Zonguldak’ta trafik krizinin büyüdüğünü savunan Turhan, üst geçit projelerinde somut adım atılmadığını belirterek yetkililere Tepki gösterdi. Çaycuma’daki imar politikalarını eleştiren ve “rant odaklı” olarak nitelendiren Turhan, ayrıca 3 Mayıs Ankara ve 17 Mayıs Bursa mitingleri için vatandaşlara katılım çağrısında bulundu.
Turhan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;“Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Zonguldak’ta trafik sorunu artık yönetilemeyen değil, yönetilmediği için büyüyen bir krizdir. Üst geçitler konusunda hâlâ tek bir somut adım yoktur. Sahada hiçbir çalışma başlamamıştır. Bu tablo açık bir ihmal ve sorumluluk eksikliğidir.
Buradan açıkça soruyoruz: Zonguldak’ta vatandaş daha kaç yıl bekleyecek? Kaç kaza daha yaşanacak ki harekete geçilecek? Bu noktada sorumlular nettir ve nettir diye de açıkça ifade ediyoruz:
Zonguldak Valimize sesleniyoruz: Bu şehirde yaşanan trafik çilesi gözünüzün önünde büyürken neden hâlâ kalıcı bir adım atılmamaktadır?
AKPli Zonguldak milletvekillerine soruyoruz: Her gün bu şehrin insanı yollarda perişan olurken, yapılan çağrılar neden karşılıksız kalmaktadır? Bu sorumluluktan ne zaman hesap vereceksiniz? Yaşanan kazalar, kayıplar ve mağduriyetler ortadayken artık gecikmenin hiçbir bahanesi olamaz.
Öte yandan Kilimli otobüslerinin Kadırga mevkiine taşınacağı yönündeki açıklamalar da şehir aklıyla bağdaşmamaktadır. Trafiği rahatlatmak yerine daha da kilitleyecek her girişimin karşısında olduğumuzu net şekilde ifade ediyoruz.
Buradan bir kez daha soruyoruz: Bu kararlar alınırken sahadaki gerçekler kim tarafından dikkate alınmaktadır? Trafik sorunu masa başında çözülmez. Trafik yetkilileri, esnaf, şoförler ve vatandaş devre dışı bırakılarak yapılan her plan yeni bir kriz üretir.
Bugün Zonguldak’ta tablo açıktır: Taksi durakları düzensizdir, otobüs durakları yetersizdir, yol kenarları plansız şekilde otoparka çevrilmiştir. Bu bir yönetim değil, dağınıklıktır.
Ve Lavuar Alanı…
Sayın AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan, yeni videoyu ne zaman çekeceksin? Bak Zonguldaklılar bekliyor. Yıllardır verilen sözlere rağmen hâlâ kaderine terk edilmiş durumdadır. Bu şehrin kalbi adeta durdurulmuştur.
Sayın Çağlayan 21 Aralık 2024’te yaptığın açıklamada “Artık şehrimiz için bambaşka bir plan gelecek, hayal etmenin vaktidir. Filyos’u kara, demir, hava yoluyla dünyaya açıyoruz” dedin.
Bugün gelinen noktada soruyoruz: Nerede bu Filyos yolu? Hangi aşamada, hangi tarihte bitecek? Her açıklamada “müjde” diyerek aynı vaatleri tekrar etmekten, Zonguldak halkının sabrını test etmekten ve güven duygusunu istismar etmekten yorulmadınız mı?
Şehir içi trafik rahatlayacak deniyor ama yıllardır somut bir ilerleme yok; sözler büyüyor, projeler küçülüyor ya da yerinde sayıyor. Şimdi Batı Karadeniz sahil yolu Çevre yolu Kozlu etabının ihalesinin yapıldığını “müjde” diye açıklıyorsun, evet bu elbette önemli bir proje. Kimse yatırım yapılmasın demiyor.
Ama asıl soru şu:
Bu proje ne zaman bitecek? Net bir tarih verebiliyor musun? Yoksa yine “başladı” deyip yıllara yayılan bir sürecin içine mi giriyoruz? Trafik sorunu çözülecek deniyor ama bu çözüm kaç yıl sonra hissedilecek?
