Maden, Bartınspor’la ilgili merak edilen sorulara yanıt verdi.
İşte o röportaj:Yaşar Cengiz Alpan – Bartınspor Başkanı Mehmet Maden Röportajı
Röportaj Tarihi:
1. BAL Ligi’nin Genel Değerlendirmesi
Yaşar Cengiz Alpan: BAL Ligi kulübe ne kazandırıyor?
Mehmet Maden: Bölgesel Amatör Lig (BAL), kağıt üzerinde “amatör” görünse de fiilen deplasmanlı, profesyonel alışkanlıklar gerektiren ve ciddi bütçe isteyen bir ligdir. Teorik olarak kulüpler, bu ligden; bölgesel görünürlük, üst lige çıkma umudu, kentte “üst lig” algısı ve kısa vadeli yerel sponsor ilgisi gibi kazanımlar elde edebilir.
Ancak gerçek tablo farklıdır: TFF’den anlamlı bir gelir yoktur, yayın geliri ve merkezi sponsorluk bulunmamaktadır. Başarı gelmediği sürece kalıcı bir ilgi oluşmaz. Yani BAL Ligi, kulübe ekonomik değer üretmez; aksine kulüp, BAL Ligi’ni finanse eder.
2. BAL Ligi Anadolu Kulüplerini Neden Zorluyor?
Yaşar Cengiz Alpan: BAL, Anadolu kulüplerini neden zorluyor?
Mehmet Maden: BAL, sistem olarak şehir takımlarını değil, güçlü belediye veya sermaye destekli yapıları ödüllendirmektedir. Katılım payı, uzun deplasmanlar, konaklama ve ulaşım giderleri; transferde tecrübeli oyuncu baskısı ve teknik ekip maliyetleri, kulüplerin başlıca yük kalemleridir.
Sanayisi sınırlı, büyük sermaye grubu olmayan ve nüfusu ile gelir seviyesi belli şehirler, bu yapı içinde aynı kulvarda yarışamaz. Bartın, bu tanıma bire bir uymaktadır.
3. “Bartınspor’un Yeri BAL Değil mi?” Söylemi
Yaşar Cengiz Alpan: Bazı çevreler “Bartınspor’un yeri BAL değil” diyor. Bu söylem hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mehmet Maden: Bazı iş insanları ve kamuoyunda, “Bartınspor BAL’da olmalı; daha altı başarısızlıktır” söylemi dile getirilmektedir. Ancak aynı kişiler, Bartın’ın 26 yıldır aynı lig bandında olduğunu, modelin değişmediğini, finansman yapısının farklılaşmadığını ve altyapıdan ciddi bir gelir elde edilmediğini göz ardı etmektedir.
Bu noktada Bartınspor, beklentilerle gerçekler arasında sıkışmaktadır. Yapılan karşılaştırma hatalıdır: Bartınspor, Bal Ligi’nin Galatasaray ve Fenerbahçe’si; BAL ise Bartınspor’un mücadele ettiği Süper Ligi olarak benzetmeler ve kıyaslamalar yapılmaktadır. Bu kıyaslama ve benzetmeler hem sportif hem de sosyolojik olarak yanlıştır.
4. Üst Lige Çıkmak Daha Fazla Kaynak Sağlar mı?
Yaşar Cengiz Alpan: “Şampiyon olursa üst ligde daha çok kaynak bulur” argümanı doğru mu?
Mehmet Maden: Bartınspor’un BAL’da şampiyon olup 3. Lig’e çıktığını varsayalım. Bu durumda daha uzun deplasmanlar, daha yüksek futbolcu maaşları ve artan lisans, tesis, güvenlik ile seyahat giderleri ortaya çıkacaktır.
Üst lige çıkmak, daha fazla gelirden önce daha fazla harcama anlamına gelir. Ancak kentin ekonomik ölçeği değişmemekte ve kalıcı bir gelir modeli hala oluşmamaktadır. Sonuç olarak bir üst lig, daha büyük bir borç riski demektir. Türkiye’de bunun sayısız örneği bulunmaktadır.
5. Amatör Kümeye Düşmek Gerçekten Başarısızlık mı?
Yaşar Cengiz Alpan: Amatör kümeye düşmek gerçekten başarısızlık mı?
Mehmet Maden: Sportif duygularla bakıldığında “evet” denebilir. Ancak stratejik açıdan hayır. Doğru bir planlama ile altyapıya yatırım yapılabilir, yerel gençler oynatılabilir ve düşük bütçe ile düşük riskli bir futbolcu yetiştirme ve satış modeli kurulabilir.
Bu yol kısa vadede sabır gerektirir; ancak uzun vadede tek sürdürülebilir yoldur.
6. Bartınspor Başka Nasıl Başarı Sağlayabilir?
Yaşar Cengiz Alpan: Bartınspor başka nasıl başarı sağlayabilir?
Mehmet Maden: Burada acı ama net bir gerçek vardır: Bağış, sponsorluk veya geçici destekle başarı sağlanamaz; olsa bile kalıcı olamaz.
Alternatif olarak altyapı ana strateji haline getirilmelidir. Şampiyonluk baskısı yerine oyuncu yetiştirme hedefi konulmalı ve 17–21 yaş arası oyunculara vitrin oluşturulmalıdır. Oyuncu satışı bir tabu olmaktan çıkarılmalıdır. Satış, başarısızlık değil, kulübün yaşaması için bir araçtır.
Lig seviyesi hedef değil, araç olmalıdır. BAL’da olmak amaç değil; altyapıdan çıkan oyuncunun pazarlanabildiği her lig değerlidir. Kentin gerçekleriyle barışılmalıdır. Bartın bir sanayi metropolü değildir. Bu kötü bir durum değil, sadece başka bir yol gerektirmektedir.
7. Bartınspor’un Altyapısı ve Amatör Lig Durumu
Yaşar Cengiz Alpan: Bartınspor’un altyapısı ve amatör ligdeki durumu nasıl?
Mehmet Maden: Bartın’daki futbol altyapısına ilişkin mevcut tabloyu gözler önüne seren değerlendirmeler çarpıcı.
897 lisanslı futbolcu var; katılım oranı sadece %5
İl genelindeki futbol kulüplerine kayıtlı 897 lisanslı futbolcu bulunuyor. Yaş dağılımları ise şöyle:
31 yaş üstü: 54
18–30 yaş: 344
10–17 yaş: 499
Genç futbolcu grubunun büyük bölümü Merkez ilçede yoğunlaşmış durumda. İlçeler ve beldelerde katılım düşük. 10–17 yaş grubunda futbola katılım oranı ise yaklaşık %5 seviyesinde.
