Eskiden siyasi partiler, seçim öncesinde kalem, çakmak dağıtırdı. Bunları il yönetimleri, partilerinin genel merkezinden alırdı. Genel merkez bu kalemleri, çakmakları reklam, promosyon ürünleri yapan firmalarda yaptırırdı. Belediye başkanları yılbaşlarında yine takvim basıyor. Bunlarda hazır reklam ve promosyon ürünlerinden seçer. Hatta artık çocuk parkları da bu hazır ürünler satan firmalardan seçiliyor. Böyle olunca ülkedeki birçok belediye aslında aynı ürünü kendi muhitinde dağıtmış oluyor. Emek yok, yaratıcılık yok...
(Cem Yılmaz'ın esprisi gibi) parayı ver çokomeli al... Para çokomel eğrisi.
Zonguldak'taki saat kulesinin sanatsal değeri tartışılıyor.
Yav ! Ne sanatı?
Bu saat kuleleri de aynı kalem, çakmak gibi. promosyoncu ürün.. Hazır .. Sadece seçiyorsun.. Kalıplı.. Ne alçı ne mermer. polyester ürün.
Türkiye‘de hemen hemen her belediye yaptırmış. Önceden kalem çakmak basan baskı şirketleri, şimdi dijitalden, saat kulesi satıyor. İyi para kırmış şirketler.
Köylerde bile var artık.
Birçok yerin saat kulesi aynı model.
Sadece üzerinde şehre özel figürler değiştiriliyor.
Mesela, Giresun‘da fındık, Kütahya'da seramik motifi konuyor. Zonguldak'ta madenci...
Genelde hepsinde belediyenin amblemi mevcut.
Saat kulesi yapılmadan önce yerel basın vasıtası ile halka üç örnek sunuluyor. En çok beğeni alan model sipariş veriliyor. Bazen yekpare, bazen 3 parça halinde, bir, iki saatte kuruluyor.
İşçiler parçaları omuzda taşıyor.
Yani bir o kadar da hafif.
Kartonpiyer gibi.
Parti fark etmiyor. Hangi partiden olursa olsun bu akıma uymuşlar. Ucuz ve pratik.
Sanatı artık kim düşünüyor?
Hatta öyle belediyeler var ki! Tarihi saat kulelerini yıkıp, yerine bu portatif saat kulelerinden dikmiş. Akıl alır gibi değil ama durum bu!
Saat kulesini hemen hemen şehrin başkanları ile yanlarına aldıkları 5-6 kişi, kurdele kesilmek sureti ile açılışı yapılıyor ve bu yine yerel gazeteler vasıtası ile haber oluyor. Belediye başkanına yakın gazeteler bunu ballandıra ballandıra anlatıyor.
“Şehrin siması değişiyor. Saat kulesi çok yakıştı“ diye haber yapıyor.
Hatta size bir şey diyeyim mi? Aynı promosyon şirketleri bir çok yere çorba çeşmesini de aynı düzenekle kuruyor. Bursa'da var Alaşehir'de var. İzmir'de var. Hani benim aklıma “kıtlık mı başlayacak, yoksa maaş mı verilemeyecek” gibi soru işareti gelirken, bazların aklına ‘’bu şehirde, öğrenciler için çok önemli bir gelişme’’ oluyor. Rektörden belediye başkanına, valisine kadar çeşme açılışı yapılıyor.
Sonra bir bakıyorsun, bir duyuyorsun; bir hafta içinde 4 genç intihar etmiş, bunlar gazetelere münferit olay olarak geçiyor. Cumhuriyetin 100. yılına bir kaç gün kala, öğrenci yurtlarında intihar eden öğrenciler var. Ne kadar yazık... Utanç verici.
Diğer şehirleri bilmem ama şimdi Zonguldak'ta bu saat kulesi tepki aldı. Sanatsal değeri sorgulandı.
Nedenini biliyor musunuz?
Çünkü Zonguldak'ta bu zamana kadar yapılan tüm heykel ve anıtlar, hatta binalar; Zonguldak’a özgü, üstelik bazıları; yabancı ve Türkiye'nin dört bir tarafından mimar, heykeltıraşların katıldığı bir yarışma ile belirleniyordu. Sanatçılar şehre özel ve tek örnekle, üstelikte mermer ve özel taşlardan oluşan malzemelerle yapıyordu.
Yeni kurulan saat kulesi İnternet’ten bile sipariş verilebiliyor. (isteyene internet adreslerini verebilirim.) Bütün şehirlerde hemen hemen bu saat kulelerin, sanatsal değerini sorgulanıyor. Eleştiriler yapılıyor.
Görsel olarak, bire bir tarihi saat kulelerine de benziyor. 3 Boyutlu gerçekçilik deniliyor buna...
Türkçesi ‘’çakma’’ yani.
Kavşaktaki saat kulesine, bir otomobil bodoslama girse; arabaya bir şey olmaz, saat kulesi yerle bir.
Oysa o kadar basit ki sanatsal ve kent tarihini beslemek. Fevkani Köprü'nün ayaklarından birini diksen mesela Nergis Park kavşağına, bir de yazsan tarihi sürecini...
Al sana sanat.
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih.
















Berbat bir çalışma
Hep eleştiri... İstemezük
İnsanlarımız ne güzel ordan geçip fotoğraf cektiryorlar bizim bunu tartişmak yerine şurayada böyle bişey yaptırabiliriz Zonguldak imiz için güzel olur dememiz lazım herşeyden önce Zonguldak gelir