Kardeşi Hakan Körnüş'ün olay günü aşırı derecede alkollü olduğunu ve maden ocağında olmadığını söyleyen ağabey Hüseyin Körnüş, “Hakan alkollü olduğu için ortağı Enver Gideroğlu tarafından telefonla olay yerine çağrılarak suça ortak edildi. Normal şartlarda kardeşim böyle bir şey yapacak insan değil” dedi.
AVUKAT KİŞİ BAŞI 1,5 MİLYON LİRA İSTEDİ
Afgan madencinin yakılma olayı ile ilgili çıkan haberlerin bir çoğunun yanlış ve kardeşini toplum önünde hedef tahtasına koyan haberler olduğunu öne süren Hüseyin Körnüş, “Dava devam ederken karşı tarafın avukatı Kerim Bahadır Şeker Afgan madencinin ailesine davadan vazgeçmeleri karşılığında çanta dolusu parayla gittiğimizi söyledi. Bu iddia kesinlikle doğru değil. Tam tersine karşı tarafın avukatı Kerim Bahadır Şeker kardeşim Hakan Körnüş ve ortağı Enver Gideroğlu’ndan kişi başı 1,5 milyon TL, diğer sanıklar Eray Demiro, Alaaddin Çayırlı ve Ahmet Aydın’dan 1 milyon TL para istedi. Ama biz bunu kabul etmedik. Dava sürecinde sürekli kameralara oynayarak şöhret olmak için bizi toplumun önünde hedef tahtası da koydu. Mahkeme salonunda kendisini dışarı attırmak için elinden geleni yaptı” şeklinde konuştu.
HAKAN, NOURTANİ’YE SUNİ TENEFÜS YAPTI
Dava sürecinde yapılan haberlerde Afgan madenci Vezir Mohammad Nourtani'nin canlı canlı yakılarak öldürüldüğü yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Hüseyin Körnüş, “Kardeşimin Nourtani’yi canlı canlı yaktığı yönünde çıkan haberler kesinti doğru değil. Avukat adalete güvenmediğini ve Nourtani’yi canlı canlı yakıldığını söyledi ama üç kez otopsiden gelen sonuçlar Afgan madencinin öldükten sonra yakıldığı gerçeğini ortaya koydu. Şüphesiz her ne koşulda olursa olsun yaşanan olayı kabul etmek ve masumlaştırmak doğru değil. Kardeşim bile olsa yaşanan olayı yok sayamayız. Ancak Nourtani ocakta vagon çarpması sonucu öldü. Ayaklarının ve kaburgalarının kırıldığı otopsi raporunda da sabit. Vinç görevlisinin halatı takmadığı için boşalan vagon Afgan madenciye çarpıyor ve orada vefat etmesine neden oluyor. Hakan kaza anında maden ocağında değil. Kendisi sürekli alkol aldığı için olay günü de aşırı alkollüydü. Ortağı Enver Gideroğlu alkollü olduğunu bildiği halde kardeşimi olay yerine çağırıyor. Hakan ocağa geldiğinde Afgan madenciye suni teneffüs yaparak hayata döndürmeye çalışıyor. Yani öldürmeye değil yaşatmaya çalışıyor. Buna rağmen davada adı geçen sanıklar ceza almamak kardeşime suç atıyor” dedi.
MADEN OCAĞINDA ORGAN NAKLİ Mİ OLUR?
Afgan Nourtani’nin olay yerinde hayatını kaybettiğini ve ondan sonra istenmeyen olaylar yaşandığını söyleyen Hüseyin Körnüş, sözlerine şöyle devam etti: “Nourtani’nin ailesinin ve avukatının organlarının alındığı ve daha önce organları için para teklif edildiği yönündeki iddiaları kesinlikle doğru değil. Yerin altında son derece hijyenik olmayan tozlu bir ortamda organ nakli için birinden organ alınması ne kadar gerçekçi. Bu iddia doğanın kanunu aykırı. Ne kardeşim ne de bir başkası Nourtani’ye organları için para teklif etmediği gibi olay günü de böyle bir şey yaşanmadı”
KARDEŞİMLE BİRLİKTE BİZ DE MAHKUM EDİLDİK
Olaya adı karışan kardeşi Hakan Körnüş’ün hakkında çıkan haberler nedeniyle ailesinin, çocuklarının ve akrabalarının çok zor günler geçirdiğini söyleyen Hüseyin Körnüş, “Bu olay bizim için de çok büyük bir travma oldu. Elbette ki karşı tarafın acısını bizden çok çok daha büyük. Ama ortada bir suç varsa kardeşim yargılandı ve cezası kesildi. Ancak yapılan haberler nedeniyle çocukları okulda, ailesi her yerde sözlü tacize uğradı. Kim böyle bir şey yaşamak ister. Olaydan sonra toplumun her kesiminden çok sert tepki aldık. Ancak sadece Hakan değil bütün aile bu cezayı çekiyoruz. Bana göre adalet gereğini yaptı” diye konuştu.
AİLESİNDEN VE KAMUOYUNDAN ÖZÜR DİLİYORUM
Yaşanan olay nedeniyle çok üzgün olduğunu kardeşinin bu vahşete karışacak birisi olmadığını söyleyen Körnüş, açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Afgan Madencinin avukatı şöhret için şov yaptı. Ve yapmaya devam ediyor. Ben kardeşim ve kendi adıma Afgan aileden, kamuoyundan defalarca özür diliyorum. Cezaevine her gidişimde kardeşim; tahliye olduğunda Nourtani’nin ailesi kabul etmesi halinde sonsuza kadar yiyeceği her dilim ekmeği onlarla paylaşacağını söyledi. Psikolojik olarak o da bitti. Cezaevinde kendisini namaza verdi. Kardeşimin en büyük hatası olay yaşandıktan sonra polisi bizleri aramaması ve Nourtani’yi hastaneye götürmeyişi. Kardeşim de olsa hatası yok diyemem. Yaşanan olayların Hakan’ın alkollü olması ve yaşadıkları panik nedeniyle olduğunu düşünüyorum. Biz de tarifsiz bir vicdan azabı çekiyoruz. Hakan hayatının en büyük pişmanlığını ve acısını yaşıyor. Bir kez daha onun adına ve ailesinin adına Afgan aileden çocuklarından ve kamuoyundan özür diliyorum”















Hapiste kendini namaza vermişmiş! Vermese şaşardık zaten!