7. Bartınspor’un Altyapısı ve Amatör Lig Durumu (Devam)
Mehmet Maden:
45 bin genç potansiyel futbolcu
Bartın’da 5–19 yaş arası 45 bin genç futbol eğitimi alabilecek durumda. Bu veri, ilin aslında büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.
Saha var, sistem yok
İlde nizami ölçülerde toplam 8 futbol sahası bulunuyor:
Abdipaşa, Amasra, Kurucaşile, Kumluca, Kozcağız, Ulus, Ömer Tepesi ve Atatürk Stadyumu.
Bunlara ek olarak pek çok yerleşim yerinde mahalle sahaları hizmet veriyor. Son olarak, Kozcağız Özbaşı Köyü Futbol Sahası tamamlanarak kullanıma açıldı.
Kırsalda nüfus yüksek, erişim düşük
Bartın nüfusunun yaklaşık %45’i kırsal bölgelerde yaşıyor. Bu durum, futbol eğitiminin kırsala ulaştırılmasında ciddi bir planlama ihtiyacını ortaya koyuyor.
Amatör futbolda profesyonel maliyet: “Dipsiz kuyu”
Rapora göre, amatör futbolun profesyonel gibi para karşılığı yürütülmesi mevcut imkânları tüketiyor. Bu yaklaşım, “dipsiz kuyuya kaynak aktarmak” olarak nitelendiriliyor.
Eğitim süresi yetersiz: Maksimum 500 saat
Lisanslı oyuncuların büyük bölümü kâğıt üzerinde sporcu görünüyor. Çocukların toplam futbol eğitim süresi 500 saati geçmiyor. Bu nedenle nitelikli futbolcu yetişmemesi “olağan sonuç” olarak değerlendiriliyor.
Böyle bir altyapıya sahip Bartınspor, yüksek maliyetlerle adı amatör olan ligde profesyonel futbolcular transfer ederek şampiyon olmak istiyor. Ancak bu olanaksızdır; şampiyon olsa bile profesyonel ligte tutunamaz.
8. Proje Takımı Nereden Çıktı?
Yaşar Cengiz Alpan: Proje takımı nasıl ortaya çıktı?
Mehmet Maden: 2023 yılında Sayın Kenan Dursun, Bartınspor Başkanı seçildiği kongrede, Ak Parti Bartın Milletvekili Sayın Yusuf Ziya Aldatmaz’ın yaptığı konuşmayla bu proje ortaya konuldu. Peki, Sayın Milletvekilinin sözleri neydi?
“Birçok yönetimde görev aldım. Her zaman aynı şeyi söyledim: O sene bu sene değil, önce sağlam bir altyapı gerekiyor. Bartınspor 2. Lig’deyken altyapı takım sayımız fazlaydı. Futbolda başarı istiyorsak altyapıya önem vermeliyiz. Hep futbolcu transfer ettik, hiç yetiştirmedik. Parayı buluyoruz, sonra takılıyoruz. Bartınspor’un sorunu geçmişle ilgili değil, gelecekle ilgili. Başarı için birkaç yıla yayılan bir proje şart.”
Ancak Sayın Kenan Dursun ve yönetimi bu projeyi görmezden gelerek, Bartınspor takımı için futbolcu arayışına girip paranın gücüyle başarılı olabilecek futbolcuları Bartınspor’a kazandırma yolunu seçti.
Bir sonraki başkan ise Sayın Serkan Yurtaçan oldu. Şampiyonluğa oynayan bir takım yaratmak için kolları sıvadı. Ancak o da önceki başkanların yolunda giderek, adı amatör lig olan bu ligde futbolcu transfer etme yolunu tercih etti. İlimizde BAL liginde oynayacak kalitede futbolcu olmaması nedeniyle büyük paralar harcayarak bir takım oluşturdu. Şampiyon olamayınca kongrede aday olmayarak yerini Yıldıray Güngörür’e bıraktı.
Sonrasında Sayın Yıldıray Güngörür, Bartınspor’u kongreye götürerek yeni bir yönetimin oluşması için ön ayak oldu. Kongrede iki liste, yani Sayın Enes Eser ve Sayın Mehmet Maden karşı karşıya geldi. Kongreye katılan üyeler, Sayın Mehmet Maden yönetimi lehine oy kullanınca Mehmet Maden’in listesi seçilmiş oldu.
Bu seçimde en büyük etken, Sayın Enes Eser’in hem Bartınspor’da başkanlık yapmış olması hem de sonrasında Çaycumaspor’da başkanlık yapmasıdır. Sayın Enes Eser’in başkanlık yaptığı kulüplerdeki yönetim zafiyetlerinin seçim sonucunu olumsuz etkilediği düşünülmektedir.
9. Mehmet Maden Yönetimi Neleri Yapamadı?
Yaşar Cengiz Alpan: Yönetimin eksiklikleri nelerdi?
Mehmet Maden: Futbolcu kaynağımız yok: Yaşadığımız en temel sorun burada yatıyor.
İlimizde futbol ve diğer branşlar için yapılmış önemli yatırımlar bulunuyor. Hatta kırsalda da yeni futbol sahaları yatırımları hala devam etmekte. Bu yatırımlar konusunda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak yapılan tesisleri ve yatırımları Bartın’da sporcu yetiştirebilme anlamında ne kadar değerlendirebildik sorusunu sormak gerekiyor.
Cevap: Hayır, yeterince değerlendiremedik. Bartın’da kağıt üzerinde amatör liglerde mücadele eden takımlarımız var; ancak biz bu tesislerin etrafında kümelenmiş, kendi öz kaynaklarını oluşturabilmiş, kendi futbolcularını yetiştirebilmiş bir altyapıya maalesef sahip bir kent değiliz.
Burada ASKF’ye de büyük bir sorumluluk düştüğünü hatırlatarak, bu temel sorunu gidermek için elimizi taşın altına koyduğumuzu kamuoyunun bilmesini istiyoruz. Bu, uzun, emek ve maddi kaynak gerektiren zorlu bir programdır; ancak biz bunu başarmak için bir hedef belirledik.
