İşte o yazı:
Hamsinin kavağa çıktığını biliriz de; köprüden çıktığını ilk defa görüyoruz.
Ama gördüğünüz şey hamsi değil. Fevkani Köprüden çıkan çelik.
Üzerinde raporlar hazırlayanlar, beyanlar verenlerin hiç biri doğruyu belirleyemedi.
Köprü, yalan beyanlara sığınılarak yıkılmaya başlandı.
Köprünün sağlamlığı aylarca konuşuldu. Mühendisler bile ikiye bölündü. Belediye başkanına yakın görüşte olanlar çürük, yıkılmalı dedi.
Gerçek köprü yıkılmaya başlandığında ortaya çıktı.
Köprü üzerine döşenen çelik, denizden yeni çıkmış hamsi gibi parıl parıl parlıyor.
İŞİN MADDİ BOYUTU DA VAR.
Hamsinin kilosu 100 TL ama çeliğin kilosu öyle böyle değil.
CHP belediyeleri bir top kağıt alacak para bile bulamazken, zonguldak Belediye Başkanı, köprü ihalesini bir firmaya 3.5 milyona verdi. Köprüden çıkan hurda çeliğin piyasa değeri, ihalenin 4 katı olduğu anlaşıldı.
Kamu zararı yaklaşık 10 milyon lira.
Acaba bunu CHP'li bir belediye başkanı yapsaydı, hakkında soruşturma açılmaz mıydı?
Sadece 5 ay sonra seçilip seçilmeyeceği belli olmayan, hatta kendi partisinden bile adaylığı kesin olmayan belediye başkanının, şehrin temel taşlarından olan ve geleceğe dair etkisi olacağı böyle bir ihaleyi tüm itirazlara rağmen nasıl yapabilir?
Çelik, hamsi gibi ama; köprü, balık pazarı değil ki !
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak Tarih















Gerçekten bu işin tek maliyeti firmanın belediyeye ödeyeceği 3.5 milyon TL kdv mi ? Bu firma burada personel çalıştırmayacak mı ? Yıkım için kepçe çalıştırmayacak mı ? Vinç çalıştırmayacak mı ? Hafriyat için kamyon çalıştırmayacak mı ? Bu araçların günlük kiraları kaç TL ? Bu araçların günlük yakacağı yakıt kaç TL ? Burada çalışacak personel günlük asgari ücrete çalıştırılabilecek mi ? Bu yıkımda hiç Mühendis çalışmayacak mı ? Allah aşkına sadece sözleşme masrafı ne kadar tutmuştur bu ihale bedelinin ?