Topaloğlu, 12 Eylül darbesiyle birlikte sendikaların dağıtıldığını, siyasi partilerin kapatıldığını, on binlerce insanın işkenceden geçirildiğini ve toplum üzerinde kalıcı bir korku rejimi kurulduğunu ifade etti. Bugün yaşanan otoriterleşme, kayyum uygulamaları, baskıcı yasalar ve muhalefete yönelik saldırıların, 12 Eylül’ün zihniyetinin farklı biçimlerde sürdüğünü gösterdiğini vurguladı.
Topaloğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
"12 1980 darbesi sadece bir askeri müdahale değil ;sendikaların dağıtılması, siyasi partilerin kapatılması , on binlerce insanın işkenceden geçirilmesi ve toplumun üzerinde kalıcı bir korku rejimi kurulmasıyla Türkiye'nin siyasal ve toplumsal yapısında derin bir kırılma yarattı. O günden bugüne emeğin ,özgürlüklerin ve eşitlik mücadelesinin önüne konulan engeller hep bu mirasın devamı oldu.Bugün de otoriterleşme,kayyum politakaları ,baskıcı yasalar ,CHP 'ye ve tüm toplumsal muhalefete yönelik hukuksuz ve gözü dönmüş saldırılar ,kadınların ve gençlerin özgürlük alanına yönelen baskılar 12 Eylül 'ün yöntem ve zihniyetinin farklı biçimlerde sürdüğünü gösteriyor.
İşçilerin sendikal haklarını kullanmalarına yönelik engellemeler ,ifade özgürlüğüne dönük kısıtlamalar ve toplumsal muhalefetin kriminalize edilmesi ,1980 'de atılan temellerin günümüzdeki yansımalarıdır. Ancak bu sadece karanlığın sürekliliği değil,aynı zamanda direnişin de sürekliliğidir. 12 Eylül zindanlarında yükselen dayanışma .işçi direnişleri .kadın hareketlerinin yükselişi ve gençlerin adalet arayışı ,bugünkü mücadelelerin yolunu açmıştır. Bugün de toplumsal muhalefet geçmişin bu deneyimlerinden güç alarak demokrasi eşitlik ve özgürlük için mücadeleye devam ediyor.Bizler,12 Eylül 'ün karanlığını unutmayacak,ama o karanlığı aşan direnişin mirasını büyüterek bugünü ve yarını kazanacağız."














