Şeflik bitti torpil bitmedi!
TTK Maden Müzesinde dayısı olan arazi oluyor
Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) uzun süredir konuşulan bir görevlendirme tartışması, yeni ayrıntılarla birlikte daha da çarpıcı bir hâl aldı.
Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir personelin nerede çalıştığı değil; emeğin, yetkinin ve ayrıcalığın nasıl dağıtıldığına dair ciddi bir sorgulamayı zorunlu kılıyor.
İddialara göre söz konusu personel, Üzülmez Müessesesi’nde daha önce şeflik görevinde bulunuyordu. Bugün itibarıyla ise Üzülmez’de şeflik pozisyonunda değildir. Buna rağmen, diğer ekip arkadaşları görev süreleri dolduğunda asıl iş yerlerine dönerken, kendisi maden müzesinde, eğitim ocağında tur rehberi olarak görev yapmaya devam ediyor.
Kurum içinden aktarılan bilgilere göre; eğitim ocağında bakım ve onarım işlerini fiilen yapan personel, yani işin yükünü taşıyan çalışanlar, görevlendirme bitiminde iş yerlerine geri gönderilmiştir. Buna karşılık, aynı ortamda elinde lamba ile dolaşıp talimat veren fiilen iş yapmadığı öne sürülen şef pozisyonundaki kişi müzede kaldı.
Bu tablo, çalışanlar arasında şu sorunun yüksek sesle sorulmasına neden oluyor:
İşi yapan neden gönderildi, talimat veren neden kaldı?
Yer altı yevmiyesi ile çalıştığı iddia edilen bir personelin, fiili olarak yer üstünde, müze ve eğitim ocağı ortamında bulunması zaten başlı başına bir tartışma konusuyken; bakım-onarım yükünü taşıyan personelin gönderilip, yalnızca yönlendirme yaptığı ileri sürülen kişinin tutulması, personel arasında adalet duygusunu derinden sarstı.
DAYISI KİM?
Adı geçen personelin müzede kalması için mücadele eden kim? TTK’da işe göre personel görevlendirmesi değil adama göre iş mantığı ne zaman bitecek? Müzede eli arkasında dolaşanı ödüllendiren dayısı kim? Eğitim ocağında fiilen bakım-onarım yapan personel neden geri gönderilmiştir? Bu işlerin yükünü taşıyanlar giderken, yalnızca talimat verdiği iddia edilen kişi hangi gerekçeyle tutulmuştur? Şeflik pozisyonunda olmayan bir personel, hangi yetkiyle bu alanda kalmaktadır? Yer altı yevmiyesi, bu görev için hangi mevzuata dayandırılmaktadır? Eğitim Daire Başkanı Yaşar Uzunkavak’ın bu süreçteki rolü nedir?