"SORUNUN KAYNAĞI AKP"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz ve Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural Türkiye Taş Kurumu'nda üç müessesinin havalandırma sistemindeki eksiklikler nedeniyle üretim faaliyetlerinin durulması üzerine Parti binasında açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz açıklamasında, üretimin durdurulmasının AKP’nin sistematik eylemsizliğinin sonucu olduğu dile getirdi. Yavuzyılmaz, “AKP, Zonguldak’ta TTK’daki sorunların kaynağıdır. Liyakatsiz atamaların sorumlusudur. Bilimin düşmanıdır” Dedi.
Yavuzyılmaz sözlerine şöyle devam etti;
“İşçi sağlığı ve iş güvenliği tartışmasız her şeyin önündedir. Ancak işçi sağlığı, bürokratik çekişmelerin, yorum farklılıklarının ve sorumluluk atma yarışının aracı haline getirilemez.
Ana havalandırma aspiratörleri, Su tahliye pompaları, Kuyuları besleyen bağımsız ikinci enerji kaynağının bulunmaması. Bu eksiklikler ilk kez bugün tespit edilmemiştir. Yaklaşık 8 ay önce Çalışma Bakanlığı denetimlerinde raporlara girmiş, ancak bakanlıklar arasındaki yazışmalarla adeta evrak üzerinde buharlaştırılmıştır. Bugün gelinen noktada, bu eksikliklerin hayati tehlike oluşturduğu gerekçesiyle valilik tarafından iş durdurma kararı alınmıştır. Bu kontrollü Kapatma Girişimidir.
Sonuç?
Liyakatsizlik, Basiretsizlik, Beceriksizlik, Sorumsuzluk.
Şimdi işi öyle bir duruma getirdiler ki, kendileri de ne yapacaklarını bilmiyorlar.
AKP, Zonguldak’ta TTK’daki sorunların kaynağıdır. Liyakatsiz atamaların sorumlusudur. Bilimin düşmanıdır. Maden ocaklarında çalışması geren madenci sayısının ancak yarısıyla çalışma yaptırılmaktadır. Yıllık kömür üretimi 1970’lerin altına inmiş, yıllık 1 milyon tonun altına geriletilmiştir. Kamuda tasarruf denilerek, gerekli yatırımları yapmayan, tedbirleri alamayan partidir AKP. Bir felaket olunca da Bakanları ortadan kaybolan partidir AKP.
TTK bir günde bu durma gelmemiştir. Bu durum, yıllardır gerek bizim, gerek Sayıştay’ın, gerekse de uzmanların uyarılarını dikkate almayanların bilerek getirdikleri durumdur.
Bu durum AKP’nin sistematik eylemsizliğinin bir sonucudur. Kontrollü bir kapatma girişimidir. Yoksa bugüne kadar bu tedbirlerin alınmasında AKP’nin elini kolunu tutan mı vardı?
Bu eksiklikleri bugün ilk kez mi duydular da, bugün ilk kez acaba ne yapsak diye düşünüyorlar. İşçiye madene gir deniyor, işçi madene giriyor.
İşçiye kaz deniyor, işçi kazıyor. Üret deniyor, üretiyor. Madenci daha ne yapsın!
Tedbirleri alması gereken, yatırımları yapması gereken, insanca çalışma koşullarını oluşturması gereken hükümet ise kulağının üzerine yatıyor.
Zonguldak’ta madenciliğin sigortası CHP’dir.
Tüm yetkilileri sorumlu davranmaya davet ediyor, eksikliklerin bir an önce giderilmesini ve TTK’daki yatırımların artarak büyüme sürecine sokulması çağrısı yapıyoruz.
Tedbirse tedbir, Mevzuatsa mevzuat!
Sağlıklı, bilimsel, yasal ve doğru olan neyse yapılsın.”
Açıklamada söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, Türkiye Taş Kurumu’nun Beceriksizliğe Kurban edilemeyeceğini ifade etti. Dural, “ TTK; İş bilmez yöneticilerin, Sorumluluktan kaçan bürokratların çarpışma alanı değildir.” Dedi.
Dural konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
“9 Ocak 2026 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na bağlı Karadon, Kozlu ve Üzülmez Müesseselerinde yapılan denetimler sonucunda “geçici iş durdurma” yönünde rapor düzenlenmiştir. Gerekçe olarak havalandırma, su tahliyesi ve insan nakli sistemlerinde otomatik devreye girecek ikinci bir enerji kaynağının bulunmadığı iddia edilmiştir.
Ancak kamuoyunun bilmesi gereken çok ciddi sorular vardır:
Bu eksiklikler ilk kez mi 9 Ocak 2026’da ortaya çıkmıştır?
Eğer bu tespitler doğruysa, maden işçilerimiz yıllardır can güvenliği olmayan bir ortamda mı çalıştırılmıştır?
Yıllardır denetimlerden geçen, olumlu raporlar alan bu işletmelerde eksiklikler bir gecede mi oluşmuştur?
Daha da önemlisi; Mayıs 2025 tarihli raporlarda benzer tespitler yapılmış olmasına rağmen, bugüne kadar neden herhangi bir iş durdurma kararı alınmamıştır? Eğer risk bu kadar hayatiyse, neden aylarca görmezden gelinmiştir?
Kararın alınmasında sorumluluğu olmayanlar; madenciler, emekçiler ve Zonguldak halkıdır.
Sorumluluğu olanlar ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve özetle Zonguldak’a şaşı bakan, şehrimize hizmet etmeyen, TTK’yı görmezden gelen AKP iktidarıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak altını kalın çizgilerle çiziyoruz:
* İşçi sağlığı ve iş güvenliği tartışmasız her şeyin önündedir.
* Ancak işçi sağlığı, bürokratik çekişmelerin, yorum farklılıklarının ve sorumluluk atma yarışının aracı haline getirilemez.
Türkiye Taşkömürü Kurumu;
Bu ülkenin sanayisinin kurulmasında lokomotif olmuş,
Enerji güvenliği açısından stratejik öneme sahip,
On binlerce emekçinin alın teriyle ayakta duran vazgeçilmez bir kamu kurumudur.
TTK;
İş bilmez yöneticilerin, Birbiriyle çelişen denetim anlayışlarının, Sorumluluktan kaçan bürokratların çarpışma alanı değildir.
Buradan açıkça soruyoruz:
Eğer ortada hayati bir risk varsa, bunun sorumluluğu neden bugüne kadar taşınmamıştır?
Eğer ortada yorum farkı varsa, neden bedeli üretimle, emekle ve kamu zararıyla ödetilmektedir?
Cumhuriyet Halk Partisi olarak çağrımız nettir:
* İşçi sağlığını gerçekten esas alan,
* Kurumlar arası uyumu sağlayan,
* Bilimsel, şeffaf ve tutarlı denetim anlayışı derhal hayata geçirilmelidir.
Ne maden işçisinin canı,
Ne de Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun itibarı
bu beceriksizliğe kurban edilemez.“