“Gazetecilerin, akademisyenlerin ve siyasetçilerin hâlâ düşünceleri nedeniyle bedel ödediği bir ortamda, "demokrasi"den söz etmek ne kadar samimidir?” denilen açıklama şöyle:
“24 Ocak 1993 sabahı Ankara’da patlayan o bomba, sadece bir otomobili değil; halkın haber alma hakkını, tam bağımsızlık idealini ve gerçeklerin peşindeki sarsılmaz bir iradeyi hedef almıştır. demokrasi Platformu"> Zonguldak Demokrasi Platformu olarak; başta Uğur Mumcu olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi saygıyla anarken, bugün içine itildiğimiz karanlığa karşı sesimizi yükseltiyoruz.
Uğur Mumcu; tarikat-siyaset-ticaret üçgenini, silah kaçakçılarını ve devletin içine sızmış karanlık yapılanmaları yazdığı için susturuldu. Aradan geçen onlarca yıla rağmen, bu cinayetin üzerindeki sis perdesinin tam anlamıyla aralanmamış olması, adaletin bu topraklarda hâlâ "topal" olduğunun en büyük kanıtıdır.
24 Ocak ile 31 Ocak (Muammer Aksoy’un katledildiği gün) arasındaki bu hafta, bizler için sadece bir anma haftası değildir. Bu hafta; Bahriye Üçok’tan Ahmet Taner Kışlalı’ya, Abdi İpekçi’den Hrant Dink’e, Necip Hablemitoğlu’ndan Metin Göktepe’ye kadar, kalemiyle ve fikriyle bu ülkeyi aydınlatmak isterken "karanlığa" kurban giden tüm demokrasi şehitlerinin hesabını sorma haftasıdır. Eleştiri ve özeleştiri mekanizması çalışmayan bir sistemde demokrasi nefes alamaz. Bugün geldiğimiz noktada sormak zorundayız:
* Uğur Mumcu’nun yıllar önce işaret ettiği "karanlık odaklar" bugün hangi maskelerle aramızda?
* Adalet, sadece güçlülerin çıkarını koruyan bir mekanizma haline mi geldi?
• Gazetecilerin, akademisyenlerin ve siyasetçilerin hâlâ düşünceleri nedeniyle bedel ödediği bir ortamda, "demokrasi"den söz etmek ne kadar samimidir?
Emeğin ve alın terinin başkenti olma kimliğini, Uğur Mumcu’nun "emek ve hak" mücadelesiyle harmanlayan, Zonguldak Demokrasi Platformu olarak bizler; faili meçhul cinayetlerin utancıyla yaşayan bir ülke olmak istemiyoruz. Adaletin siyasi ikbal hesaplarına kurban edilmesini, hukukun üstünlüğü yerine "üstünlerin hukukunun" egemen kılınmasını reddediyoruz. Uğur Mumcu’nun dediği gibi: "Vurulduk ey halkım, unutma bizi!" diyenlerin sesine kulak tıkandıkça, gerçek demokrasiye ulaşmamız mümkün olmayacaktır.
Sonuç olarak; Adalet ve Demokrasi Haftası’nda yetkililere sesleniyoruz: Faili meçhul kalan her cinayet, ülkemizin vicdanında bir yaradır. Bu yaraları kapatmanın tek yolu; gerçek suçluları ve arkalarındaki azmettiricileri gün yüzüne çıkarmaktır.
Bizler, "Kalpaksız Kuvvacı" Uğur Mumcu’nun ve tüm demokrasi şehitlerimizin bıraktığı mirasa sahip çıkmaya; korkmadan yazmaya, susmadan konuşmaya ve adaleti aramaya devam edeceğiz. Karanlıklar, aydınlığın karşısında eninde sonunda diz çökecektir.
Yaşasın Tam Bağımsız ve Demokratik Türkiye! Yaşasın Hukukun Üstünlüğü!”
Zonguldak
Yayınlanma: 24 Ocak 2026 - 15:00
ADALETİN OLMADIĞI YERDE DEMOKRASİ BİR SÖYLEMDEN İBARETTİR
Zonguldak Demokrasi Platformu Türkiye’nin en cesur kalemlerinden biri olan araştırmacı gazeteci yazar Uğur Mumcu’nun, karanlık odaklarca katledilişinin 33. yıl dönümü nedeniyle yayımladığı basın açıklamasında, “Adaletin olmadığı yerde demokrasi bir söylemden ibarettir” ifadesine yer verdi.
Zonguldak
24 Ocak 2026 - 15:00
# Zonguldak Demokrasi Platformu# Uğur Mumcu# Adaletin olmadığı yerde# demokrasi# söylemden ibarettir
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir














