Yapılan açıklamada, Zonguldak Tiyatro Platformu'nun tiyatro alanındaki şiddet, istismar ve baskı kültürünün karşında olduğu belirtildi.
"Tiyatroyu Karanlığa Teslim Etmeyeceğiz!
Şiddetin, İstismarın ve Susturmanın Karşısında, Dayanışmanın Yanındayız!" başlığıyla yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Bizler, Zonguldak Tiyatro Platformu bileşenleri olarak; sanatın özgürleştirici gücüne inanan, eşitlikten ve adaletten yana duran tiyatro emekçileriyiz. Tiyatro alanında yıllardır süregelen şiddet, istismar ve baskı kültürüne karşı susmayacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet; 'mesleğin doğası', 'sanatın sertliği', 'ustalık geleneği' gibi bahanelerle uzun yıllar boyunca meşrulaştırılmıştır. Genç oyuncular, öğrenciler ve sahne emekçileri; güç, unvan ve konumunu kötüye kullanan kişilerce istismar edilmiş, çoğu zaman da kariyer kaygısıyla sessiz kalmaya zorlanmıştır.
Bugün ise cesur ifşalar sayesinde bu çürümüş düzen açığa çıkmaktadır. Ancak ifşa edenler yalnız bırakılmakta, baskı altına alınmakta ve hatta meslekten dışlanma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Son günlerde, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan 12 akademisyenin; Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne atanan Tamer Karadağlı hakkındaki açıklamaları nedeniyle görevlerinden uzaklaştırıldığını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz.. Bu durum yalnızca akademik özgürlüklere değil, aynı zamanda sanatın özüne, evrensel değerlere ve ifade özgürlüğüne yapılmış açık bir saldırıdır.
Tamer Karadağlı’nın kadınlara yönelik ayrımcı ve cinsiyetçi söylemleri hâlâ hafızalardayken, tiyatro gibi eşitlik, özgürlük ve çoğulculuk üzerine kurulu bir alanda bu göreve getirilmesi başlı başına sorunludur. Görüş belirten akademisyenlerin hedef alınması ve görevlerinden uzaklaştırılması ise sanat kurumlarını siyasallaştıran ve eleştiriyi bastıran otoriter anlayışların bir yansımasıdır."
"Tiyatroyu Karanlığa Teslim Etmeyeceğiz!
Şiddetin, İstismarın ve Susturmanın Karşısında, Dayanışmanın Yanındayız!" başlığıyla yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Bizler, Zonguldak Tiyatro Platformu bileşenleri olarak; sanatın özgürleştirici gücüne inanan, eşitlikten ve adaletten yana duran tiyatro emekçileriyiz. Tiyatro alanında yıllardır süregelen şiddet, istismar ve baskı kültürüne karşı susmayacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet; 'mesleğin doğası', 'sanatın sertliği', 'ustalık geleneği' gibi bahanelerle uzun yıllar boyunca meşrulaştırılmıştır. Genç oyuncular, öğrenciler ve sahne emekçileri; güç, unvan ve konumunu kötüye kullanan kişilerce istismar edilmiş, çoğu zaman da kariyer kaygısıyla sessiz kalmaya zorlanmıştır.
Bugün ise cesur ifşalar sayesinde bu çürümüş düzen açığa çıkmaktadır. Ancak ifşa edenler yalnız bırakılmakta, baskı altına alınmakta ve hatta meslekten dışlanma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Son günlerde, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan 12 akademisyenin; Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne atanan Tamer Karadağlı hakkındaki açıklamaları nedeniyle görevlerinden uzaklaştırıldığını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz.. Bu durum yalnızca akademik özgürlüklere değil, aynı zamanda sanatın özüne, evrensel değerlere ve ifade özgürlüğüne yapılmış açık bir saldırıdır.
Tamer Karadağlı’nın kadınlara yönelik ayrımcı ve cinsiyetçi söylemleri hâlâ hafızalardayken, tiyatro gibi eşitlik, özgürlük ve çoğulculuk üzerine kurulu bir alanda bu göreve getirilmesi başlı başına sorunludur. Görüş belirten akademisyenlerin hedef alınması ve görevlerinden uzaklaştırılması ise sanat kurumlarını siyasallaştıran ve eleştiriyi bastıran otoriter anlayışların bir yansımasıdır."














