KURTULUŞ SAVAŞI İSTİKLAL SAVAŞIDIR
Kurtuluş Savaşı'nı tarih kitaplarından silerek Milli Mücadele olarak değiştirilmesini öneren Bakanı Yusuf Tekin'i tarikatın bakanı olarak nitelendirerek, 'Bildiği ihanet ve hainlik yolunda ilerliyor. Bu söylemler bilerek ve kasıtlı olarak Atatürk Türkiye'sini tahrik eden ve üzen bu açıklamalar ABD emperyalizmin bir ürünüdür' dedi.
“Bu ülkede ABD emperyalizmi ve tarikatların baskısı ile Yusuf Tekin gibi iş birlikçiler Cumhuriyet Tarihimizde yozlaşmalar , tahribatlar yaratabilirler ancak bu ülkedeki Türk Halkından ve dünya tarihinden asla silemezler” diyen Kahveci’nin açıklaması şöyle:
“Tarihi gerçekleri yok etmeleri silmeleri mümkün değildir. Çünkü Kurtuluş Savaşımız sadece Türklere örnek olmuş değil dünya ezilen mazlum milletlere örnek olmuştur. Bu savaş özgürlük savaşıdır. Kurtuluş Savaşı şanlı ,büyük ,mucize ,yokluktan var olan, Sevr Antlaşmasını yırtan atan, emperyalizmden kurtulan , Türk Milletini var eden ,Anadolu’ da Müslümanlığın İslamiyet’in yaşanmasını sağlayan büyük bir savaştır. Bunun neresinden rahatsız oldunuz diye tarikat bakanına soruyoruz. Kurtuluş Savaşını Osmanlıdan kurtuluş gibi düşünen aslında takiye eden bu bakan at izi ile it izini kasıtlı olarak karıştırıyor. Osmanlı Devleti Mondros Antlaşmasıyla fiilen bitmişti. Ülkenin her yeri işgal altında iken padişah sarayını korumak için İngilizlerin kucağına metanetine oturmuştu. Padişah İngilizlerden izin almadan İstanbul’un ilçelerine hatta Cuma namazına bile gidemiyordu. Durum böyleyken kim hangi nedenle Kurtuluş Savaşını Osmanlı’dan kurtulma savaşı olarak lanse edebilir Osmanlı Devleti kendi kendini yok etmişti. Tarihi geçmişe baktığımızda duyumu umumiye 1881 İstanbul’a oturmuştu. Ekonomik olarak çökmüş hele birinci dünya savaşına katılması da adeta kendi sonuna zemin hazırlamıştı. Savaş bittikten sonra millet aç sefil yoksul hastalıklardan kırılıyor vaziyetteydi. Yusuf Tekin bunları görmüyor ve ne kadar cahil kaldığını gösteriyor.
İşte bir kahraman çıkıyor ve zulümlerden kurtulmak için Kurtuluş Savaşını ,yani İstiklal Savaşını ya istiklal ya ölüm şiarıyla yola koyularak bu memleketi kurtarıyor. Yusuf Tekin bu büyük savaşı küçümseyerek milli mücadeleye dönüştürmesi aslında art niyetini iş birlikçi ligini ortaya koyuyor. Bir nevi Atatürk’ü silmek istediğini görülüyor .Aynı Kadir Mısırlıoğlu gibi davranıyor. Yusuf Tekin bu açıklamalarla anayasal suç işlediğini herkes görüyor. Yusuf Tekinin bu açıklamaları şanlı tarihimize ihanet ve nankörlüktür. Şanlı Cumhuriyet Tarihimiz bu gün Çin’de Japonya’da daha bir çok ülkelerde ders kitaplarında okutuluyor. Dünyada bir milletin yokluktan nasıl kurt ulunduğunu kendi çocukları örnek olarak okutturulan ,anlattıran ülkeler şanlı tarihimizden Yusuf Tekin neden rahatsız oluyormuş. İş birlikçi ,öğretmen hasmı , MEB i amacından saptıran, dağıtan, Diyanet işlerine çeviren ,tarikatları baş tacı yaban bu nankör bakana kim dur diyecek. Bu davranışlar ve söylemler azcık vicdanlı olan AKP liler ve MHP lilerin içlerine siniyor mu diye de soruyoruz? Yusuf Tekin ve ideolojik siyasal İslamcı yoldaşları freni patlamış bir kamyon gibi cumhuriyet değerlerine Atatürk’e saldırıyor. Bu kepazelik ,düşmanlık ,nankörlük ve ihanet nereye kadar sürecek. Devlet gücüyle Cumhuriyet Tarihine ve devrimlerine saldıran tarikatın bakanı halkımızın sinir uçlarına dokunarak kutuplaştırma ve tahrik siyaseti işliyor. Bu bakanın bu kadar süre içinde bakanlıkta tutulması Türk Halkına ve eğitim gören tüm çocuk ve gençlerimize hakarettir. Yusuf Tekin ne kadar uğraşırsa uğraşsın Atatürk’ü ve kazanımlarını yok etme şansı yoktur. Artık bilim çağındayız ve Dünya mazlum milletlerine örnek olmuş , dünya barışına hizmet etmiş, Türk Milletini yok olmaktan kurtarmış 21yy liderini silmesinin imkanı yoktur. Yusuf Tekin yaptıklarıyla tarihimizin kara sayfalarında yer alarak devran döndüğünde demir parmaklı odaların içinde görülecektir. Kamu oyuna saygı ile duyurulur.”