Güçlü bir takım inşa etmek için temelleri attık. Bu süreçte yol kazaları elbette yaşanacaktır. Altyapı denilince Karadeniz’de akla ilk gelen marka kulüplerden biri olmak için kolları sıvadık. Elimizde sihirli bir değnek yok; sabırla ve uzun vadeli düşünerek pozitif bir sonuç elde edeceğimize inanıyoruz. Bartın’ın çocuklarını eğitip, oynatıp, transfer ederek kendi öz kaynağını yaratan bir sistem inşa etmek gibi zorlu bir işe giriştik. Anlık ve sadece skora bağlı başarıların peşinde değiliz.
Ancak, bu vizyonu kamuoyuna yeterince aktaramadık.
10. Maddi Kaynak Sıkıntısı
Yaşar Cengiz Alpan: Kentte maddi kaynak sıkıntısı var mı?
Mehmet Maden: Kentimizde ilk 100 şirketin ödediği verginin, K. Ereğli’de faaliyet gösteren bir firma tek başına ödediğini görmekteyiz. Maddi kaynaklarımız sınırlı ve yetersiz. Kaynaklarımızın kısıtlı olması, hem kurumsal hem de sportif anlamdaki gelişimimizi doğrudan olumsuz etkiliyor. Büyük harflerle konuşarak iddialı sözler söylemek bu gerçeği örtbas edemez.
İlimizin ekonomik durumu ortadadır. Mevcut kaynaklarımızı artırmak zorundayız ve bu kaynakları kullanırken çok titiz davranmalıyız. Telafisi mümkün olmayan harcamalardan kaçınmamız gerekiyor. Bu durum, gelişimimizi uzun vadeye yaymamızı gerektiriyor. Bu tabloyu tersine çevirmek yine bizim elimizde.
Kenetlenerek ve az demeden çok demeden, kentin çocuklarının gelişimi ve başarısı için maddi desteğimizi artırmalıyız. Başta şehrimizin önde gelen firmaları, iş insanları ve işletme sahiplerini, Bartın’ın çocuklarına destek olmaya çağırıyoruz. Bu çağrımızın duyulmadığını söyleyemeyiz.
11. Hesap Verilebilirlik ve Şeffaflık
Yaşar Cengiz Alpan: Hesap verilebilirlik konusunda nasıl bir politika izliyorsunuz?
Mehmet Maden: Hesap verilebilirlik konusunda şeffaf bir anlayış içindeyiz ve bu konudaki iddiamızdan taviz vermemiz söz konusu değildir. Bu nedenle iş başına geldiğimizden bu yana tuttuğumuz gelir-gider tablomuzu siz değerli kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ancak bu bilgileri düzenli olarak yerel basına aktaramadık.
12. Sponsorluk Çalışmaları
Yaşar Cengiz Alpan: Sponsorluk konusunda durum nedir?
Mehmet Maden: Sponsorluk konusunda da çalışmalarımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Resmi sponsorluk anlaşmaları için ilk adımları attık; bu, el altından para alarak kaynak yaratma şekli değildir. Sponsorluk çalışmalarımızın mevcut durumu şudur: Resmi sponsorluk anlaşmalarını yerel firmalara yeterince anlatamadık.
13. Kaynak Sıkıntısı ve Destek Çağrısı
Yaşar Cengiz Alpan: Destek çağrısı yaptınız mı?
Mehmet Maden: Kaynağımız yok; bunu en başında belirttik. Stada bilet satışı ile taraftar kabul etmek mecburiyetindeyiz. İlimizde bazı firmaların ve meslek odalarının resmi kurumlara yönelik araç hediyesi gibi jestler yapabildiklerini biliyoruz. En azından buna benzer bir yaklaşımı takımımız için de gösterebilmelerini rica ediyoruz.
Araç bağışı, malzeme desteği gibi doğrudan nakdi olmayan yardımlarla firmalarımızın isimlerini gurur ve onurla takımımızla özdeşleştirebileceğimiz, güçlü bir bağ oluşturacağımız bir atmosferi hep birlikte yaratabiliriz. Ancak bunu kamuoyuna yeterince aktaramadık.
14. Kongre Hedefi
Yaşar Cengiz Alpan: Kongre planlarınız nedir?
Mehmet Maden: Bu yönetim, kongresini Bartın Atatürk Stadyumu’nda üyeleriyle birlikte yapmayı hedeflemektedir. TSO salonunda değil, 5 bin kişilik statta, 5 bin üyeden oluşan oylarla tarihe geçecek bir kongre gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.
Ancak bu hedefe ulaşmak için vilayetin en güçlü isimlerinden destek almayı başaramadık.
15. “O Sene Bu Sene” Tartışması
Yaşar Cengiz Alpan: “O sene bu sene” tartışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mehmet Maden: “O sene bu sene” konusu açıldığında, 1992 yılındaki Bartın Gazetesi manşetinin basına gösterilmesi yeterlidir; fazla yorum yapılmasına gerek yoktur. Yıllarca takımın ne olamadığı, aynı yöntemlerle farklı sonuç alınamayacağı, bırakılan miras ve enkazın tek bir yönetime yıkmanın yanlış olacağı ve her yönetimin kendi doğrularıyla takımı ayağa kaldırmak için sorumluluk aldığı yeterince anlatılamadı.
16. Naklen Yayın Konusu
Yaşar Cengiz Alpan: Yayın anlaşmaları konusunda neler yaşandı?
Mehmet Maden: Bartınspor, yayın anlaşması konusunda haklı konumdayken haksız
duruma düşmüştür. Yayın anlaşmasını lig başlamadan yapması gerekiyordu. Şöyle
ki; BTV, babasının hayrına yayın yapmıyordu. Reklam ve sponsorluk almadan yayın
yaptıklarını söylüyorlar.
Maç yayınını izleyen her kişi, potansiyel müşteri ve takipçidir. Özellikle tek bir mecra ve sosyal medya üzerinden elde edilen her görüntülenme, her yorum ve etkileşim, kazanca dönüştürebilecek bir potansiyel demektir. Başka firmalarla reklam ve sponsorluk anlaşmalarında bütçe konuşulurken, bu ve benzeri yayınlarla elde edilen takipçi sayısı çok etkilidir. Ancak ortada yayın anlaşması yapılmış bir kuruluş yokken, yayın yasağı tepkisi verilmemeliydi.
17. Yeni Takım, Yeni Program, Yeni Taraftar Kültürü
Yaşar Cengiz Alpan: Yeni takım ve taraftar kültürü konularında neler yapıyorsunuz?