Zonguldak’ın ihtiyacı yeni bir müjde değil, takvimi belli, hesabı yapılmış, günü belli sonuçtur. Aksi halde her açıklama umut değil, belirsizliği uzatan bir tekrar olmaktan öteye geçmiyor.
Biz buradan açıkça ilan ediyoruz: Artık Zafer Partisi Zonguldak’ta Ana muhalefet görevini üstlenmiştir. Zonguldak’ta yaşanan hiçbir sorun görmezden gelinmeyecek. Ve tüm bu ihmallerin takipçisi olacağız. Çözüm önerilerimizi de her hafta ifade edeceğiz.Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Bugün burada sadece bir değerlendirme yapmak için değil, Çaycuma’nın geleceğine sahip çıkmak için söz almış bulunuyorum.
Çaycuma’da son dönemde Ahmet Çolakoğlu ve Bülent Kantarcı iş birliğiyle yürütülen şehirleşme politikaları, ne yazık ki plansızlığın, rant odaklı anlayışın ve günü kurtarma siyasetinin bir sonucu haline gelmiştir. Bu anlayış sadece Çaycumalıları değil, bu memleketi seven tüm vatanseverleri derinden rahatsız etmektedir.
Çaycuma betonla değil, üretimle büyür. Çaycuma rantla değil, alın teriyle kalkınır.
Bugün yok sayılan, göz ardı edilen en büyük değerimiz 1. sınıf tarım arazileridir. Bu topraklar, gelecek nesillerin hakkıdır. İmara açılarak heba edilecek arsalar değildir!
Zafer Partisi olarak buradan açık ve net söz veriyoruz:
İktidarımızda Çaycuma, Batı Karadeniz’in Demre’si olacaktır. Tarımın, üretimin ve bereketin merkezi haline gelecektir. Çiftçimizin yeniden kazandığı, toprağın yeniden değer gördüğü bir Çaycuma’yı hep birlikte inşa edeceğiz.
Köyleri mahalleye çevirerek üretimi bitiren, köylüyü şehirleşme adı altında yok sayan bu zihniyete karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz! Çünkü biz biliyoruz ki köy; üretimdir, köy; bağımsızlıktır, köy; bu milletin bel kemiğidir!
Ve buradan açıkça ilan ediyoruz:
Görev süreleri sona erdiğinde, Çaycuma’nın aleyhine atılmış her adımın, alınmış her yanlış kararın hesabı sorulacaktır! Bu bir tehdit değil, millet adına verilen bir sözdür!
Öte yandan, Çaycuma’da köy okulunu yenileyen Karaelmas Gazeteciler Derneği’ne ve fidan dikerek geleceğimize nefes olan Çaycuma Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerine de ayrıca sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu kıymetli çalışmalar, toplumsal dayanışmanın ve vatan sevgisinin en güzel örnekleridir.
Ancak unutulmamalıdır ki; bu tür örnek girişimler ne kadar değerli olursa olsun, kalıcı ve yaygın bir etki için yeterli değildir. Çaycuma’nın tüm köylerine ulaşacak, eğitimden çevreye, üretimden altyapıya kadar kapsamlı bir kalkınma hamlesi ancak devlet eliyle mümkündür. Bu nedenle yetkilileri göreve davet ediyor, bu güzel adımların münferit çabalar olarak kalmaması, aksine sistemli ve sürdürülebilir projelere dönüşmesi için derhal harekete geçilmesi gerektiğini ifade ediyoruz.
Bu topraklar kaderine terk edilmeyecektir.
Zafer Partisi olarak biz buradayız, sahadayız ve mücadelemizden bir adım geri atmayacağız
Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Bugün burada, kamuoyunu yakından ilgilendiren önemli bir konuya dikkat çekmek ve milletimizin vicdanını yaralayan bir gelişmeye karşı duruşumuzu açıkça ifade etmek istiyorum.
“Batı Karadeniz Ekoloji Buluşması” adı altında düzenlenmesi planlanan etkinliğin içeriği ve davetli listesi incelendiğinde; çevre hassasiyetiyle örtüşmeyen, aksine toplumun değerleriyle açıkça çelişen bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu üzülerek görmekteyiz.
