek zorunda değiliz. Dilekçe anayasal bir haktır. Her yurttaşın tek tek ya da toplu olarak dilekçe verme hakkı vardır. Resmî makamlar bu hakkı kendi keyfiyetlerine göre uyguluyorlar. Açılan mahkemeye raporunu sunan TÜBİTAK işlenmeye çalışılan Erdemir cürufu için ‘tehlikeli atık’ kararı verdi. Mahkeme de bunu onayladı. Biz mahkeme kararına uyularak Atık Yönetimi Yönetmeliğine bunun işlenmesini istiyoruz. Bu amaçla da imza topluyoruz. Ancak bildirimde bulunduğumuz Kaymakamlık, kamu düzeni, genel sağlık, genel asayişin devamı gibi gerekçelerle stantlarda imza toplamamıza izin vermiyor.” dedi.

YILMAZ: “ÇIKARINA TAŞ KOYDUĞUMUZ İÇİN BİRİLERİNCE HEDEF GÖSTERİLİYORUZ”
Yurttaş olmaktan doğan haklarını kullanmaya çalıştıkları sırada kendilerine yazı ile müdahale edildiğini söyleyen Yılmaz, “Önce Kaymakamlığın yazısı geldi. Sonra da, güvenlik güçleri gelerek standın izinsiz olduğu gerekçesiyle kaldırılmasını istedi. Bizler haklı ve meşru yollarla doğamızı savunuyoruz. Hiçbir zaman güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmedik. Yörede yaşayan arkadaşlarımın da böyle niyeti yok. Cürufun tehlikeli atık olduğu yönünde aldığımız karar şu anlama geliyor. Türkiye’de demir-çelik sektörü çok büyük. Biz birilerinin çıkarına taş koyduk. Onların bu tesisleri kurdukları çevrede suları, toprakları, ormanları zehirlediğini deşifre ettik. Bunu yapmaya başlayınca bizlerin, doğanın, doğadaki tüm canlıların hakkını koruması gerekenler, bizi marjinalleştirip güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirmek istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Bu amaçla şimdilik kaydıyla standımızı kaldırıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

ÖZTÜRK: “ÇEVRE KONUSUNDA MEVZUATI DEĞİŞTİRECEK BİR BAŞARIYA İMZA ATIYORSUNUZ”
Daha sonra söz alan Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Ahmet Öztürk, “En batıdaki Alaplı girişinden, en doğudaki Devrek çıkışına kadar Zonguldak maalesef bir yangın yeri gibi. Her yerde doğanın talanı var. Filyos’ta yapılanlar burada yapılanlardan kat kat fazla. Kat ettiğiniz mesafe çok önemli. Bu cürufu tehlikeli atık olarak yönetmeliğe işleterek Türkiye’deki yasal mevzuatı değiştireceksiniz. Bunun da sadece bu yöre değil tüm ülke için çok değerli bir kazanım olacak.” dedi. 

ÖZTÜRK: “YETKİLİLERE SESLENİYORUM: BU EKOSİSTEMİ KORUMAK SİZİN GÖREVİNİZ”
Bölgenin ekolojik değerine de değinen Öztürk, konuşmasını, “Alaplı ormanların da 4 bin yaşında ağaç var. Bin yaşında onlarca ağaç var. Bu şu demek: Bu coğrafyada kendi canlılarına binlerce yıl hayat sunan çok değerli bir ekosistem var. Yetkililere sesleniyorum: Bu ekosistemi korumak sizin göreviniz. Vatandaşlarla güvenlik görevlilerini karşı karşıya getirerek paragözlerin bu ekosistemi yok etmesine göz yummak bir suçtur. Bu suçu belki bugünkü ortamda kabul ettirebilirsiniz ama yarınlarda bu suçun mutlaka hesabı sorulacaktır. Siz bugün tarihe iz düşüyorsunuz. Hepinize çok teşekkür ediyorum.” dedi. 

NE OLMUŞTU?
Ereğli’nin en büyük sanayi kuruluşu olan Erdemir’in atığı olan cürufu işlemek amacıyla başka iki şirket tarafından 39 metalin eleme işleminin yapılacağı bir tesis kurulması planlandı. Tesisin  Ereğli ve Alaplı sınırları arasında bulunan Kıyıcak Deresi üzerindeki gölün kurutularak yapılmak istenmesi çevrecilerle yöre halkını harekete geçirdi. Birçok eylem yaparak seslerini duyurmaya çalışan yöre halkı ve çevreciler bir yandan hukuksal süreç başlattı. 

VALİLİK:  “ZARARSIZ ATIK DÖNÜŞÜM TESİSİ. ÇED GEREKLİ DEĞİL”
Zonguldak Valiliği, cürufun, Atık Yönetimi Yönetmeliğine göre “zararsız” sayıldığı gerekçesiyle, tesis için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verdi. Ancak yürüyen davalar sırasında geri dönüşümü yapılacak cüruftan numune alan TÜBİTAK, atığı, “Tehlikeli maddeler içeren inorganik atık” olarak tanımladı. Bunun üzerine Mahkeme, Valiliğin ÇED Gerekli Değildir kararını iptal etti. 

YÖNETMELİK: CÜRUF TEHLİKESİZ ATIK. TÜBİTAK: CÜRUF İNORGANİK TEHLİKELİ ATIK
Bunun üzerine harekete geçen Çevre Gönüllüleri ile yöre halkı, cürufun,  TÜBİTAK’ın önerisi doğrultusunda, (16 03 03’) kodla, "Tehlikeli maddeler içeren inorganik atıklar" olarak yazılması için stant açarak imza kampanyası başlattı. Karadeniz Ereğli Kaymakamlığınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmek üzere yürütülen kampanyada imzaların stantlarda toplanmasını genel sağlığa, kamu güvenliğine, asayişin devamlılığına aykırı bularak durdurdu.

imza standı Sağlık Müdürü sakıncalı bulundu