Mehmet Maden: Yeni bir takım, yeni bir program ve yeni bir taraftar kültürü yaratmak için yola çıkıldı; ancak yol kazaları yaşandı. Kenarda, başarısız olmasını bekleyen bir kesim ve kendi amaçları doğrultusunda hareket eden bir taraftar grubunun eleştirilerine maruz kaldık.
Yönetim, “denenmişi milyonuncu kez deneyin” yaklaşımına karşı duramadı. 30 yılın başarısızlığını Mehmet Maden’e yıkmak doğru değildir; bu durum kamuoyuna yeterince anlatılamadı.
Ayrıca, 25 bin takipçili taraftar sayfasının hukuki incelemesi yapılacak mı? Sayfada Bartınspor logosu kullanılıyor; bunun yasal olup olmadığı tartışmalıdır. Gerçekten bilmiyorum. Örneğin UltrAslan bir taraftar grubudur ve kendi logosunu kullanır ve sponsorları vardır. Ancak bu sayfanın tarafsız olmadığı Bartın kamuoyuna yeterince anlatılmadı. Bu sayfalarda konuşanların yanında konuşmayı tercih etmeyenler ve farklı fikirlere sahip olanlar sanıyorum çoğunlukta.
18. Bartınspor’da Son Durum
Yaşar Cengiz Alpan: Mevcut durumda Bartınspor’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mehmet Maden: Futbol, başarıya endeksli bir spor dalıdır. Sürekli yenilgi, doğal olarak yönetime güvensizlik oluşturuyor. Ancak bu takımı oluşturan toplum katmanları ne yazık ki iş başına düştüklerinde ortadan kayboluyorlar.
Buna karşın yarattıkları baskı, vilayetin siyasi sahiplerini harekete geçiriyor. 3 Ocak 2026 tarihinde, Bartın Valisi başkanlığında Ak Parti Milletvekili Sayın Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Belediye Başkanı Sayın Muhammet Rıza Yalçınkaya ve eski başkanların katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi.
Bu toplantı sonucunda mevcut yönetim, Bartınspor’u olağanüstü genel kurula götürerek yeni bir yönetimin seçilmesine ön ayak olacak. Toplantıda, sözde Bartınspor’a el birliği ile sahip çıkacak bir yönetim oluşturulacağı kararı alındı. Ancak her zaman olduğu gibi, bu yönetim 50-100 kişinin katılımıyla şekillenecek.
19. Altyapı ve Sporcu Kaynağı Sorunu
Yaşar Cengiz Alpan: Altyapı ve sporcu kaynağı konusunda sorunlarınız var mı?
Mehmet Maden: Hiç kimse, ASKF Başkanına Bartın Amatör Ligi’nden futbolcu çıkmadığını sormuyor. Hiç kimse yöneticilere, futbol eğitimi yapılmayan ve futbol maçı düzenlenmeyen sahaların neden yapıldığını sormuyor.
Şimdi önümüzdeki gündemi meşgul edecek konu, Bartınspor’un giderlerinin nasıl karşılanacağı ve “taşıma suyla değirmen” modelinin nasıl döndürüleceğidir. Vilayetimiz, ülkemizin gayri safi milli gelirinden kişi başına en az pay alan son yirmi vilayetin içindedir. Bizim ne taraftarımız deplasmana gidecek ekonomik güce sahiptir, ne de Bartınspor’u şampiyon yapacak sponsorumuz vardır. Şampiyon olsak bile, şampiyonluk maçına taraftar sadece Bartınspor getirecektir. Geçmişte de bunu sağlayamadınız; hatta taraftar bazen uykudan bile kaldırılmak zorunda kaldı sizleri.
20. Tribünler, Sosyal Medya ve Basın
Yaşar Cengiz Alpan: Tribünler ve basın durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Mehmet Maden: Tribünler, Türkiye’de futbolun doğası gereği çok boyutlu bir oyun olduğunu göz ardı ederek, alışılagelen biçimde skora ve şampiyonluğa endeksli bir beklenti atmosferine mahkûm edilmiştir.
Yerel ve bölgesel basın, yıllardır aynı yöntemlerin denenip aynı sonuçların alındığını yeterince irdelemeden; yönetimin ve kamuoyunun Bartınspor ile ilgili görüşlerini dengeli ve objektif biçimde yansıtmadan, çoğu zaman kutuplaştırıcı ve tarafgir bir atmosferin oluşmasına zemin hazırlamaktadır.
Tartışmaların geldiği nokta, yer yer itibar zedeleyici bir boyuta ulaşmakta; basın ve sosyal medya paylaşımlarında eleştiri sınırını aşan, hakarete varan yorumlara filtreleme uygulanmadığı görülmektedir.
Olaylar çoğunlukla bütüncül bir perspektifle ele alınmamakta; ya belirli bir taraftar grubunun mağduriyeti üzerinden okunmakta ya da bazı medya organları, çalıştıkları kurumların ve işverenlerinin sözcüsü konumuna indirgenmektedir.
Bu yaklaşım, habercilikten ziyade Bartınspor özelinde farklı mecralarda tipik bir halkla ilişkiler ve yer yer propaganda faaliyeti yürütüldüğü izlenimini güçlendirmektedir.
21. Sürdürülebilir Futbol ve Şehir Perspektifi
Yaşar Cengiz Alpan: Futbolun sürdürülebilirliği konusunda ne düşünüyorsunuz?
Mehmet Maden: Şehrimiz gelişmeden, sosyoekonomik alanda gerçek bir ilerleme sağlanmadan; artan nüfusa rağmen üretim kapasitesi aynı paralelde artırılamadan ve Bartınspor gibi mevcut lig organizasyonları ile kulüp modelleri sorgulanıp tartışmaya açılmadan, önümüzdeki 20 yılda yapısal bir değişim yaşanması mümkün görünmemektedir. Takım sportif başarılar elde edebilir; ancak bu başarıların sürdürülebilir olma ihtimali çok düşük olacaktır.
Asıl başarı, güçlü bir kurumsal yapıya sahip, kentin güvenini kazanmış, kentin marka değerlerinden biri olmayı başarmış ve yalnızca tek bir grup ya da yapının değil, toplumun tüm kesimlerinin sahiplenebildiği bir futbol kulübü yaratmaktır. Bu yol zordur; ancak imkânsız değildir.
