Türkiye’de cezaların caydırıcı olmadığı için başka ailelerin ve çocukların aynı dramı yaşamaması adına devletin uyuşturucu sorunu yaşayan ailelere hukuki ve psikolojik destek vermesi gerektiğini söyleyen çaresiz kadın, “Gerekirse zorunlu aile terapisti ile uyuşturucu kullanan kişi ve eşi düzenli olarak takibe alınmalı. Cezalar ağırlaştırılmalı. Bir katil öfkeyle birini öldürüyor. En az 15-20 yıl cezaevinde yatıyor. Ama bir uyuşturucu satıcısı yüzlerce insanın hayatını mahvediyor. Bir o kadar insanı canlı canlı öldürüyor. Cezalar caydırıcı değil. Uyuşturucu satıcılarına çok daha ağır cezalar verilirse bu sorun biter diye düşünüyorum” dedi.
Röportaj: Cevat Baran ÇAYDAŞ Evli ve 2 çocuk annesi İ.K., 24 yıldır evli olduğu uyuşturucu bağımlısı eşinin kendisine ve çocuklarına yaşattığı dramı anlattı.Özgür Halkın Sesi muhabirine konuşan İ.K., eşinin uyuşturucu bağımlılığı yüzünden aile huzurunun kalmadığını ve çocuklarının da babalarına özeneceğinden endişe ettiğini söyledi. 'BIRAKACAĞINA YEMİNLER ETTİ AMA SÖZÜNDE DURMADI'–Biraz eşinizden bahseder misiniz? Uyuşturucuya nasıl başladı? İ.K.: Eşim ile 24 yıldır evliyiz. Nasıl başladı bu merete bilmiyorum, ama o günden beri huzurumuz yok. Eşim daha öncesinde alkol ve esrar kullanıyordu. Hatta ev ortamında, çocukların olduğu ortamda bile içiyordu. Bu durumdan rahatsız olduğumu söylediğimde de benimle kavga ediyordu. En sonunda 2019'da uyuşturucu satılıcılığı iddiasıyla tutuklandı, yaklaşık 6 ay cezaevinde yattı. Sonra da denetimli serbestlikle bırakıldı. Şimdi ise tuvalette, çocuklar uyuyunca içiyor. Cezaevine girince bırakacağına yeminler etti, ama çıkınca yine içmeye başladı. Ne yaptıysam bıraktırmadım. 'EVİMİZİ 3 DEFA POLİS BASTI'–Ne zamandır uyuşturucu kullanıyor?İ.K.: Eşim yaklaşık 15 yıldır uyuşturucu kullanıyor. Başlarda esrar içiyordu. Daha sonra kimyasal kullanmaya başladı. Sürekli kıyafetlerinde uyuşturucu buluyordum. Bu güne kadar evimize 3 kez polis baskını oldu. Her seferinde engelli olan oğlumun korkusu gözlerine yansıyordu. Mahalle sakinlerine mahcup oluyorduk. Eşim cezaevine girdiğinde ekonomik olarak çok zor günler geçirdik. Günlük temizliğe gittim, lokantalarda bulaşıkçılık yaptım. İki sefer uyuşturucu kullandığı için boşanma davası açtım. Ama her seferinde çocuklarım için boşanmaktan vazgeçtim. – Polis baskını esnasında neler yaşadınız? Böyle bir şey bekliyor muydunuz?İ.K.: Bir gün evde televizyon izlerken, kapımızı gürültüyle çalanlar 'aç kapıyı polis' diye bağırdı. Yanlarında mahalle muhtarı ve polis köpeğiyle gelen 5 kişi bağırarak 'hiç bir şeye dokunmayın' dedi. Ben de engelli çocuğumun olduğunu ve korktuğunu söyledim. Arama izinleri olup olmadığını sordum. Kadın polislerle aramızda arbede oldu. Eve ayakkabılarıyla girdikleri gibi eşyalarımızı didik didik ettiler. Açıkçası hiç böyle bir şey beklemiyordum. Komşularıma rezil olduğuma mı yanayım, engelli oğlumun yaşadığı travmaya mı yanayım. Kabus gibiydi. ÇOCUKLARININ ISRARIYLA SIĞINMA EVİNDEN DÖNDÜ –Peki eşiniz uyuşturucu kullanınca size şiddet uyguluyor muydu?