Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, “Türkiye Cumhuriyetinin kurucu partisinin parçalanarak, iktidar alternatifi olmaya ramak kalmışken denklemden çıkarılması ülkemiz adına, demokrasimiz adına büyük bir talihsizlik olduğunun altını çiziyorum” dedi. “Böyle bir tabloda görev yapan Belediye başkanları Chp çatısı altında olmaya devam etseler ne olur; Yeni Partiye geçseler ne olur?” diyen Bülent Kantarcı’nın açıklaması şöyle:“Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Kurultayının aradan yaklaşık üç sene geçtikten sonra 21 Mayısta MUTLAK BUTLAN kararıyla iptal edilmesiyle büyük bir kaos oluştu.
Mahkeme kararından iki ay sonra 24 Temmuz 2026 tarihinde CHP’den büyük bir kopuş yaşandı. Mevcut CHP milletvekillerinin üçte ikisi ayrılarak YENİ PARTİ adıyla bugün kurulan partinin kurucusu ve TBBM’de ana muhalefet partisi haline geldi.
Demokrasilerde örneğine çok rastlanmayan bu hazin durum karşısında kimin nasıl bir tutum takınacağı haliyle merak konusudur.
2014 Yerel seçimlerinde Belediye Başkan adayı olarak üyesi olduğum Türkiye Cumhuriyetinin kurucu partisinin parçalanarak, iktidar alternatifi olmaya ramak kalmışken denklemden çıkarılması ülkemiz adına, demokrasimiz adına büyük bir talihsizlik olduğunun altını çiziyorum. Yüz yıllık cumhuriyet tarihinin yetmiş yıldan beri karşılaştığı badirelere tanıklık eden bir birey olarak derin üzüntü yaşıyorum.
CHP’nin iktidar alternatifi olmaktan çıkarak parçalanması otoriterleşme yolunda yeni taşların döşenmesi anlamına gelmektedir.
Biz CHP’li Belediye Başkanlarının bu kadar çabadan ve bekleyişten sonra iktidara kavuşarak memleketimize daha önemli ve doğru işler yapmayı hayal ederken, bölünüp parçalanarak iktidar olmaktan uzaklaşmak bir yana, yorgun bıldırcınların kolayca avlanması gibi, hukuka aykırı olarak tek tek şafak baskınları ile gözaltına alınması, tutuklanması, görevden uzaklaştırılması kaderini paylaşıyoruz.
Bize soranlara ben soru yöneltiyorum. Böyle bir tabloda görev yapan Belediye başkanları Chp çatısı altında olmaya devam etseler ne olur;
Yeni Partiye geçseler ne olur?
Yaşananlar, CHP’nin iç meselesi olması ile alakalı değildir. Türkiye’nin prematüre demokrasisinin kuvözdeki umutsuz bekleyişidir.
YSK’nın, AYM’nin görmezden gelindiği bu felaketin ,büyük kasırganın ne kadar süreceğini yaşayarak göreceğiz.”
Mahkeme kararından iki ay sonra 24 Temmuz 2026 tarihinde CHP’den büyük bir kopuş yaşandı. Mevcut CHP milletvekillerinin üçte ikisi ayrılarak YENİ PARTİ adıyla bugün kurulan partinin kurucusu ve TBBM’de ana muhalefet partisi haline geldi.
Demokrasilerde örneğine çok rastlanmayan bu hazin durum karşısında kimin nasıl bir tutum takınacağı haliyle merak konusudur.
2014 Yerel seçimlerinde Belediye Başkan adayı olarak üyesi olduğum Türkiye Cumhuriyetinin kurucu partisinin parçalanarak, iktidar alternatifi olmaya ramak kalmışken denklemden çıkarılması ülkemiz adına, demokrasimiz adına büyük bir talihsizlik olduğunun altını çiziyorum. Yüz yıllık cumhuriyet tarihinin yetmiş yıldan beri karşılaştığı badirelere tanıklık eden bir birey olarak derin üzüntü yaşıyorum.
CHP’nin iktidar alternatifi olmaktan çıkarak parçalanması otoriterleşme yolunda yeni taşların döşenmesi anlamına gelmektedir.
Biz CHP’li Belediye Başkanlarının bu kadar çabadan ve bekleyişten sonra iktidara kavuşarak memleketimize daha önemli ve doğru işler yapmayı hayal ederken, bölünüp parçalanarak iktidar olmaktan uzaklaşmak bir yana, yorgun bıldırcınların kolayca avlanması gibi, hukuka aykırı olarak tek tek şafak baskınları ile gözaltına alınması, tutuklanması, görevden uzaklaştırılması kaderini paylaşıyoruz.
Bize soranlara ben soru yöneltiyorum. Böyle bir tabloda görev yapan Belediye başkanları Chp çatısı altında olmaya devam etseler ne olur;
Yeni Partiye geçseler ne olur?
Yaşananlar, CHP’nin iç meselesi olması ile alakalı değildir. Türkiye’nin prematüre demokrasisinin kuvözdeki umutsuz bekleyişidir.
YSK’nın, AYM’nin görmezden gelindiği bu felaketin ,büyük kasırganın ne kadar süreceğini yaşayarak göreceğiz.”