İşte o röportaj:Yaşar Cengiz Alpan – Bartınspor Başkanı Mehmet Maden Röportajı
Röportaj Tarihi:
1. BAL Ligi’nin Genel Değerlendirmesi
Yaşar Cengiz Alpan: BAL Ligi kulübe ne kazandırıyor?
Mehmet Maden: Bölgesel Amatör Lig (BAL), kağıt üzerinde “amatör” görünse de fiilen deplasmanlı, profesyonel alışkanlıklar gerektiren ve ciddi bütçe isteyen bir ligdir. Teorik olarak kulüpler, bu ligden; bölgesel görünürlük, üst lige çıkma umudu, kentte “üst lig” algısı ve kısa vadeli yerel sponsor ilgisi gibi kazanımlar elde edebilir.
Ancak gerçek tablo farklıdır: TFF’den anlamlı bir gelir yoktur, yayın geliri ve merkezi sponsorluk bulunmamaktadır. Başarı gelmediği sürece kalıcı bir ilgi oluşmaz. Yani BAL Ligi, kulübe ekonomik değer üretmez; aksine kulüp, BAL Ligi’ni finanse eder.
2. BAL Ligi Anadolu Kulüplerini Neden Zorluyor?
Yaşar Cengiz Alpan: BAL, Anadolu kulüplerini neden zorluyor?
Mehmet Maden: BAL, sistem olarak şehir takımlarını değil, güçlü belediye veya sermaye destekli yapıları ödüllendirmektedir. Katılım payı, uzun deplasmanlar, konaklama ve ulaşım giderleri; transferde tecrübeli oyuncu baskısı ve teknik ekip maliyetleri, kulüplerin başlıca yük kalemleridir.
Sanayisi sınırlı, büyük sermaye grubu olmayan ve nüfusu ile gelir seviyesi belli şehirler, bu yapı içinde aynı kulvarda yarışamaz. Bartın, bu tanıma bire bir uymaktadır.
3. “Bartınspor’un Yeri BAL Değil mi?” Söylemi
Yaşar Cengiz Alpan: Bazı çevreler “Bartınspor’un yeri BAL değil” diyor. Bu söylem hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mehmet Maden: Bazı iş insanları ve kamuoyunda, “Bartınspor BAL’da olmalı; daha altı başarısızlıktır” söylemi dile getirilmektedir. Ancak aynı kişiler, Bartın’ın 26 yıldır aynı lig bandında olduğunu, modelin değişmediğini, finansman yapısının farklılaşmadığını ve altyapıdan ciddi bir gelir elde edilmediğini göz ardı etmektedir.
Bu noktada Bartınspor, beklentilerle gerçekler arasında sıkışmaktadır. Yapılan karşılaştırma hatalıdır: Bartınspor, Bal Ligi’nin Galatasaray ve Fenerbahçe’si; BAL ise Bartınspor’un mücadele ettiği Süper Ligi olarak benzetmeler ve kıyaslamalar yapılmaktadır. Bu kıyaslama ve benzetmeler hem sportif hem de sosyolojik olarak yanlıştır.
4. Üst Lige Çıkmak Daha Fazla Kaynak Sağlar mı?
Yaşar Cengiz Alpan: “Şampiyon olursa üst ligde daha çok kaynak bulur” argümanı doğru mu?
Mehmet Maden: Bartınspor’un BAL’da şampiyon olup 3. Lig’e çıktığını varsayalım. Bu durumda daha uzun deplasmanlar, daha yüksek futbolcu maaşları ve artan lisans, tesis, güvenlik ile seyahat giderleri ortaya çıkacaktır.
Üst lige çıkmak, daha fazla gelirden önce daha fazla harcama anlamına gelir. Ancak kentin ekonomik ölçeği değişmemekte ve kalıcı bir gelir modeli hala oluşmamaktadır. Sonuç olarak bir üst lig, daha büyük bir borç riski demektir. Türkiye’de bunun sayısız örneği bulunmaktadır.
5. Amatör Kümeye Düşmek Gerçekten Başarısızlık mı?
Yaşar Cengiz Alpan: Amatör kümeye düşmek gerçekten başarısızlık mı?
Mehmet Maden: Sportif duygularla bakıldığında “evet” denebilir. Ancak stratejik açıdan hayır. Doğru bir planlama ile altyapıya yatırım yapılabilir, yerel gençler oynatılabilir ve düşük bütçe ile düşük riskli bir futbolcu yetiştirme ve satış modeli kurulabilir.
Bu yol kısa vadede sabır gerektirir; ancak uzun vadede tek sürdürülebilir yoldur.
6. Bartınspor Başka Nasıl Başarı Sağlayabilir?
Yaşar Cengiz Alpan: Bartınspor başka nasıl başarı sağlayabilir?
Mehmet Maden: Burada acı ama net bir gerçek vardır: Bağış, sponsorluk veya geçici destekle başarı sağlanamaz; olsa bile kalıcı olamaz.
Alternatif olarak altyapı ana strateji haline getirilmelidir. Şampiyonluk baskısı yerine oyuncu yetiştirme hedefi konulmalı ve 17–21 yaş arası oyunculara vitrin oluşturulmalıdır. Oyuncu satışı bir tabu olmaktan çıkarılmalıdır. Satış, başarısızlık değil, kulübün yaşaması için bir araçtır.
Lig seviyesi hedef değil, araç olmalıdır. BAL’da olmak amaç değil; altyapıdan çıkan oyuncunun pazarlanabildiği her lig değerlidir. Kentin gerçekleriyle barışılmalıdır. Bartın bir sanayi metropolü değildir. Bu kötü bir durum değil, sadece başka bir yol gerektirmektedir.
7. Bartınspor’un Altyapısı ve Amatör Lig Durumu
Yaşar Cengiz Alpan: Bartınspor’un altyapısı ve amatör ligdeki durumu nasıl?
Mehmet Maden: Bartın’daki futbol altyapısına ilişkin mevcut tabloyu gözler önüne seren değerlendirmeler çarpıcı.
897 lisanslı futbolcu var; katılım oranı sadece %5
İl genelindeki futbol kulüplerine kayıtlı 897 lisanslı futbolcu bulunuyor. Yaş dağılımları ise şöyle:
31 yaş üstü: 54
18–30 yaş: 344
10–17 yaş: 499
Genç futbolcu grubunun büyük bölümü Merkez ilçede yoğunlaşmış durumda. İlçeler ve beldelerde katılım düşük. 10–17 yaş grubunda futbola katılım oranı ise yaklaşık %5 seviyesinde.