İ.K.: Fiziksel şiddet görmesem de ekonomik şiddet yaşıyorum. Çünkü eşim kazandığını uyuşturucu satıcılarına veriyordu. Bir keresinde iki çocuğumla birlikte Kadın Sığınma Evine gittim. Burada 3 gün kaldıktan sonra yine çocuklarım için evime döndüm. Mahalle baskısı, ailem ‘yuvana dön’ diyince çaresiz döndüm. Çünkü ekonomik özgürlüğünüz yoksa eviniz yarı açık cezaevi gibidir. Başka gidecek yerimiz yoktu… EŞİNİ SOKAKLARDAN TOPLAYIP EVE GÖTÜRÜYOR– Eşiniz hep evde mi uyuşturucu kullanır?İ.K: Hayır, dışarıda arkadaşlarıyla da kullandığı oluyor. Bir keresinde eşimi gece vakitlerinde oturduğumuz evin aşağı sokağında bulunan çöp konteynerının önünde, bir keresinde de köprü altında baygın hâlde bulduğum olmuştu. Onu oradan alıp eve götürmüştüm. İşin rezilliğini anlatmak bile istemiyorum... "EN BÜYÜK KORKUM ÇOCUKLARIMIN UYUŞTURUCUYA BAŞLAMASI”– Yaşadığınız bu sorunun çözümü ne olmalı?İ.K.: Benim gibi yüzlerce hatta binlerce kadın ve aynı zamanda anne maalesef çocukları için kaderine razı geliyor. Ben eşimin devlet desteği olmadan uyuşturucuyu bırakabileceğine inanmıyorum. Başka ailelerin ve çocukların bu dramı yaşamaması için devletin hukuki ve psikiyatrik destek vermesi gerektiğini düşünüyorum. Gerekirse zorunlu aile terapisti ile uyuşturucu kullanan kişi ve eşi düzenli olarak takibe alınmalı. En büyük korkum çocuklarımın babalarına özenerek evde buldukları uyuşturucuyu kullanmaları. Engelli olan oğlum durumun farkında değil, ama büyük oğlum bana çok kızıyor. 'Eğer sen bugüne kadar bırakıp gitseydin biz kendi düzenimizi kurardık' diyor. 'KORKUDAN EŞİMİ POLİSE ŞİKAYET EDEMEDİM'– Eşinizi hiç polise ihbar etmeyi düşündünüz mü?İ.K.: Çoğu kez eşimi polise ihbar etmeyi düşündüm ama cesaret edemedim.
Son çare bu röportajı vererek hayatımda bir şeylerin değişmesini istiyorum. En azından başka anneler benim yaşadıklarımı yaşamamalı. Çünkü olan annelere ve çocuklarına oluyor. Bir uyuşturucu bağımlısı, özellikle kimyasal maddeye tekel bayisinden sigaraya ulaşır gibi kolaylıkla ulaşabiliyor. Polisiye tedbirlerle bu sorunun çözülebileceğini inanmıyorum. Çünkü çok büyük paralar dönüyor. Kesinlikle uyuşturucu bağımlıları zorunlu psikiyatrik takibe alınmalı. Bir keresinde cep telefonunu karıştırarak uyuşturucu satıcısı ile yaptığı konuşmaları okudum eşimin. WhatsApp üzerinden uyuşturucu maddenin fotoğrafını atacak kadar rahatlar. 4-5 kez eşimin gardolabında ve kıyafetlerinin cebinde uyuşturucuya rastladım. Her bulduğumda çöpe attım. 'CEZALAR CAYDIRICI OLMALI'– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?İ.K.: Bu röportajı yapmaktaki en büyük amacım devletin sosyal hizmetler aracılığı ile benim gibi uyuşturucu bağımlısı eşi olan kadınlar ve çocukların yanında olması için. Maalesef ben ve çocuklarım uyuşturucu içen eşimden çok daha fazla zarar görüyoruz. Eşim sürekli uyuşturucu kullandığı için ekonomik sorunların yanı sıra psikolojik problemler de yaşıyorum. Sürekli bu nedenle kavga ediyoruz. Bir katil öfkeyle birini öldürüyor. En az 15-20 yıl cezaevinde yatıyor. Ama bir uyuşturucu satıcısı yüzlerce insanın hayatını mahvediyor. Bir o kadar insanı canlı canlı öldürüyor. Ama en fazla 1-2 yıl cezaevinde yatıyor. Cezalar caydırıcı değil. Uyuşturucu satıcılarına çok daha ağır cezalar verilirse bu sorun biter diye düşünüyorum.
