Liyakatsizlik, Sendikal Ayrımcılık, Emek Sömürüsü...
KESK'e bağlı Haber-Sen Genel Sekreteri Yener Kabaloğlu, "Zonguldak PTT emekçileri anayasal haklarından, sendika seçme özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadır!" dedi.
Haber: Cevat Baran ÇAYDAŞ - Şebnem SAKA
Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (Haber-Sen) Genel Sekreteri Yener Kabaloğlu, KESK Zonguldak Şube binasında basın açıklaması düzenledi.
Açıklamaya Haber-Sen Toplu İş Sözleşmesi (TİS) Hukuk Sekreteri İbrahim Doğan ve Örgütlenme Sekreteri Ayhan Zengin de eşlik etti.
Genel Sekreter Kabaloğlu, yaptığı açıklamada, Zonguldak PTT Başmüdürlüğü'nde yaptıkları incelemelerde ciddi sorunlar, usulsüzlükler ve hukuksuzluklar tespit ettiklerini belirtti.
Kabaloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Sendikamızca, Zonguldak PTT Başmüdürlüğüne bağlı işyerlerinde yapılan ziyaretler esnasında; bazı sorunlar, usulsüzlükler ve hukuksuzluklar tespit edilmiştir. Tespit edilen hukuksuzluklar, sorunlar ve çözüm önerileri Zonguldak PTT Başmüdürü ile makamında paylaşılmıştır.
'PTT’DE PERSONEL EKSİKLİĞİ VAR'
Kuruma, 2018 yılından bu yana kadrolu personel alımı yapılmamış, personel eksikliği dağıtım kısımlarında taşeron istihdamı ile doldurulmaya çalışılmıştır. Gişelerde ise, personel yetersizliği nedeniyle çoğu işyerinde vatandaşların uzun kuyruklar oluşturduğu, birçok PTT şubesinde memurların tek çalıştıkları görülmüştür. Bu durum Zonguldak halkının nitelikli hizmet alamamasına ve vatandaşların yakınmasına yol açmaktadır.
'SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ'
Taşeron çalışma biçimi, ucuz emek sömürüsüdür. Bir taşeron çalışan ile kadrolu çalışanın kuruma maliyeti nerdeyse aynıdır. Ancak bir taşeron personel, kadrolu personelin 3 te 2 si kadar ücret almaktadır. Bunun nedeni, ihale alan yüklenici şirketlerin işçi başına aldığı ücretlerdir. Özetle söylemek gerekirse taşeron emekçiler değil, ihale alan şirketler kazanmaktadır. Yıllar içerisinde taşeron çalışanların sayısı kadrolu memur sayısını geçmiştir. Personel eksikliği zaman içerisinde içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir öyle ki; memur vasıtasıyla dağıtılması gereken tebligatlar, taşeron şirketlerin işçi statüsündeki çalışanları aracılığı ile yapılır hale gelmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanuna göre, tebligatların dağıtımı 'PTT memurları vasıtasıyla' yapılır. Kanunda açıkça yazılı olduğu halde, bu konuda kurum yöneticileri kanuna riayet etmemektedir. Sendikamız bu kanunsuz uygulamayı yargıya taşımış ve neticesinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari dava dairesi bu uygulamanın hukuksuz olduğuna karar vermiştir. Sendikamızın Zonguldak çalışmaları sırasında tespit ederek tutanak altına aldığı bir kanunsuz uygulamayı, Zonguldak halkına, muhtarlara ve kamuoyuna duyuruyoruz. Yaptığımız tespitte, tebligatların çoğunun taşeron firma çalışanları tarafından dağıtıldığı görülmüştür. Sendikamız, bu kanunsuz işlem için suç duyurunda bulunacaktır.
