SOL Parti Zonguldak İl Örgütü Sözcüsü Elçin Kınay Bayrak, Diyanet'in Cuma hutbesinde kadınların Medeni Kanun'da yer alan eşit Miras hakkında ısrarcı olmalarının "kul hakkı ihlali" olduğunu ifade etmesine tepki gösterdi. Bayrak açıklamasında şu ifadelere yer verdi:"Sahibinin sesi Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Cuma hutbesinde fetva verdi. Kadınların eşit miras hakkına saldıran bir fetva. Daha önce kadınların giyimine “haram” diyerek saldıran Diyanet, yayımladığı Cuma hutbesi ile; kız çocuklarının mirastan pay alma isteğini “hak fazlası” olarak Allah’ın buyruğuna karşı gelmek, “kul hakkı” yemek olduğunu iddia etti. 81 ilde okunan Hutbe ile kız çocukları mirastan eşit pay alırsa, erkek çocuklarının hakkını yemiş olacaklarını ifade ettiler.
İstanbul Sözleşmesinden neden çıktıkları, Medeni kanuna neden karşı oldukları, 6428 sayılı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunuyla neden uğraştıkları daha iyi anlaşılıyor. Ülkenin tüm kurumlarına hakim olan, Diyanette sembolleşen bu zihniyetin asıl niyeti her geçen gün açığa çıkıyor. Kadını ikinci sınıf vatandaş gören gerici ata erkil bu zihniyet, ezilenleri, emekçileri, dezavantajlı tüm kesimleri de aynı gözle görmektedir.
Siz maaşlarınızı bu ülkenin kadın, erkek emekçilerinin vergilerinden alıyorsunuz. Sizin kadın ve çocuk istismarından başka işiniz yok mu? Ülke yangın yeriyken sizin ve camianızın derdi, görevi kadın ve çocuk istismarı mıdır? Bu tavırlarınız nedeniyle her gün onlarca kadının öldürülmesine zemin hazırlamak mı? Sizin göreviniz saltanat sürenlere, sultanlara, haramilere, sermayeye hizmet etmek mi? Sizin haksızlıklara, yolsuzluklara, hırsızlıklara, rüşvete, şantaja, baskıya, zulme, adaletsizliklere söyleyecek hiçbir sözünüz yok mu? Hele hele en büyüğünü sizin yaptığınız lükse, şatafata, İSRAFA diyecek sözünüz yok mu? Sayın Erbaş sizin dininiz herkesi kapsamıyor mu, dininiz sadece hükmedenler ve zalimler için midir? Bu açıklamalar, münferit değildir. Rejimin, kadınların yaşam hakkını, kazanılmış haklarını ve eşit yurttaşlık taleplerini tasfiye etme amacının adımlarıdır. Laikliğin kadınlar için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha görülmüştür. Laiklik kadınlar için bu gerici ve sömürü düzende hayatta kalabilme koşuludur. Eşit haklarımızı almaya çalışan biz kadınların sizin fetvanıza ihtiyacı yok. Bizler haklarımızı kanunlardan, kadın mücadelesinden almaktayız. Sizler gölge etmeyin yeter! Sizler bizim için fetva vermeyin yeter! Ayrıca bilmelisiniz ki fetvalarınız umurumuzda değil. Biz haklarımız için mücadele ederken, sizin varlığınız için de, yarattığınız karanlık için de mücadele etmekteyiz."
İstanbul Sözleşmesinden neden çıktıkları, Medeni kanuna neden karşı oldukları, 6428 sayılı Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunuyla neden uğraştıkları daha iyi anlaşılıyor. Ülkenin tüm kurumlarına hakim olan, Diyanette sembolleşen bu zihniyetin asıl niyeti her geçen gün açığa çıkıyor. Kadını ikinci sınıf vatandaş gören gerici ata erkil bu zihniyet, ezilenleri, emekçileri, dezavantajlı tüm kesimleri de aynı gözle görmektedir.
Siz maaşlarınızı bu ülkenin kadın, erkek emekçilerinin vergilerinden alıyorsunuz. Sizin kadın ve çocuk istismarından başka işiniz yok mu? Ülke yangın yeriyken sizin ve camianızın derdi, görevi kadın ve çocuk istismarı mıdır? Bu tavırlarınız nedeniyle her gün onlarca kadının öldürülmesine zemin hazırlamak mı? Sizin göreviniz saltanat sürenlere, sultanlara, haramilere, sermayeye hizmet etmek mi? Sizin haksızlıklara, yolsuzluklara, hırsızlıklara, rüşvete, şantaja, baskıya, zulme, adaletsizliklere söyleyecek hiçbir sözünüz yok mu? Hele hele en büyüğünü sizin yaptığınız lükse, şatafata, İSRAFA diyecek sözünüz yok mu? Sayın Erbaş sizin dininiz herkesi kapsamıyor mu, dininiz sadece hükmedenler ve zalimler için midir? Bu açıklamalar, münferit değildir. Rejimin, kadınların yaşam hakkını, kazanılmış haklarını ve eşit yurttaşlık taleplerini tasfiye etme amacının adımlarıdır. Laikliğin kadınlar için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha görülmüştür. Laiklik kadınlar için bu gerici ve sömürü düzende hayatta kalabilme koşuludur. Eşit haklarımızı almaya çalışan biz kadınların sizin fetvanıza ihtiyacı yok. Bizler haklarımızı kanunlardan, kadın mücadelesinden almaktayız. Sizler gölge etmeyin yeter! Sizler bizim için fetva vermeyin yeter! Ayrıca bilmelisiniz ki fetvalarınız umurumuzda değil. Biz haklarımız için mücadele ederken, sizin varlığınız için de, yarattığınız karanlık için de mücadele etmekteyiz."


















Ne idüğü belirsiz ,seçimlerde vatandaş nezdinde binde bir bile karşılığı olmayan bir partinin zırvalarını haber sitenize taşımak nedir Allah aşkına? Sizde mi aynı kanaattesiniz ki bu din düşmanlarının saçmalıklarını,salyalarını yayınlıyorsunuz. Kaldı ki Anayasal bir kurum olan Diyanet işleri başkanlığı vazifesini yapmakta. Nedir vazifesi; İslam'ın ve onu kitabı Kur'anı Kerimin emir ve yasaklarını insanlara aktarmak. Sol parti sözcüsü olarak istersen maymuna tap ve onun emir ve yasaklarını dinle. Ama Diyanet İslam'ın emir ve yasaklarını anlatır .