Röportaj: Cevat Baran ÇAYDAŞ Evli ve 2 çocuk annesi İ.K., 24 yıldır evli olduğu uyuşturucu bağımlısı eşinin kendisine ve çocuklarına yaşattığı dramı anlattı.Özgür Halkın Sesi muhabirine konuşan İ.K., eşinin uyuşturucu bağımlılığı yüzünden aile huzurunun kalmadığını ve çocuklarının da babalarına özeneceğinden endişe ettiğini söyledi. 'BIRAKACAĞINA YEMİNLER ETTİ AMA SÖZÜNDE DURMADI'–Biraz eşinizden bahseder misiniz? Uyuşturucuya nasıl başladı? İ.K.: Eşim ile 24 yıldır evliyiz. Nasıl başladı bu merete bilmiyorum, ama o günden beri huzurumuz yok. Eşim daha öncesinde alkol ve esrar kullanıyordu. Hatta ev ortamında, çocukların olduğu ortamda bile içiyordu. Bu durumdan rahatsız olduğumu söylediğimde de benimle kavga ediyordu. En sonunda 2019'da uyuşturucu satılıcılığı iddiasıyla tutuklandı, yaklaşık 6 ay cezaevinde yattı. Sonra da denetimli serbestlikle bırakıldı. Şimdi ise tuvalette, çocuklar uyuyunca içiyor. Cezaevine girince bırakacağına yeminler etti, ama çıkınca yine içmeye başladı. Ne yaptıysam bıraktırmadım. 'EVİMİZİ 3 DEFA POLİS BASTI'–Ne zamandır uyuşturucu kullanıyor?İ.K.: Eşim yaklaşık 15 yıldır uyuşturucu kullanıyor. Başlarda esrar içiyordu. Daha sonra kimyasal kullanmaya başladı. Sürekli kıyafetlerinde uyuşturucu buluyordum. Bu güne kadar evimize 3 kez polis baskını oldu. Her seferinde engelli olan oğlumun korkusu gözlerine yansıyordu. Mahalle sakinlerine mahcup oluyorduk. Eşim cezaevine girdiğinde ekonomik olarak çok zor günler geçirdik. Günlük temizliğe gittim, lokantalarda bulaşıkçılık yaptım. İki sefer uyuşturucu kullandığı için boşanma davası açtım. Ama her seferinde çocuklarım için boşanmaktan vazgeçtim. – Polis baskını esnasında neler yaşadınız? Böyle bir şey bekliyor muydunuz?İ.K.: Bir gün evde televizyon izlerken, kapımızı gürültüyle çalanlar 'aç kapıyı polis' diye bağırdı. Yanlarında mahalle muhtarı ve polis köpeğiyle gelen 5 kişi bağırarak 'hiç bir şeye dokunmayın' dedi. Ben de engelli çocuğumun olduğunu ve korktuğunu söyledim. Arama izinleri olup olmadığını sordum. Kadın polislerle aramızda arbede oldu. Eve ayakkabılarıyla girdikleri gibi eşyalarımızı didik didik ettiler. Açıkçası hiç böyle bir şey beklemiyordum. Komşularıma rezil olduğuma mı yanayım, engelli oğlumun yaşadığı travmaya mı yanayım. Kabus gibiydi. ÇOCUKLARININ ISRARIYLA SIĞINMA EVİNDEN DÖNDÜ –Peki eşiniz uyuşturucu kullanınca size şiddet uyguluyor muydu?İ.K.: Fiziksel şiddet görmesem de ekonomik şiddet yaşıyorum. Çünkü eşim kazandığını uyuşturucu satıcılarına veriyordu. Bir keresinde iki çocuğumla birlikte Kadın Sığınma Evine gittim. Burada 3 gün kaldıktan sonra yine çocuklarım için evime döndüm. Mahalle baskısı, ailem ‘yuvana dön’ diyince çaresiz döndüm. Çünkü ekonomik özgürlüğünüz yoksa eviniz yarı açık cezaevi gibidir. Başka gidecek yerimiz yoktu… EŞİNİ SOKAKLARDAN TOPLAYIP EVE GÖTÜRÜYOR– Eşiniz hep evde mi uyuşturucu kullanır?