Sabahattin Ali’nin 28 Mayıs 1939’da başlayan Sivas-Kayseri-Erzincan-Zonguldak gezisinin son ayağı, aynı sene Ağustos ayında Zonguldak’ta tamamlanmıştır. 27 Ağustos 1939 tarihli Zonguldak notları ve Zonguldak’ta çektiği fotoğraflar, gezisindeki bazı detayları aydınlatıyor. Suikast ile biten kısa ömrü, bu tuttuğu notları kitap haline getirmeden sona ermiş olmalı. Ancak çektiği fotoğraflar ve eski yazıyla aldığı kısa notlar incelendiğinde, Zonguldak’ta geçirdiği zamanı yorumlayabilmemize tercüman oldu.
Hapishanede geçirdiği zamandan sonra gerçekleştirdiği bu gezisinde yazar, 32 yaşındadır. Zonguldak’a Nazmi Ay’la birlikte Ankara’dan bindikleri trenle gelirler. Elimizde yazarın Zonguldak’ta kendi çektiği, kitaptan taranan 9 adet fotoğraf kopyası var. Kaldığı odası ve odanın pencere balkonundan çektiği manzara fotoğrafları var. Fotoğraflar, dönemin Halkevi binasının gelen misafirler için tahsis edilen konuk odasında konakladıklarını ve yazarın kenti buradan resmedip kaleme aldığını gösteriyor. Valilik binası ve Gazipaşa Caddesi’nin park ve liman manzarasını, konuk odasından fotoğraflamış. Yazar, muhtemelen, önünden limana giden şimendifer sesi ve kömür yüklü vagonların geçiş sesleriyle uyanmış ve is kokan dumanını günün ilk ışıklarıyla ciğerlerine çekerken, Zonguldak’a neden “maden şehri” denildiğini de anlamış olmalı…
SABAHATTİN ALİ’NİN HAZİN BİTEN HAYAT HİKAYESİ…
25 Şubat 1907'de dünyaya geldi Sabahattin Ali. Henüz ilkokul sıralarında başladı yazmaya ve bir daha da hiç bırakmadı. Yazdığı toplumsal gerçekçi her eserde, muhalif tavrını ortaya koydu. 1930 yılında, Aydın Ortaokulu’nda Almanca öğretmenliği yaparken tanıştı cezaeviyle... Yıkıcı propaganda yaparak öğrencilerinin kafasını karıştırdığı gerekçesiyle tutuklandı. 2 ay sonra serbest bırakıldığında Konya'ya yerleşti ve o ölümsüz eseri “Kuyucaklı Yusuf”u burada yazdı. 1931 yılında okuduğu bir şiirde, Atatürk'e hakaret ettiği gerekçesiyle yeniden tutuklanarak, Sinop Cezaevi'ne kondu. Bugün hala dillerden düşmeyen “Aldırma Gönül Aldırma” isimli şiirini de burada yazdı.
Hayatı, cezaevlerinde-sürgünlerde geçti. 1948 yılında hakkında yeniden tutuklama kararı çıktığında, bu kez cezaevine girmemekte kararlıydı. Yurt dışına kaçmaya karar verdi. Tarihler, 2 Nisan 1948'i gösteriyordu. Katiliyle birlikte bir kamyonun kasasında Bulgaristan'a doğru gidiyordu, ölüme gittiğini bilmeden... Bulgaristan sınırındaki Istıranca Ormanı'na geldiklerinde, kamyondaki Ali Ertekin adlı kişi tarafından öldürüldü. Cansız bedeni günler sonra bulundu. Aradan yıllar geçti. Katili Ali Ertekin olarak kayıtlara geçse de, Sabahattin Ali'nin ölümü, Türkiye'nin ilk faili meçhul cinayeti olarak biliniyor. Çünkü katilin neden cinayeti işlediği hala aydınlatılabilmiş değil.
Katledilen Sabahattin Ali, eserleriyle ölümsüzleşmiş durumda. Birçok dile çevrilen “Kürk Mantolu Madonna”, 2016 yılında İngilizceye çevrilerek bir dünya klasiği olma yolunda büyük bir adım attı. Romanın beyazperdeye taşınması da gündemde… 14 Şubat-27 Nisan 2018 tarihleri arasında İstanbul Yapı Kredi Kültür Sanat’ta “Şehirlere Alışamadı” isimli sergisi ve aynı isimle yayınlanan kitabı, edebiyatçının içinde Zonguldak’ın da bulunduğu birçok araştırmasını ortaya çıkardı.
Zonguldak Nostalji