Bizler çevre mücadelesini samimiyetle veren herkesin yanındayız. Ancak çevre duyarlılığını, toplumun hassasiyetlerini yok sayan bir anlayışla birleştiren hiçbir girişimi de kabul etmemiz mümkün değildir. Bu nedenle bugün burada, hemşehrilerimizin sesi olmak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına açık ve net bir duruş ortaya koyuyoruz.
Karadeniz Ereğli Çevre Platformuna açık ve net söylüyorum!
Bu şehir kimsenin siyasi deneme tahtası değil!
Ereğli’nin adını kullanarak, “çevre” bahanesiyle milletin sinir uçlarıyla oynamaya kalkmayın! Siz kimin adına hareket ettiğinizin farkında mısınız? Bu milletin değerleriyle problemi olan, terörle arasına mesafe koyamayan anlayışları getirip burada konuşturamazsınız!
Ereğli halkı saf değil! Kim neyi “ekoloji”, neyi “çevrecilik” diye süsleyip önümüze koyuyor çok iyi görüyoruz! Çevrecilik maskesi takıp ideolojik propaganda yapmaya çalışanlara bu şehirde geçit yok! Bunu böyle bilin! Ereğli; vatanına bağlı insanların ilçesidir. Burada hiç kimse çıkıp da milletin sinir uçlarıyla oynayamaz, oynarsa karşısında bizi bulur!
Bakın açık konuşuyorum: Bu yaptığınız düpedüz provokasyondur! Bu şehrin ekmeğini yiyip, sonra bu millete parmak sallayan anlayışları davet etmek aymazlıktır, hadsizliktir! Biz buradayız! Zafer Partisi Zonguldak İl Başkanlığı burada! Bundan sonra bu ve benzeri her programda karşınızda olacağız. Hiç kimse Ereğli’yi arka bahçesi gibi kullanamaz!
Aklınızı başınıza alın! Bu milletin sabrını test etmeyin!
3 MAYIS & 17 MAYIS MİTİNG ÇAĞRISI
Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Buradan çok önemli bir çağrıyı daha güçlü bir şekilde yapmak istiyorum. 3 Mayıs; Türk milletinin sarsılmaz iradesinin, milli şuurunun ve bedel ödemekten kaçınmayanların tarihidir. Bu gün, sadece bir anma günü değil; bir duruşun, bir direnişin ve bir kararlılığın adıdır!
Zafer Partisi olarak bizler de 3 Mayıs Türkçüler Günü’nü büyük bir kararlılıkla karşılıyoruz.
Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’da; Genel Merkez kadrolarımızla birlikte önce Ankara İl Başkanlığımızın kongresini gerçekleştirecek, ardından binlerce vatansever vatandaşımızla birlikte büyük bir mitingle bu iradeyi meydanlara taşıyacağız! Ve buradan açıkça ilan ediyoruz: Bu sadece bir miting değildir! Bu, Türk milletinin “ben buradayım” haykırışıdır! Aynı kararlılıkla 17 Mayıs’ta Bursa’da da meydanlarda olacağız ve bir kez daha tüm Türkiye’ye sesleneceğiz.
Çünkü biz; sessiz bir istilaya dönüşen sığınmacı sorununa karşıyız! Çünkü biz; bu millete dayatılmak istenen her türlü ihanet sürecine karşıyız! Türk milletinin aşılmaz iradesini meydanlara taşıyacak, milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kuşatmaya çalışan her türlü tehdide karşı yine tek yürek olacağız!
Buradan tüm Zonguldaklı hemşehrilerime sesleniyorum:
Eğer vatan diyorsan, Eğer bayrak diyorsan, Eğer bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olmak istiyorsan; 3 Mayıs’ta Ankara’da, 17 Mayıs’ta Bursa’da yerini al! Otobüs organizasyonlarımız başlatılmıştır. Katılım sağlamak isteyen tüm vatandaşlarımızın teşkilatlarımızla iletişime geçmesini özellikle rica ediyorum.
