PROJE OKULLARI ÇÖKÜYOR, LİYAKAT TASFİYE EDİLİYOR

Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, proje okullarındaki yönetici ve öğretmen görevlendirmelerine ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, liyakat ilkesinin göz ardı edildiğini ve Danıştay kararlarına rağmen keyfi uygulamaların sürdüğünü savundu. Çataklı, proje okullarında yaşanan sürecin yalnızca eğitim emekçilerini değil, öğrencilerin geleceğini de olumsuz etkilediğini belirtti.

Eğitim-İş Zonguldak Şubesi, proje okullarında görev süresi uzatma başvurularının objektif kriterler yerine keyfi değerlendirmelerle reddedildiğini öne sürerek, Danıştay kararlarının eksiksiz uygulanmasını istedi. Açıklamada, tüm görevlendirmelerin liyakat, şeffaflık ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda yapılması çağrısında bulunuldu.

Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle;

"PROJE OKULLARI ÇÖKÜYOR, LİYAKAT TASFİYE EDİLİYOR!
Danıştay kararlarına rağmen keyfi uygulamalar sürüyor; eğitim emekçilerinin emeği, öğrencilerimizin geleceği görmezden geliniyor.
Son günlerde proje okullarında yaşanan gelişmeler, Eğitim-İş'in yıllardır dile getirdiği kaygıları ne yazık ki bir kez daha doğrulamıştır.
Türkiye'nin en başarılı proje okullarından birini oluşturmak için yıllarca emek veren bir okul müdürünün, liyakatin yok sayıldığı ve sendikal tercihlerin belirleyici hâle geldiği gerekçesiyle görevinden istifa etmesi, artık görmezden gelinemeyecek bir gerçeği gözler önüne sermektedir.
Bir okulun başarısı; tabelasıyla değil, o okulu başarıya taşıyan öğretmenleri, yöneticileri ve oluşturduğu kurum kültürüyle ölçülür. Bu emeği yok sayan, okulun ihtiyaçlarını dikkate almayan ve objektif değerlendirmeleri göz ardı eden her anlayış, yalnızca eğitim emekçilerine değil, doğrudan doğruya öğrencilerimizin geleceğine zarar vermektedir.
Eğitim yöneticilerinin temel sorumluluğu; sendikal veya siyasal beklentilere göre değil, Anayasa'nın eşitlik ilkesine, kamu hizmetinin tarafsızlığına ve liyakat esasına göre hareket etmektir. Devlet okulları hiçbir kişi, grup ya da sendikanın etki alanı değildir. Eğitim kurumları; adaletin, tarafsızlığın ve bilimin hâkim olduğu kurumlardır.
Bu nedenle proje okullarında yaşanan sorun, yalnızca birkaç öğretmenin ya da yöneticinin mağduriyeti değildir. Sorun; kamu yönetiminde liyakat ilkesinin zedelenmesi, eğitim kurumlarının kurumsal hafızasının yok edilmesi ve eğitimde güven duygusunun sarsılmasıdır.
Bu hukuksuzluğun varlığı artık yalnızca sendikamızın tespiti de değildir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20 Mayıs 2026 tarihli yürütmeyi durdurma kararı, görev süresi uzatmalarında objektif ölçütlerin bulunmadığını açıkça ortaya koymuş; öğretmenlerin performansının, akademik katkılarının ve hizmetin devamındaki yararlılıklarının somut kriterlerle değerlendirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır.
Ancak yargının bu açık kararına rağmen proje okullarında dört yıllık görev süresini tamamlayan birçok eğitim emekçisinin uzatma başvuruları hiçbir objektif değerlendirme yapılmaksızın reddedilmektedir. Danıştay kararları uygulanmamakta, hukuki güvenlik ilkesi zedelenmekte ve idarenin takdir yetkisi keyfiliğe dönüştürülmektedir.
Zonguldak'ta da benzer uygulamalar yaşanmış; yıllarca emek veren, başarılarıyla okullarına değer katan eğitimciler objektif ölçütler yerine farklı saiklerle değerlendirilmiştir. Bu durum eğitim camiasında derin bir adalet duygusu zedelenmesine yol açmıştır.
Unutulmamalıdır ki makamlar geçicidir; ancak adalet duygusunun zedelenmesi ve kurumların itibar kaybetmesi uzun yıllar telafi edilemeyecek sonuçlar doğurur. Eğitim yöneticilerinin görevi, belirli çevreleri memnun etmek değil; kamu yararını, çocuklarımızın geleceğini ve devletin tarafsızlığını korumaktır.
Eğitim-İş olarak taleplerimiz nettir:
* Danıştay kararları eksiksiz uygulanmalıdır.
* Reddedilen görev süresi uzatma başvuruları objektif ve ölçülebilir kriterlerle yeniden değerlendirilmelidir.
* Proje okullarındaki tüm öğretmen ve yönetici görevlendirmeleri şeffaf, denetlenebilir ve liyakat esasına göre yapılmalıdır.
* Sendikal veya siyasal referansların belirleyici olduğu tüm uygulamalara son verilmelidir.
* Zonguldak başta olmak üzere ülke genelinde yaşanan tüm mağduriyetler giderilmelidir.
Bizler makamlar için değil; Cumhuriyet'in eğitim anlayışını, hukuk devletini ve çocuklarımızın nitelikli eğitim hakkını savunmak için mücadele ediyoruz. Eğitimde adalet yeniden sağlanıncaya, liyakat yeniden hâkim oluncaya ve yargı kararları eksiksiz uygulanıncaya kadar bu mücadelenin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."