Şemsi Denizer'in ölümünün 25'inci yıl dönümünde onu en iyi tanıyanlara sorduk

Aktivist, yazar ve emekli maden işçisi Ahmet Öztürk, gazeteci Turhan Oral, TÜFAD Şube Başkanı Ahmet Birdal, vefatının 25. yılında Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ve Zonguldakspor'un eski başkanlarından, "Yerli Walesa" lakaplı Şemsi Denizer'i Özgür Halkın Sesi'ne anlattı.

Özel Haber: Cevat Baran ÇAYDAŞ

1991'deki Büyük Madenci Yürüyüşü'ndeki mücadelesinden ötürü Polonya'da sosyalist dönemin ilk bağımsız işçi örgütü lideri ve aynı zamanda 1990-95 yılları arasında Polonya Cumhurbaşkanlığı yapan Lech Walesa'ya benzetildiği için "Yerli Walesa" olarak anılan merhum Şemsi Denizer, vefatının yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılmaya devam ediyor.

"YÜRÜYÜŞÜN TERTİP EDİLMESİNDE ŞEMSİ DENİZER'İN PAYI BÜYÜK"

6 Ağustos 1999'da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden eski GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer'in ölümünün üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen 4-8 Ocak 1991 tarihlerinde öncülük ettiği Büyük Madenci Yürüyüşü tarihin unutulmaz olayları arasında yerini almıştı. 

33 yıl önce GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer'in öncülüğünde düzenlenen Büyük Madenci Yürüyüşü'nde Havza Grev Komiteleri Başkan Yardımcısı olarak görev alan Ahmet Öztürk, şunları söyledi: 

“Büyük Madenci Yürüyüşünde Merkez Atölyesi işçilerinde Rahmetli Murat Aksoy Havza Grev Komiteleri Başkanı, ben de yardımcısıydım. Elim kalem tutuyor diye böyle bir görev verdi arkadaşlar, bir nevi tutanakçılık yapıyordum yani. Tüm bölgelerden gelerek komiteyi oluşturan ellinin üstündeki insan grev öncesi, sırası ve sonrasında sık sık toplanıp değerlendirmeler yapıyorduk. Grev sırasında neredeyse her akşam yaptığımız toplantılarla, ertesi günkü eylemi planlıyorduk. Grevin gerçekleşmesi ve yürütümünde sendika yönetiminin, özellikle Şemsi Denizer’in payı çoktu ama en az onlar kadar çaba harcayanlar da grev komiteleri üyeleriydi. İçinde çok sayıda işyeri temsilcisi bulunsa da grev komiteleri sendikadan bağımsızdı. Sendikaya karşı tavrımız bir yoktu ama çoğumuz muhalif insanlardık. Grevin disiplinini, yığınsallığını sağlamak, hatta politik dilini oluşturmak, gelen ayni yardımların dağıtımını yapmak gibi birçok görevi üstlenmiştik. Bence bunları büyük bir başarıyla yerine getirdik.”

 

 

"İKTİDAR ALEYHİNE TEK KELİME KURAMAYAN BUGÜNÜN TIRSAK SENDİKACILARINA BAKARAK DEĞERİ ÇOK DAHA İYİ ANLAŞILIYOR"


Büyük Madenci Yürüyüşü'nde Şemsi Denizer'in cesareti sayesinde başarıya ulaştığını belirten Öztürk, “Greve iliskin denecek çok şey var ama Şemsi Denizer özelinde kısaca şunları söyleyebilirim, çok yürekli bir insandı bir kere. Devletin yalnızca yasaları, kurumlarıyla değil, topu tüfeğiyle üzerine yürüdüğü bir zamanda, o, yiğitçe meydan okumayı sürdürdü. Yıllarca ezilmiş, hor görülmüş, açlığa mahkûm edilmiş maden işçilerinin içindeki biriken ses, yüreğindeki isyan oldu ve tüm dünyaya patladı adeta. Yeri geldi cumhurbaşkanına, yeri geldi başbakana, yeri geldi bakanlara meydan okudu. Bu tavrı çok geniş destek de buldu. Bu yüzden de arkasında yalnızca bilinçli işçiler, yalnızca madenciler değil, tüm Zonguldak, hatta tüm Türkiye, daha da ötesi dünyanın tüm namuslu insanları vardı. Kabul etmek gerekiyor ki, yüz binlerce işçiyi 35 gün Zonguldak sokaklarında, 4 gün Ankara yollarında yürütmek; böyle bir devasa eylemi göze alıp yüz binlerin önüne düşmek her babayiğidin harcı değildi. Ancak onun gibi yürekli, gözü kara bir biri göze alabilirdi, aldı ve tarihe geçti. Onun yürekli kişiliğinin havza için ne kadar kıymetli bir şey olduğunu, bugünün uzlaşmacı, iktidar aleyhine tek kelime kuramayan tırsak sendikacılarına bakarak çok daha iyi anlıyor insan" ifadelerini kullandı.