7. Bartınspor’un Altyapısı ve Amatör Lig Durumu (Devam)
Mehmet Maden:
45 bin genç potansiyel futbolcu
Bartın’da 5–19 yaş arası 45 bin genç futbol eğitimi alabilecek durumda. Bu veri, ilin aslında büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.
Saha var, sistem yok
İlde nizami ölçülerde toplam 8 futbol sahası bulunuyor:
Abdipaşa, Amasra, Kurucaşile, Kumluca, Kozcağız, Ulus, Ömer Tepesi ve Atatürk Stadyumu.
Bunlara ek olarak pek çok yerleşim yerinde mahalle sahaları hizmet veriyor. Son olarak, Kozcağız Özbaşı Köyü Futbol Sahası tamamlanarak kullanıma açıldı.
Kırsalda nüfus yüksek, erişim düşük
Bartın nüfusunun yaklaşık %45’i kırsal bölgelerde yaşıyor. Bu durum, futbol eğitiminin kırsala ulaştırılmasında ciddi bir planlama ihtiyacını ortaya koyuyor.
Amatör futbolda profesyonel maliyet: “Dipsiz kuyu”
Rapora göre, amatör futbolun profesyonel gibi para karşılığı yürütülmesi mevcut imkânları tüketiyor. Bu yaklaşım, “dipsiz kuyuya kaynak aktarmak” olarak nitelendiriliyor.
Eğitim süresi yetersiz: Maksimum 500 saat
Lisanslı oyuncuların büyük bölümü kâğıt üzerinde sporcu görünüyor. Çocukların toplam futbol eğitim süresi 500 saati geçmiyor. Bu nedenle nitelikli futbolcu yetişmemesi “olağan sonuç” olarak değerlendiriliyor.
Böyle bir altyapıya sahip Bartınspor, yüksek maliyetlerle adı amatör olan ligde profesyonel futbolcular transfer ederek şampiyon olmak istiyor. Ancak bu olanaksızdır; şampiyon olsa bile profesyonel ligte tutunamaz.
8. Proje Takımı Nereden Çıktı?
Yaşar Cengiz Alpan: Proje takımı nasıl ortaya çıktı?
Mehmet Maden: 2023 yılında Sayın Kenan Dursun, Bartınspor Başkanı seçildiği kongrede, Ak Parti Bartın Milletvekili Sayın Yusuf Ziya Aldatmaz’ın yaptığı konuşmayla bu proje ortaya konuldu. Peki, Sayın Milletvekilinin sözleri neydi?
“Birçok yönetimde görev aldım. Her zaman aynı şeyi söyledim: O sene bu sene değil, önce sağlam bir altyapı gerekiyor. Bartınspor 2. Lig’deyken altyapı takım sayımız fazlaydı. Futbolda başarı istiyorsak altyapıya önem vermeliyiz. Hep futbolcu transfer ettik, hiç yetiştirmedik. Parayı buluyoruz, sonra takılıyoruz. Bartınspor’un sorunu geçmişle ilgili değil, gelecekle ilgili. Başarı için birkaç yıla yayılan bir proje şart.”
Ancak Sayın Kenan Dursun ve yönetimi bu projeyi görmezden gelerek, Bartınspor takımı için futbolcu arayışına girip paranın gücüyle başarılı olabilecek futbolcuları Bartınspor’a kazandırma yolunu seçti.
Bir sonraki başkan ise Sayın Serkan Yurtaçan oldu. Şampiyonluğa oynayan bir takım yaratmak için kolları sıvadı. Ancak o da önceki başkanların yolunda giderek, adı amatör lig olan bu ligde futbolcu transfer etme yolunu tercih etti. İlimizde BAL liginde oynayacak kalitede futbolcu olmaması nedeniyle büyük paralar harcayarak bir takım oluşturdu. Şampiyon olamayınca kongrede aday olmayarak yerini Yıldıray Güngörür’e bıraktı.
Sonrasında Sayın Yıldıray Güngörür, Bartınspor’u kongreye götürerek yeni bir yönetimin oluşması için ön ayak oldu. Kongrede iki liste, yani Sayın Enes Eser ve Sayın Mehmet Maden karşı karşıya geldi. Kongreye katılan üyeler, Sayın Mehmet Maden yönetimi lehine oy kullanınca Mehmet Maden’in listesi seçilmiş oldu.
Bu seçimde en büyük etken, Sayın Enes Eser’in hem Bartınspor’da başkanlık yapmış olması hem de sonrasında Çaycumaspor’da başkanlık yapmasıdır. Sayın Enes Eser’in başkanlık yaptığı kulüplerdeki yönetim zafiyetlerinin seçim sonucunu olumsuz etkilediği düşünülmektedir.
9. Mehmet Maden Yönetimi Neleri Yapamadı?
Yaşar Cengiz Alpan: Yönetimin eksiklikleri nelerdi?
Mehmet Maden: Futbolcu kaynağımız yok: Yaşadığımız en temel sorun burada yatıyor.
İlimizde futbol ve diğer branşlar için yapılmış önemli yatırımlar bulunuyor. Hatta kırsalda da yeni futbol sahaları yatırımları hala devam etmekte. Bu yatırımlar konusunda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak yapılan tesisleri ve yatırımları Bartın’da sporcu yetiştirebilme anlamında ne kadar değerlendirebildik sorusunu sormak gerekiyor.
Cevap: Hayır, yeterince değerlendiremedik. Bartın’da kağıt üzerinde amatör liglerde mücadele eden takımlarımız var; ancak biz bu tesislerin etrafında kümelenmiş, kendi öz kaynaklarını oluşturabilmiş, kendi futbolcularını yetiştirebilmiş bir altyapıya maalesef sahip bir kent değiliz.
Burada ASKF’ye de büyük bir sorumluluk düştüğünü hatırlatarak, bu temel sorunu gidermek için elimizi taşın altına koyduğumuzu kamuoyunun bilmesini istiyoruz. Bu, uzun, emek ve maddi kaynak gerektiren zorlu bir programdır; ancak biz bunu başarmak için bir hedef belirledik.