Unutmayın! Bu bir davet değil, bu bir duruştur! Bu bir kalabalık değil, bu bir irade beyanıdır! 3 Mayıs’ta Ankara’da, 17 Mayıs’ta Bursa’da görüşmek üzere!”
Turhan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;“Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Zonguldak’ta trafik sorunu artık yönetilemeyen değil, yönetilmediği için büyüyen bir krizdir. Üst geçitler konusunda hâlâ tek bir somut adım yoktur. Sahada hiçbir çalışma başlamamıştır. Bu tablo açık bir ihmal ve sorumluluk eksikliğidir.
Buradan açıkça soruyoruz: Zonguldak’ta vatandaş daha kaç yıl bekleyecek? Kaç kaza daha yaşanacak ki harekete geçilecek? Bu noktada sorumlular nettir ve nettir diye de açıkça ifade ediyoruz:
Zonguldak Valimize sesleniyoruz: Bu şehirde yaşanan trafik çilesi gözünüzün önünde büyürken neden hâlâ kalıcı bir adım atılmamaktadır?
AKPli Zonguldak milletvekillerine soruyoruz: Her gün bu şehrin insanı yollarda perişan olurken, yapılan çağrılar neden karşılıksız kalmaktadır? Bu sorumluluktan ne zaman hesap vereceksiniz? Yaşanan kazalar, kayıplar ve mağduriyetler ortadayken artık gecikmenin hiçbir bahanesi olamaz.
Öte yandan Kilimli otobüslerinin Kadırga mevkiine taşınacağı yönündeki açıklamalar da şehir aklıyla bağdaşmamaktadır. Trafiği rahatlatmak yerine daha da kilitleyecek her girişimin karşısında olduğumuzu net şekilde ifade ediyoruz.
Buradan bir kez daha soruyoruz: Bu kararlar alınırken sahadaki gerçekler kim tarafından dikkate alınmaktadır? Trafik sorunu masa başında çözülmez. Trafik yetkilileri, esnaf, şoförler ve vatandaş devre dışı bırakılarak yapılan her plan yeni bir kriz üretir.
Bugün Zonguldak’ta tablo açıktır: Taksi durakları düzensizdir, otobüs durakları yetersizdir, yol kenarları plansız şekilde otoparka çevrilmiştir. Bu bir yönetim değil, dağınıklıktır.
Ve Lavuar Alanı…
Sayın AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan, yeni videoyu ne zaman çekeceksin? Bak Zonguldaklılar bekliyor. Yıllardır verilen sözlere rağmen hâlâ kaderine terk edilmiş durumdadır. Bu şehrin kalbi adeta durdurulmuştur.
Sayın Çağlayan 21 Aralık 2024’te yaptığın açıklamada “Artık şehrimiz için bambaşka bir plan gelecek, hayal etmenin vaktidir. Filyos’u kara, demir, hava yoluyla dünyaya açıyoruz” dedin.
Bugün gelinen noktada soruyoruz: Nerede bu Filyos yolu? Hangi aşamada, hangi tarihte bitecek? Her açıklamada “müjde” diyerek aynı vaatleri tekrar etmekten, Zonguldak halkının sabrını test etmekten ve güven duygusunu istismar etmekten yorulmadınız mı?
Şehir içi trafik rahatlayacak deniyor ama yıllardır somut bir ilerleme yok; sözler büyüyor, projeler küçülüyor ya da yerinde sayıyor. Şimdi Batı Karadeniz sahil yolu Çevre yolu Kozlu etabının ihalesinin yapıldığını “müjde” diye açıklıyorsun, evet bu elbette önemli bir proje. Kimse yatırım yapılmasın demiyor.
Ama asıl soru şu:
Bu proje ne zaman bitecek? Net bir tarih verebiliyor musun? Yoksa yine “başladı” deyip yıllara yayılan bir sürecin içine mi giriyoruz? Trafik sorunu çözülecek deniyor ama bu çözüm kaç yıl sonra hissedilecek?
Zonguldak’ın ihtiyacı yeni bir müjde değil, takvimi belli, hesabı yapılmış, günü belli sonuçtur. Aksi halde her açıklama umut değil, belirsizliği uzatan bir tekrar olmaktan öteye geçmiyor.
