PULLUKÇU MEHMET AYVACIOĞLU
Yaşayan İnsan Hazineleri...
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından yayımlanan “Zonguldak Yöresinde yaşayan insan hazineleri” isimli kitabın editörü Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İnsan Bilimleri Fk. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Dr. Hasan Özer’dir.
Kitapta yer alan tüm fotoğraflar, Zonguldak Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve fotoğrafçı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İ. Kerem Öztürk tarafından çekilmiştir.
Özgür Halkın Sesi, insana kıymet, kitaba emek veren akademisyenlerden izin alarak insan hikayesini sizlerle paylaşacak.
İşte yeni hikayemiz:
MEHMET AYVACIOGLU
1952 yılında Devrek’te doğan Mehmet Bey, ilkokulu bitirdikten sonra bir demirci ustanın yanında çıraklığa başlar. Askere gidene kadar ustasının yanında çırak olarak çalışmaya devam eden Mehmet Bey bu sırada evlenir. İlk çocuğu kırk günlükken İstanbul’a askere gider.
Askerden döndükten hemen sonra Kıbrıs Barış Harekâtı başlar ve tekrardan askere çağrılır. Neyse ki bu hasret kısa sürer ve terhis olup memleketine döner. 1976 yılında ustası izin vermemesine rağmen ilk dükkânını açar.
Başlarda pulluk ve çeşitli tarım aletleri üreten Mehmet Bey zamanla ham maddesi demir olan bütün ev aletlerini üretir. Oğlu büyüyüp yanında çalışmaya başlasa da yedi sene önce ben bu işi yapamayacağım deyip yanından ayrılır. Hayat mücadelesine tek başına devam eden Mehmet Ayvacıoğlu halen işini ok severek icra etmektedir.
Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Adım Mehmet Ayvacıoğlu. 1952 yılında Devrek'te doğdum. İlkokulu köyüm Sofularda okudum. İlkokulu bitirdikten sonra Devrek'e çıraklığa geldim. 1971 yılında evlendim. 1974 yılında ilk çocuğum kırk günlükken askere gittim.
Askerden geldikten sonra 1976 yılında ilk dükkânımı açtım.
Ilk zamanlarda ziraat aletleri, pulluk vs. üretiyordum.
Lakabım da pullukçudur.
Ustanız mı size arktik bir dükkân aç dedi yoksa siz mi karar verdiniz?
Ustam istemedi. Onun yanında çalışmaya devam etmemi istiyordu.
Çıraklık sürecinizden biraz bahsedelim. Ustanız size tavsiyelerde bulundu mu yoksa siz ona bakarak mi öğrendiniz?
Eski ustalar pek konuşmazdı. Her hareketini izlemek gerekirdi. Çalıştığın bana ise öğrendiğin sana anlayışı vardı. Şimdilerde böyle bir anlayış söz konusu değil.
Siz tek çalışıyorsunuz gördüğüm kadarıyla. Neden yanınıza yetiştirmek için bir çırak almadınız?
Hayat şartları çok pahalı olduğu için alamıyorum. Elemana sigorta yapmak bizim gibi küçük esnafı çok zorluyor. Bir taraftan dükkânın kirası diğer taraftan çırağın yevmiyesi, sigortası derken eve ekmek götürecek para kalmıyor.
Gençler daha rahat ve paralı isleri istiyorlar.
Teşekkür ederiz.