Güçlü bir takım inşa etmek için temelleri attık. Bu süreçte yol kazaları elbette yaşanacaktır. Altyapı denilince Karadeniz’de akla ilk gelen marka kulüplerden biri olmak için kolları sıvadık. Elimizde sihirli bir değnek yok; sabırla ve uzun vadeli düşünerek pozitif bir sonuç elde edeceğimize inanıyoruz. Bartın’ın çocuklarını eğitip, oynatıp, transfer ederek kendi öz kaynağını yaratan bir sistem inşa etmek gibi zorlu bir işe giriştik. Anlık ve sadece skora bağlı başarıların peşinde değiliz.
Ancak, bu vizyonu kamuoyuna yeterince aktaramadık.
10. Maddi Kaynak Sıkıntısı
Yaşar Cengiz Alpan: Kentte maddi kaynak sıkıntısı var mı?
Mehmet Maden: Kentimizde ilk 100 şirketin ödediği verginin, K. Ereğli’de faaliyet gösteren bir firma tek başına ödediğini görmekteyiz. Maddi kaynaklarımız sınırlı ve yetersiz. Kaynaklarımızın kısıtlı olması, hem kurumsal hem de sportif anlamdaki gelişimimizi doğrudan olumsuz etkiliyor. Büyük harflerle konuşarak iddialı sözler söylemek bu gerçeği örtbas edemez.
İlimizin ekonomik durumu ortadadır. Mevcut kaynaklarımızı artırmak zorundayız ve bu kaynakları kullanırken çok titiz davranmalıyız. Telafisi mümkün olmayan harcamalardan kaçınmamız gerekiyor. Bu durum, gelişimimizi uzun vadeye yaymamızı gerektiriyor. Bu tabloyu tersine çevirmek yine bizim elimizde.
Kenetlenerek ve az demeden çok demeden, kentin çocuklarının gelişimi ve başarısı için maddi desteğimizi artırmalıyız. Başta şehrimizin önde gelen firmaları, iş insanları ve işletme sahiplerini, Bartın’ın çocuklarına destek olmaya çağırıyoruz. Bu çağrımızın duyulmadığını söyleyemeyiz.
11. Hesap Verilebilirlik ve Şeffaflık
Yaşar Cengiz Alpan: Hesap verilebilirlik konusunda nasıl bir politika izliyorsunuz?
Mehmet Maden: Hesap verilebilirlik konusunda şeffaf bir anlayış içindeyiz ve bu konudaki iddiamızdan taviz vermemiz söz konusu değildir. Bu nedenle iş başına geldiğimizden bu yana tuttuğumuz gelir-gider tablomuzu siz değerli kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ancak bu bilgileri düzenli olarak yerel basına aktaramadık.
12. Sponsorluk Çalışmaları
Yaşar Cengiz Alpan: Sponsorluk konusunda durum nedir?
Mehmet Maden: Sponsorluk konusunda da çalışmalarımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Resmi sponsorluk anlaşmaları için ilk adımları attık; bu, el altından para alarak kaynak yaratma şekli değildir. Sponsorluk çalışmalarımızın mevcut durumu şudur: Resmi sponsorluk anlaşmalarını yerel firmalara yeterince anlatamadık.
13. Kaynak Sıkıntısı ve Destek Çağrısı
Yaşar Cengiz Alpan: Destek çağrısı yaptınız mı?
Mehmet Maden: Kaynağımız yok; bunu en başında belirttik. Stada bilet satışı ile taraftar kabul etmek mecburiyetindeyiz. İlimizde bazı firmaların ve meslek odalarının resmi kurumlara yönelik araç hediyesi gibi jestler yapabildiklerini biliyoruz. En azından buna benzer bir yaklaşımı takımımız için de gösterebilmelerini rica ediyoruz.
Araç bağışı, malzeme desteği gibi doğrudan nakdi olmayan yardımlarla firmalarımızın isimlerini gurur ve onurla takımımızla özdeşleştirebileceğimiz, güçlü bir bağ oluşturacağımız bir atmosferi hep birlikte yaratabiliriz. Ancak bunu kamuoyuna yeterince aktaramadık.
14. Kongre Hedefi
Yaşar Cengiz Alpan: Kongre planlarınız nedir?
Mehmet Maden: Bu yönetim, kongresini Bartın Atatürk Stadyumu’nda üyeleriyle birlikte yapmayı hedeflemektedir. TSO salonunda değil, 5 bin kişilik statta, 5 bin üyeden oluşan oylarla tarihe geçecek bir kongre gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.
Ancak bu hedefe ulaşmak için vilayetin en güçlü isimlerinden destek almayı başaramadık.
15. “O Sene Bu Sene” Tartışması
Yaşar Cengiz Alpan: “O sene bu sene” tartışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mehmet Maden: “O sene bu sene” konusu açıldığında, 1992 yılındaki Bartın Gazetesi manşetinin basına gösterilmesi yeterlidir; fazla yorum yapılmasına gerek yoktur. Yıllarca takımın ne olamadığı, aynı yöntemlerle farklı sonuç alınamayacağı, bırakılan miras ve enkazın tek bir yönetime yıkmanın yanlış olacağı ve her yönetimin kendi doğrularıyla takımı ayağa kaldırmak için sorumluluk aldığı yeterince anlatılamadı.
16. Naklen Yayın Konusu
Yaşar Cengiz Alpan: Yayın anlaşmaları konusunda neler yaşandı?
Mehmet Maden: Bartınspor, yayın anlaşması konusunda haklı konumdayken haksız
duruma düşmüştür. Yayın anlaşmasını lig başlamadan yapması gerekiyordu. Şöyle
ki; BTV, babasının hayrına yayın yapmıyordu. Reklam ve sponsorluk almadan yayın
yaptıklarını söylüyorlar.
Maç yayınını izleyen her kişi, potansiyel müşteri ve takipçidir. Özellikle tek bir mecra ve sosyal medya üzerinden elde edilen her görüntülenme, her yorum ve etkileşim, kazanca dönüştürebilecek bir potansiyel demektir. Başka firmalarla reklam ve sponsorluk anlaşmalarında bütçe konuşulurken, bu ve benzeri yayınlarla elde edilen takipçi sayısı çok etkilidir. Ancak ortada yayın anlaşması yapılmış bir kuruluş yokken, yayın yasağı tepkisi verilmemeliydi.
17. Yeni Takım, Yeni Program, Yeni Taraftar Kültürü
Yaşar Cengiz Alpan: Yeni takım ve taraftar kültürü konularında neler yapıyorsunuz?
