Eğitim-İş Zonguldak Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Zonguldak’ın coğrafi yapısı, ulaşım koşulları ve sosyal gerçeklerinin göz ardı edildiği vurgulandı. Tek Bölge uygulaması nedeniyle öğretmenlerin Çaycuma’dan Ereğli’ye, Devrek’ten Alaplı’ya, Kozlu’dan Gökçebey’e kadar 100 kilometreyi aşan mesafelere resen atanma tehdidiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Yapılan açıklama şu şekilde;
"Tek Bölge Dayatması Öğretmeni Sürüyor, Eğitimi Çökertiyor: Hukuki Süreci Başlatıyoruz!
Zonguldak ilinde norm fazlası öğretmen atamalarında uygulanan “tek ilçe grubu (tek bölge)” sistemi, akıl ve vicdanla açıklanamayacak bir idari dayatmaya dönüşmüştür. İlimizin coğrafi gerçeklerini, ulaşım koşullarını ve toplumsal yapısını yok sayan bu uygulama, öğretmenlerimizi mağdur etmekte; okullardaki eğitim-öğretim sürecini ve öğrencilerimizin eğitim hakkını da olumsuz etkilemektedir.
Bugün öğretmenlerimiz; Çaycuma’dan Ereğli’ye, Devrek’ten Alaplı’ya, Kozlu’dan Gökçebey’e kadar 100 kilometreyi aşan mesafelere resen atanma tehdidi altında çalışmaktadır. Bu mesafeler günlük ulaşımı fiilen imkânsız kılmakta; öğretmenler ya ailelerinden kopmaya ya da ağır ekonomik yük altına girmeye zorlanmaktadır. Bu tablo açıkça örtülü bir sürgün politikasıdır.
Sorun yalnızca mesafe değildir. Son yönetmelik değişiklikleriyle birlikte aynı ilçe grubu içinde mazeret tayini hakkının fiilen ortadan kaldırılması, aile bütünlüğüne, sosyal yaşama ve anayasal haklara açık bir müdahaledir. Bakanlık, kendi mevzuatında yer alan “coğrafi koşullar ve ulaşım imkânlarının dikkate alınması” ilkesini Zonguldak özelinde tamamen yok saymıştır. Bu yaklaşım hukuksuzdur, adaletsizdir ve kabul edilemezdir.
Eğitim-İş Zonguldak Şubesi olarak bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmıyoruz.
Eğitim-İş Genel Merkezi Hukuk Sekreterliğine, mahkemeye sunulmak üzere hazırlanan gerekçeli başvuru metnimizde; ilçeler arası mesafe ve ulaşım gerçekleri, tek bölge uygulamasının doğurduğu mağduriyetler ve Zonguldak’ın yeniden birden fazla bölgeye ayrılması yönündeki haklı talebimiz ayrıntılı biçimde ortaya konulmuştur.
Tek bölge sistemi, öğretmenler üzerinde ciddi ekonomik, psikolojik ve sosyal mağduriyetler yaratmaktadır.
Önceki yıllarda uygulanan ve mağduriyeti azaltan çoklu bölge (üç bölge) sistemi, Zonguldak’ın gerçeklerine çok daha uygundur ve yeniden hayata geçirilmelidir.
Talebimiz son derece nettir:
Zonguldak, masa başında değil, sahadaki gerçekler dikkate alınarak bölgelendirilmelidir. Öğretmenler idari keyfiyetle oradan oraya savrulamaz.
Buradan ayrıca Zonguldak Valiliğine açık çağrıda bulunuyoruz:
2025–2026 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde okullarda kaos yaşanmaması, eğitim-öğretim sürecinin sekteye uğramaması ve mağduriyetlerin daha da derinleşmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını bekliyoruz.
İlimizin coğrafi ve sosyal koşulları gözetilerek kamu yararına uygun idari düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.
Eğitim-İş Zonguldak Şubesi olarak buradan bir kez daha ilan ediyoruz:
Öğretmeni mağdur eden, aileleri dağıtan, eğitim ortamını istikrarsızlaştıran hiçbir uygulamaya boyun eğmeyeceğiz. Hukuki, sendikal ve demokratik tüm mücadele yollarını sonuna kadar kullanacağız.
Tüm eğitim emekçilerini bu haklı mücadelede birlik olmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz."