Biz buradan açıkça ilan ediyoruz: Artık Zafer Partisi Zonguldak’ta Ana muhalefet görevini üstlenmiştir. Zonguldak’ta yaşanan hiçbir sorun görmezden gelinmeyecek. Ve tüm bu ihmallerin takipçisi olacağız. Çözüm önerilerimizi de her hafta ifade edeceğiz.Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Bugün burada sadece bir değerlendirme yapmak için değil, Çaycuma’nın geleceğine sahip çıkmak için söz almış bulunuyorum.
Çaycuma’da son dönemde Ahmet Çolakoğlu ve Bülent Kantarcı iş birliğiyle yürütülen şehirleşme politikaları, ne yazık ki plansızlığın, rant odaklı anlayışın ve günü kurtarma siyasetinin bir sonucu haline gelmiştir. Bu anlayış sadece Çaycumalıları değil, bu memleketi seven tüm vatanseverleri derinden rahatsız etmektedir.
Çaycuma betonla değil, üretimle büyür. Çaycuma rantla değil, alın teriyle kalkınır.
Bugün yok sayılan, göz ardı edilen en büyük değerimiz 1. sınıf tarım arazileridir. Bu topraklar, gelecek nesillerin hakkıdır. İmara açılarak heba edilecek arsalar değildir!
Zafer Partisi olarak buradan açık ve net söz veriyoruz:
İktidarımızda Çaycuma, Batı Karadeniz’in Demre’si olacaktır. Tarımın, üretimin ve bereketin merkezi haline gelecektir. Çiftçimizin yeniden kazandığı, toprağın yeniden değer gördüğü bir Çaycuma’yı hep birlikte inşa edeceğiz.
Köyleri mahalleye çevirerek üretimi bitiren, köylüyü şehirleşme adı altında yok sayan bu zihniyete karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz! Çünkü biz biliyoruz ki köy; üretimdir, köy; bağımsızlıktır, köy; bu milletin bel kemiğidir!
Ve buradan açıkça ilan ediyoruz:
Görev süreleri sona erdiğinde, Çaycuma’nın aleyhine atılmış her adımın, alınmış her yanlış kararın hesabı sorulacaktır! Bu bir tehdit değil, millet adına verilen bir sözdür!
Öte yandan, Çaycuma’da köy okulunu yenileyen Karaelmas Gazeteciler Derneği’ne ve fidan dikerek geleceğimize nefes olan Çaycuma Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerine de ayrıca sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bu kıymetli çalışmalar, toplumsal dayanışmanın ve vatan sevgisinin en güzel örnekleridir.
Ancak unutulmamalıdır ki; bu tür örnek girişimler ne kadar değerli olursa olsun, kalıcı ve yaygın bir etki için yeterli değildir. Çaycuma’nın tüm köylerine ulaşacak, eğitimden çevreye, üretimden altyapıya kadar kapsamlı bir kalkınma hamlesi ancak devlet eliyle mümkündür. Bu nedenle yetkilileri göreve davet ediyor, bu güzel adımların münferit çabalar olarak kalmaması, aksine sistemli ve sürdürülebilir projelere dönüşmesi için derhal harekete geçilmesi gerektiğini ifade ediyoruz.
Bu topraklar kaderine terk edilmeyecektir.
Zafer Partisi olarak biz buradayız, sahadayız ve mücadelemizden bir adım geri atmayacağız
Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Bugün burada, kamuoyunu yakından ilgilendiren önemli bir konuya dikkat çekmek ve milletimizin vicdanını yaralayan bir gelişmeye karşı duruşumuzu açıkça ifade etmek istiyorum.
“Batı Karadeniz Ekoloji Buluşması” adı altında düzenlenmesi planlanan etkinliğin içeriği ve davetli listesi incelendiğinde; çevre hassasiyetiyle örtüşmeyen, aksine toplumun değerleriyle açıkça çelişen bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu üzülerek görmekteyiz.