Mehmet Maden: Yeni bir takım, yeni bir program ve yeni bir taraftar kültürü yaratmak için yola çıkıldı; ancak yol kazaları yaşandı. Kenarda, başarısız olmasını bekleyen bir kesim ve kendi amaçları doğrultusunda hareket eden bir taraftar grubunun eleştirilerine maruz kaldık.
Yönetim, “denenmişi milyonuncu kez deneyin” yaklaşımına karşı duramadı. 30 yılın başarısızlığını Mehmet Maden’e yıkmak doğru değildir; bu durum kamuoyuna yeterince anlatılamadı.
Ayrıca, 25 bin takipçili taraftar sayfasının hukuki incelemesi yapılacak mı? Sayfada Bartınspor logosu kullanılıyor; bunun yasal olup olmadığı tartışmalıdır. Gerçekten bilmiyorum. Örneğin UltrAslan bir taraftar grubudur ve kendi logosunu kullanır ve sponsorları vardır. Ancak bu sayfanın tarafsız olmadığı Bartın kamuoyuna yeterince anlatılmadı. Bu sayfalarda konuşanların yanında konuşmayı tercih etmeyenler ve farklı fikirlere sahip olanlar sanıyorum çoğunlukta.
18. Bartınspor’da Son Durum
Yaşar Cengiz Alpan: Mevcut durumda Bartınspor’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mehmet Maden: Futbol, başarıya endeksli bir spor dalıdır. Sürekli yenilgi, doğal olarak yönetime güvensizlik oluşturuyor. Ancak bu takımı oluşturan toplum katmanları ne yazık ki iş başına düştüklerinde ortadan kayboluyorlar.
Buna karşın yarattıkları baskı, vilayetin siyasi sahiplerini harekete geçiriyor. 3 Ocak 2026 tarihinde, Bartın Valisi başkanlığında Ak Parti Milletvekili Sayın Yusuf Ziya Aldatmaz, Bartın Belediye Başkanı Sayın Muhammet Rıza Yalçınkaya ve eski başkanların katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi.
Bu toplantı sonucunda mevcut yönetim, Bartınspor’u olağanüstü genel kurula götürerek yeni bir yönetimin seçilmesine ön ayak olacak. Toplantıda, sözde Bartınspor’a el birliği ile sahip çıkacak bir yönetim oluşturulacağı kararı alındı. Ancak her zaman olduğu gibi, bu yönetim 50-100 kişinin katılımıyla şekillenecek.
19. Altyapı ve Sporcu Kaynağı Sorunu
Yaşar Cengiz Alpan: Altyapı ve sporcu kaynağı konusunda sorunlarınız var mı?
Mehmet Maden: Hiç kimse, ASKF Başkanına Bartın Amatör Ligi’nden futbolcu çıkmadığını sormuyor. Hiç kimse yöneticilere, futbol eğitimi yapılmayan ve futbol maçı düzenlenmeyen sahaların neden yapıldığını sormuyor.
Şimdi önümüzdeki gündemi meşgul edecek konu, Bartınspor’un giderlerinin nasıl karşılanacağı ve “taşıma suyla değirmen” modelinin nasıl döndürüleceğidir. Vilayetimiz, ülkemizin gayri safi milli gelirinden kişi başına en az pay alan son yirmi vilayetin içindedir. Bizim ne taraftarımız deplasmana gidecek ekonomik güce sahiptir, ne de Bartınspor’u şampiyon yapacak sponsorumuz vardır. Şampiyon olsak bile, şampiyonluk maçına taraftar sadece Bartınspor getirecektir. Geçmişte de bunu sağlayamadınız; hatta taraftar bazen uykudan bile kaldırılmak zorunda kaldı sizleri.
20. Tribünler, Sosyal Medya ve Basın
Yaşar Cengiz Alpan: Tribünler ve basın durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Mehmet Maden: Tribünler, Türkiye’de futbolun doğası gereği çok boyutlu bir oyun olduğunu göz ardı ederek, alışılagelen biçimde skora ve şampiyonluğa endeksli bir beklenti atmosferine mahkûm edilmiştir.
Yerel ve bölgesel basın, yıllardır aynı yöntemlerin denenip aynı sonuçların alındığını yeterince irdelemeden; yönetimin ve kamuoyunun Bartınspor ile ilgili görüşlerini dengeli ve objektif biçimde yansıtmadan, çoğu zaman kutuplaştırıcı ve tarafgir bir atmosferin oluşmasına zemin hazırlamaktadır.
Tartışmaların geldiği nokta, yer yer itibar zedeleyici bir boyuta ulaşmakta; basın ve sosyal medya paylaşımlarında eleştiri sınırını aşan, hakarete varan yorumlara filtreleme uygulanmadığı görülmektedir.
Olaylar çoğunlukla bütüncül bir perspektifle ele alınmamakta; ya belirli bir taraftar grubunun mağduriyeti üzerinden okunmakta ya da bazı medya organları, çalıştıkları kurumların ve işverenlerinin sözcüsü konumuna indirgenmektedir.
Bu yaklaşım, habercilikten ziyade Bartınspor özelinde farklı mecralarda tipik bir halkla ilişkiler ve yer yer propaganda faaliyeti yürütüldüğü izlenimini güçlendirmektedir.
21. Sürdürülebilir Futbol ve Şehir Perspektifi
Yaşar Cengiz Alpan: Futbolun sürdürülebilirliği konusunda ne düşünüyorsunuz?
Mehmet Maden: Şehrimiz gelişmeden, sosyoekonomik alanda gerçek bir ilerleme sağlanmadan; artan nüfusa rağmen üretim kapasitesi aynı paralelde artırılamadan ve Bartınspor gibi mevcut lig organizasyonları ile kulüp modelleri sorgulanıp tartışmaya açılmadan, önümüzdeki 20 yılda yapısal bir değişim yaşanması mümkün görünmemektedir. Takım sportif başarılar elde edebilir; ancak bu başarıların sürdürülebilir olma ihtimali çok düşük olacaktır.
Asıl başarı, güçlü bir kurumsal yapıya sahip, kentin güvenini kazanmış, kentin marka değerlerinden biri olmayı başarmış ve yalnızca tek bir grup ya da yapının değil, toplumun tüm kesimlerinin sahiplenebildiği bir futbol kulübü yaratmaktır. Bu yol zordur; ancak imkânsız değildir.