'TEBLİGAT KANUNA AYKIRIDIR '
PTT Kurumu ile hiçbir bağı bulunmayan ve memuriyet sıfatı taşımayan taşeron firma işçilerinin yaptığı tebligatların, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’na aykırı olması nedeniyle, geçersizlik durumu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca vatandaşın kişisel bilgilerinin güvenliği konusunda da muhtemel risklere yol açmaktadır. PTT A.Ş Personeli olan kadrolu personelin sicili 2 rakamı ile başlayan sicil numaraları olup, bu kişilerin yaptığı tebligatlar kanuna uygundur. Ancak 6 rakamı ile başlayan sicil numaraları, taşeron firma işçileri için PTT A.Ş. tarafından üretilmiş numaralar olup, memur sicili değildir. Dolayısıyla 6 rakamı ile başlayan sicil numaralı taşeron firma işçilerinin yaptığı tebligatlar kanuna aykırıdır.
'YANDAŞ SENDİKA YÖNETİCİLERİNDEN LİYAKATSİZ OLARAK ATANAN KİŞİLER, SENDİKAL AYRIMCILIK YAPMAKTADIR!'
Yandaş sendikanın yönetim kadrosunda olan kişiler uzun süredir emekçilerden aldığı gücü kadrolaşma için kullanmaktadır. Memur ve dağıtıcı kadrosunda olan kişiler, yükselme sınavı olmadan müdür, başmüdür yardımcısı, başmüdür veya daire başkanı gibi kadrolara atanmaktadır. Ülke genelinde neredeyse her kamu kurumunda benzer örnekler mevcuttur. Bu liyakatsiz görevlendirmeler iş barışını bozduğu gibi yurttaşların nitelikli kamu hizmet almasını da engellemektedir. Zonguldak ilinde de benzeri bir liyakatsiz kadrolaşma yaşanmıştır. Yandaş sendikanın şube başkanlığını memur unvanı ile yürütürken, sınavsız olarak İnsan Kaynakları müdürlüğüne, sonra da başmüdürlük görevine atanan kişiler emekçilere sendikal tercih konusunda mobbing uygulamaktadır. Çalışanların çoğunun, geçici görevlendirmeler, cihet ve işyeri değişikliği gibi uygulamalar yaşayacağı korkusu ile sendikal tercihini özgürce yapamadığı anlaşılmıştır. Çoğu çalışan kendi ağzından, sendikal tercilerinde özgür olmadıklarını dillendirmişlerdir. Oysa Anayasa'nın 51. maddesinde, hiç kimsenin bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamayacağı hükmü yer almaktadır. Anayasada açıkça verilmiş olan sendika özgürlüğü, ihlal edilmektedir. Zonguldak PTT emekçileri anayasal haklarından, sendika seçme özgürlüğünden mahrum bırakılmaktadır!
'EMEKÇİLER PROMOSYON HAKKINI İSTİYOR!'
Bugüne kadar yapılan promosyon anlaşmaları, emsallerinin çok altında yapılmış, protokol anlaşma hükümleri, ödenen promosyon miktarı ve anlaşma sağlanan bankanın maaş hesaplarına uygulamış olduğu istisnai haklar, her defasında beklentilerin altında kalmış, PTT emekçilerinin talebini karşılamamıştır. Yetkilendirilmiş yandaş sendika tarafından promosyon görüşmelerine ilişkin yapılan açıklamada bahsi geçen 65.000 rakamının günümüz ekonomik koşullarında gerçekliği olmadığı gibi emekçiler açısından da kabul edilebilir bir yanı bulunmamaktadır. Sendikamızın 7 bine yakın çalışan ile yaptığı anket sonuçlarında, katılımcıların büyük çoğunluğu 200 bin liranın üzerinde bir beklenti içerisinde olduğunu ifade etmiştir. Emekçilerin beklentilerinin altındaki rakamlar kabul edilemez!
Sendikamızın yaptığı ziyaretlerde emekçiler tarafından sendikamıza iletilen talepler karşılanıncaya, tespit edilen sorunlar ve hukuksuzluklar giderilinceye kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Haber-Sen varsa, emekçiler yalnız değildir!"