İ.K: Hayır, dışarıda arkadaşlarıyla da kullandığı oluyor. Bir keresinde eşimi gece vakitlerinde oturduğumuz evin aşağı sokağında bulunan çöp konteynerının önünde, bir keresinde de köprü altında baygın hâlde bulduğum olmuştu. Onu oradan alıp eve götürmüştüm. İşin rezilliğini anlatmak bile istemiyorum... "EN BÜYÜK KORKUM ÇOCUKLARIMIN UYUŞTURUCUYA BAŞLAMASI”– Yaşadığınız bu sorunun çözümü ne olmalı?İ.K.: Benim gibi yüzlerce hatta binlerce kadın ve aynı zamanda anne maalesef çocukları için kaderine razı geliyor. Ben eşimin devlet desteği olmadan uyuşturucuyu bırakabileceğine inanmıyorum. Başka ailelerin ve çocukların bu dramı yaşamaması için devletin hukuki ve psikiyatrik destek vermesi gerektiğini düşünüyorum. Gerekirse zorunlu aile terapisti ile uyuşturucu kullanan kişi ve eşi düzenli olarak takibe alınmalı. En büyük korkum çocuklarımın babalarına özenerek evde buldukları uyuşturucuyu kullanmaları. Engelli olan oğlum durumun farkında değil, ama büyük oğlum bana çok kızıyor. 'Eğer sen bugüne kadar bırakıp gitseydin biz kendi düzenimizi kurardık' diyor. 'KORKUDAN EŞİMİ POLİSE ŞİKAYET EDEMEDİM'– Eşinizi hiç polise ihbar etmeyi düşündünüz mü?İ.K.: Çoğu kez eşimi polise ihbar etmeyi düşündüm ama cesaret edemedim.Son çare bu röportajı vererek hayatımda bir şeylerin değişmesini istiyorum. En azından başka anneler benim yaşadıklarımı yaşamamalı. Çünkü olan annelere ve çocuklarına oluyor. Bir uyuşturucu bağımlısı, özellikle kimyasal maddeye tekel bayisinden sigaraya ulaşır gibi kolaylıkla ulaşabiliyor. Polisiye tedbirlerle bu sorunun çözülebileceğini inanmıyorum. Çünkü çok büyük paralar dönüyor. Kesinlikle uyuşturucu bağımlıları zorunlu psikiyatrik takibe alınmalı. Bir keresinde cep telefonunu karıştırarak uyuşturucu satıcısı ile yaptığı konuşmaları okudum eşimin. WhatsApp üzerinden uyuşturucu maddenin fotoğrafını atacak kadar rahatlar. 4-5 kez eşimin gardolabında ve kıyafetlerinin cebinde uyuşturucuya rastladım. Her bulduğumda çöpe attım. 'CEZALAR CAYDIRICI OLMALI'– Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?İ.K.: Bu röportajı yapmaktaki en büyük amacım devletin sosyal hizmetler aracılığı ile benim gibi uyuşturucu bağımlısı eşi olan kadınlar ve çocukların yanında olması için. Maalesef ben ve çocuklarım uyuşturucu içen eşimden çok daha fazla zarar görüyoruz. Eşim sürekli uyuşturucu kullandığı için ekonomik sorunların yanı sıra psikolojik problemler de yaşıyorum. Sürekli bu nedenle kavga ediyoruz. Bir katil öfkeyle birini öldürüyor. En az 15-20 yıl cezaevinde yatıyor. Ama bir uyuşturucu satıcısı yüzlerce insanın hayatını mahvediyor. Bir o kadar insanı canlı canlı öldürüyor. Ama en fazla 1-2 yıl cezaevinde yatıyor. Cezalar caydırıcı değil. Uyuşturucu satıcılarına çok daha ağır cezalar verilirse bu sorun biter diye düşünüyorum.















Kim yapıyorsa Allah beter etsin içerlerden çıkamasın inşallah kaç evi kaç ocağı yıktınız haram para tatlı geliyor size