TERZİ HÜSEYİN CAHİT KÖKTÜRK
Yayan İnsan Hazineleri...
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından yayımlanan “Zonguldak Yöresinde yaşayan insan hazineleri” isimli kitabın editörü zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İnsan Bilimleri Fk. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Dr. Hasan Özer’dir.
Kitapta yer alan tüm fotoğraflar, Zonguldak Fotoğraf Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve fotoğrafçı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Öğretim Görevlisi İ. Kerem Öztürk tarafından çekilmiştir.
Özgür Halkın Sesi, insana kıymet, kitaba emek veren akademisyenlerden izin alarak her gün ne insan hikayesini sizlerle paylaşacak.
İşte yeni hikayemiz:
HÜSEYIN CAHIT KÖKTÜRK
1945 yılındada Beycuma'nin Korucuk köyünde dünyaya gelen Hüseyin Cahit Köktürk, ilkokulu Beycumada bitirir.
Her gün yürüyerek okula giden Köktürk’ün bir gün yolda giydiği lastik çarık yırtılır ve o eve dönmek yerine yalın ayak okula gider. Ortaokula geçtiğinde işler istediği gibi gitmez ve okulu birakir. Köktürk’ün babas çiftçi, annesi ise terzidir.
Herkes baba mesleğini seçer ama o annesinin mesleğinde karar kılar. Zonguldak'ta Haydar adlı ustanın yanına çırak olarak girer. Aradan geçen beş sene sonra daha iyi bir kalfa olmak adına Zonguldak’ın en iyi terzisi Cemil Usta'nın yanına girer. Burada bir sene çalıstıktan sonra askere gider. Denizci olarak askerliğini yapan Köktürk’ün askerliği çok hareketli geçer. Acemiliğini Iskenderun'da tamamlayan Cahit Bey, usta birliğinde Başaran adlı gemiye verilir. Futbol sevdası askerde iki kez su hortumuyla dayak yemesine neden olsa da, o bu dayakları üzerinde gök çimenler bitse bile unutamayacaği tatlı birer anı olarak anımsar.
İki sene askerlik yaptıktan sonra Zonguldak’a dönen Cahit Bey artık bir ustadır ve kendi dükkânını açar. Bir gün dönemin esnaf ve kefalet kooperatifine para almaya gittiği sırada orada çalısan eşiyle tanışır. Eşini ustası vasıtasıyla babasından ister fakat babası kızı kooperatifin müdürünün oğluna vereceğini söyler. Bunun üzerine Cahit Bey ve eşi kaçmaya karar verirler. Köktürk’ün eniştesi o yıllarda Kırıkkale silah fabrikasının müdürüdür ve onun yaıina gitmeyi düşünürler. Ankara yolu üzerinden giderlerse yakalanacağını düşünerek Düzce üzerinden Kırıkkaleye giderler. Burada yıldırım nikâhiyla evlenirler ve yirmi gün sonra Zonguldak’a geri dönerler. Zamanla kayınpederi tarafından affedilen çift hala mutlu evliliklerine çocuklarıyla birlikte devam etmektedir.
49 yıllık mestek hayatında on tane usta yetiştirdiğini aktaran Cahit Bey, son beş buçuk yıldır ise yanında yetiştireceği bir çırak bulamadığını ve insanların hazır giyime aşırı yöneldiğini söylemektedir, 85 yaşındaki dedenin bile camiye beyaz kot pantolonla geldiğini aktaran Köktürk, kot pantolonun hem sağlıksız hem de zevksiz bir kıyafet olduğu görüşünde.
Bu giyim alışkanlığı bu şekilde devam ederse on sene sonra düğme dikecek adamın bulunamayacağını üzülerek söyleyen Cahit Bey uzun yıllar mesleğini sürdürmesinin sırrını ise insanlari sevme ve ticarette dürüstlük olarak tanımlıyor. Seneye meslekte ellinci yılını kutlayacak olan Cahit Bey gözünün gördüğü, ellerinin de tuttuğu sürece terzilik yapabileceğini soylüyor.
Sizi tanıyabilir miyiz?
Adım Hüseyin Cahit Köktürk. 1945 yılında Beycuma'nın Korucuk köyünde doğdum. ilkokulu Beycuma'da okudum.
Babam çiftci, annem ise terziydi. Herkes baba mesleğini icra eder ben anne mesleğini tercih ettim. Ortaokulu bitiremedim. 1960 senesinde dedem beni terzi Havdar Usta'nın yanına çırak olarak verdi. Onun yanında beş sene çalıstım. Beşinci senenin sonunda etrafta sordum, soruşturdum. Zonguldak'ın en iyi terzisi kimdir diye. Cemil Zırtıloğlu cevabını aldım. Haydar Usta'nın yanından çıkıp Cemil Usta'nın yanına girdim. Askere gidene kadar burada çalıstım. Iki sene askerlik yaptim. 1970 yılında da buradaki dükkânımı açtım. Tam 49 yıldır bu dükkândayım.
Eşinizle nasıl tanıştınız?
Eşim esnaf kefalet kooperatifinde çalısıyordu. Oraya para almaya gittiğimde tanıştık. Kooperatif müdürü eşimi oğluyla evlendirmek istiyordu. Kayınpederim de ani şekilde karşı tarafı istiyordu. Eşimle anlaştık ve kaçmaya karar verdik. Eniştem o zamanlar Kırıkkale silah fabrikasının müdürüydü. Bir gün Düzce üzerinden Kırıkkaleye gittik ve yıldırım nikâhlyla evlendik. Zamanla kayınpeder bizi affetti.
Ellinci yılı devireceğiz yakında.
Allah uzun ömürler versin. 2018 yılında ilin ahisi seçilmişsiniz. Bize bu seçim sürecinden bahseder misiniz?
Bu ödülü Ticaret Bakanlığı veriyor. İlden yetkililer geldiler. Beni aday olarak seçtiklerini söylediler. Seçim sonucunda da kazanan ben oldum.
50 yıllık meslek hayatınızda yetiştirdiğiniz ustalar var mı?
Ben bu zamana kadar 10 tane usta yetiştirdim. Hepsinin dükkâni var işine devam ediyor. Ancak beş buçuk yıldan beri yalnız çalışıyorum. Artık çırak bulamıyorum. Giyim alıskanlığı bu şekilde devam ederse insanlar 10 sene sonra düğme dikecek adam bulamayacak.
Burayı daha ne kadar çalıştırmayi düşünüyorsunuz?
Ellerim tutuyor, gözlerim görüyor. Ben işimi aşkla yapıyorum. Allah'iın izniyle 50. yılımı kutladıktan sonra ne yapacağıma karar vereceğim.
Olmazsa olmaz dediğiniz prensipleriniz var mıdır?
Her şeyden önce dürüst olacaksın. insanlar seveceksin. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmeli insan. Yaptığın işe sarılacaksın. İşte o zaman iyi bir usta olabilirsin.
Tesekkür ederiz.