İşte Ali Baltaş'ın o yazısı;
"Zonguldak basınında kent içi trafik sorunu ile ilgili olarak son günlerde çok sayıda yazı kaleme alınmaktadır.
Örnek vermek gerekirse; “Zonguldak'ın kent merkezinde trafik yarım saat aralıklarla ilerledi. Kozlu istikametinden Zonguldak Merkez'e 45 dakikada ulaşıldı. Trafiğe iftar vaktinden 1 saat önce denk gelen vatandaşlar, otobüslerini kaçırdı, evlerine geç vakitte vardı.”
“Zonguldak Kent merkezinde her gün yaşanan trafik sorunu işin içinden çıkılmaz bir hale giriyor. Trafik sıkışıklığı yaşanırken diğer yandan geçiş üstünlüğüne sahip olan ambulans ve itfaiye yaşanan trafik sıkışıklığında dakikalarca siren sesleriyle caddeyi inletiyor. Araç sürücüleri alternatif başka yol olmadığından şikâyet ederken bu sorun her geçen gün işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Ambulans ve itfaiye araçlarının sürücüleri ise bu sorun yüzünden olay yerine geç kaldıklarını ifade ediyorlar.”
“Zonguldak'ta depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan 5 ayaklı Fevkani Köprüsü'nün yıkılması sonucunda, kent merkezinde trafik keşmekeşi yaşanıyor.”
Zonguldak’ın mekânsal gelişiminin ve kent içi ulaşım ağının oluşmasında ve biçimlenmesinde, içinde bulunduğu coğrafya ve bir endüstri kenti olmasının önemli bir rolü vardır. Kentin topoğrafik özellikler nedeniyle çok dar bir alanda kurulmuş olması plansız yerleşimin yanı sıra kent içi trafiğe ilişkin çeşitli sorunların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu durum alternatif ulaşım çözümlerinin (toplu taşıma seçenekleri gibi) üretilmesini de sınırlandırmaktadır.
Aşağıdaki uydu görüntüsünde de görüldüğü gibi kenti çevreleyen yerleşim alanlarının birbirleriyle en kısa bağlantısı şehir merkezinde çok dar bir alanda oluşturulan yol ve kavşaklar kullanılarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle söz konusu yol ve kavşaklara en yakın konumda bulunan Gazipaşa Caddesi, Soğuksu Semti, Milli Egemenlik Caddesi ve Acılık Semtlerinde günün her saatinde trafik yavaş akmakta ve araç yoğunluğu yaşanmaktadır. Özellikle mesai saatlerinin başlangıcında ve sonunda trafik zaman zaman durma noktasına gelmektedir.
Yanı sıra Uğur Mumcu kavşağını ortada bırakarak kenarından geçerek limana ulaşan iki ray hattı da tren geçişleri nedeniyle zaman zaman trafiğin durmasına neden olmaktadır.
Fevkani Köprünün de yıkılmasından sonra Zonguldak şehir merkezinde yeni kavşak ve yollar yapılmasına rağmen hem karayollarının hem de demir yollarının çok dar bir alanda aynı seviyeden geçmesi nedeniyle kent merkezinin trafiğinde bir rahatlama olmamıştır. Hâlbuki Fevkani Köprü’nün gerekli iyileştirilmeleri yapıldıktan ve altındaki dükkânlar boşaltıldıktan sonra şehir içi trafiğini rahatlatmaya dönük olarak altından geçerek şekilde yeni yol ve kavşaklar yapılabilirdi. Böylece şehir merkezinin kenarlarıyla bağlantısı zemin seviyesinden farklı bir seviyeden ayrıca bağlanmış olurdu. Üzülmez ve Çaydamar derelerinin taşkınlarından korunmanın yanı sıra, kent kimliğinin simge yapılarından biriside korunmuş olurdu.
Yaptığımız bütün bu değerlendirmelerden sonra vardığımız sonuç; ne yazık ki ilimizin trafik sorununun yakın bir gelecekte çözümü bulunmamaktadır."