Bizler çevre mücadelesini samimiyetle veren herkesin yanındayız. Ancak çevre duyarlılığını, toplumun hassasiyetlerini yok sayan bir anlayışla birleştiren hiçbir girişimi de kabul etmemiz mümkün değildir. Bu nedenle bugün burada, hemşehrilerimizin sesi olmak ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına açık ve net bir duruş ortaya koyuyoruz.
Karadeniz Ereğli Çevre Platformuna açık ve net söylüyorum!
Bu şehir kimsenin siyasi deneme tahtası değil!
Ereğli’nin adını kullanarak, “çevre” bahanesiyle milletin sinir uçlarıyla oynamaya kalkmayın! Siz kimin adına hareket ettiğinizin farkında mısınız? Bu milletin değerleriyle problemi olan, terörle arasına mesafe koyamayan anlayışları getirip burada konuşturamazsınız!
Ereğli halkı saf değil! Kim neyi “ekoloji”, neyi “çevrecilik” diye süsleyip önümüze koyuyor çok iyi görüyoruz! Çevrecilik maskesi takıp ideolojik propaganda yapmaya çalışanlara bu şehirde geçit yok! Bunu böyle bilin! Ereğli; vatanına bağlı insanların ilçesidir. Burada hiç kimse çıkıp da milletin sinir uçlarıyla oynayamaz, oynarsa karşısında bizi bulur!
Bakın açık konuşuyorum: Bu yaptığınız düpedüz provokasyondur! Bu şehrin ekmeğini yiyip, sonra bu millete parmak sallayan anlayışları davet etmek aymazlıktır, hadsizliktir! Biz buradayız! Zafer Partisi Zonguldak İl Başkanlığı burada! Bundan sonra bu ve benzeri her programda karşınızda olacağız. Hiç kimse Ereğli’yi arka bahçesi gibi kullanamaz!
Aklınızı başınıza alın! Bu milletin sabrını test etmeyin!
3 MAYIS & 17 MAYIS MİTİNG ÇAĞRISI
Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;
Buradan çok önemli bir çağrıyı daha güçlü bir şekilde yapmak istiyorum. 3 Mayıs; Türk milletinin sarsılmaz iradesinin, milli şuurunun ve bedel ödemekten kaçınmayanların tarihidir. Bu gün, sadece bir anma günü değil; bir duruşun, bir direnişin ve bir kararlılığın adıdır!
Zafer Partisi olarak bizler de 3 Mayıs Türkçüler Günü’nü büyük bir kararlılıkla karşılıyoruz.
Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’da; Genel Merkez kadrolarımızla birlikte önce Ankara İl Başkanlığımızın kongresini gerçekleştirecek, ardından binlerce vatansever vatandaşımızla birlikte büyük bir mitingle bu iradeyi meydanlara taşıyacağız! Ve buradan açıkça ilan ediyoruz: Bu sadece bir miting değildir! Bu, Türk milletinin “ben buradayım” haykırışıdır! Aynı kararlılıkla 17 Mayıs’ta Bursa’da da meydanlarda olacağız ve bir kez daha tüm Türkiye’ye sesleneceğiz.
Çünkü biz; sessiz bir istilaya dönüşen sığınmacı sorununa karşıyız! Çünkü biz; bu millete dayatılmak istenen her türlü ihanet sürecine karşıyız! Türk milletinin aşılmaz iradesini meydanlara taşıyacak, milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kuşatmaya çalışan her türlü tehdide karşı yine tek yürek olacağız!
Buradan tüm Zonguldaklı hemşehrilerime sesleniyorum:
Eğer vatan diyorsan, Eğer bayrak diyorsan, Eğer bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olmak istiyorsan; 3 Mayıs’ta Ankara’da, 17 Mayıs’ta Bursa’da yerini al! Otobüs organizasyonlarımız başlatılmıştır. Katılım sağlamak isteyen tüm vatandaşlarımızın teşkilatlarımızla iletişime geçmesini özellikle rica ediyorum.
Unutmayın! Bu bir davet değil, bu bir duruştur! Bu bir kalabalık değil, bu bir irade beyanıdır! 3 Mayıs’ta Ankara’da, 17 Mayıs’ta Bursa’da görüşmek üzere!”