"ONUN YOKLUĞUNDA ZONGULDAK’IN GERİLEME SÜRECİ DAHA DA HIZLANDI"

Ahmet Öztürk, Şemsi Denizer'in elde ettiği popülerliğin büyüsüne kapılarak birtakım yanlış işler yaptığını söyledi. 

Denizer'in GMİS Genel Başkanlığı dönemindeki hatalarına değinen Öztürk, “Rahmetli Denizer keşke geriliklerine teslim olmasa, elde ettiği popülerliğin büyüsüne kapılıp farklı çevrelerle ilişkiler geliştirmeseydi de tarihteki yeri hep böyle kalsaydı. Olmadı. Önce lüks yaşama olan düşkünlüğü konu olmaya başladı basına, gazetelerde sık sık eğlence yerlerindeki görüntüleri yayımlandı. Sendika içinde, demokrasiyi yok sayan anti demokratik tavırları, grev sonrasında yapılan genel kurullarda sürekli aidat artışı talep etmesi, grev sırasında gelen maddi yardımların akıbeti konusunda oluşan yoğun kuşku işçilerle arasındaki o büyülü ilişkiyi bozdu. Öte yandan, hükümetin TTK’de yapmaya çalıştığı resen emeklilik uygulamasına olumlu yaklaşması, grevi büyük bir kararlılıkla yürüten deneyimli kadroların emeklilik yoluyla tasfiye edilmesine neden oldu. Sendikada sonun başlangıcı böyle başladı bence. Tam da bu atmosferde o meşum olay yaşandı. Ne yazık ki o cinayetin sır perdesi hâlâ aralanmadı. Şurası çok açık: Onun yokluğunda Zonguldak’ın gerileme süreci daha da hızlandı ve bugünkü hazin duruma ulaşıldı" diye konuştu.

"RAHMETLİ KENDİ KAFASINA GÖRE HAREKET ETMEZDİ"

Şemsi Denizer'in Zonguldakspor başkanlığı yaptığı dönemde yardımcı antrenörlük ve altyapı genel koordinatörlüğü görevlerinde bulunan TÜFAD Zonguldak Şube Başkanı Ahmet Birdal da, Denizer ile dostluğunun eskiye dayandığını belirterek, “Zonguldakspor'a çok önemli katkılar yapmış başkanlar bir tarafa, rahmetli Şemsi bir tarafaydı sendika bazında bakıldığında. Rahmetli her şeyi ben biliyorum demezdi. Futbolla ilgili her konuyu bize sorarak, danışarak hareket ederdi. Günümüz futbol camiasında öyle başkanlar var ki, 'hep ben bilirim, ben karar veririm'  diyen. Rahmetli, hatta kardeşim Muammer futbolu bıraktığında bile iletişimi koparmamıştı onunla. Yani özetle kulüp başkanlığı döneminde çok güzel günlerimiz oldu, istişarelerimiz oldu diyebilirim” dedi.


"ÖZELLEŞTİRMEYİ KESİNTİYE UĞRATTIĞI VE TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI OLMASINA KESİN GÖZLE BAKILDIĞI BİR DÖNEMDE KATLEDİLDİ"

Eski GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer'in basın danışmanlığını üstlenen gazeteci Turhan Oral ise, uzun yıllar birlikte çalıştığı Denizer'i şöyle tanımladı: “Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Şemsi Denizer, Türkiye ve dünyada sendikal mücadele tarihine, sadece kendi adını değil,  maden işçilerinin ve Zonguldak bölge halkının adını da altın harflerle yazdırmış bir liderdir.”

Merhum Denizer'in suikaste uğramadan önce yaşadığı sürece de değinen gazeteci Oral, “Türk-İş Genel Sekreteri olduktan sonra Türkiye genelinde Emek Platformunun oluşturulmasına büyük katkılar vermiş ve demokrasi mücadelesine de önder olmuştur. Türkiye'de özelleştirme sürecini kesintiye uğrattıkları bir dönemde ve Türk-İş Genel Başkanı olmasına kesin gözle bakıldığı kongre sürecinde katledildi. Asla unutulmaz. Sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum kendisini" diyerek sözlerini tamamladı.

 

Şemsi Denizer Büyük Madenci Yürüyüşü GMİS Genel Başkanı 33 yıl önce Zonguldak Zonguldak haber Zonguldak haberleri Lech Walesa Yerli Walesa Yürüyüş