Toplumun diline pelesenk olmuş, kuşaktan kuşağa bir miras gibi devredilen "kadın" tanımları, aslında çoğu zaman gerçeğin önüne çekilmiş kalın bir perdedir. Bizler, "hanım hanımcık" olmanın sınırlarını çizerken ya da kadını sadece "fedakârlık" makamına hapsederken, onun özgün varlığını ne kadar ıskaladığımızı fark etmiyoruz. Ezberler, düşünmenin en büyük düşmanıdır; çünkü hazır şablonlar, insan ruhunun karmaşıklığını basite indirger.
Kadın, tarih boyunca ya bir kutsallık atfıyla göklere çıkarılmış ya da zayıflık etiketiyle yerilmiştir. Oysa kadın ne sadece bir "ana" ne de bir "çiçek"tır. Ezberlenmiş söylemler, kadını hep bir "başkasının" üzerinden tanımlar: Birinin eşi, birinin kızı, birinin annesi... Oysa kadının varlığı, hiçbir tamlayana ihtiyaç duymayacak kadar müstakil ve tamdır.
Günümüz dünyası, kadını vitrinlere hapseden yeni bir ezber inşa etti: Kusursuzluk. Oysa gerçek güzellik, yaşanmışlığın çizgilerinde ve ruhun derinliğindedir. En zorlu günlerle savaşan o sabır, sevdiğini korumada o cengaverlik kadının doğasındaki asıl olandır. Kadını pasif bir estetik nesneye dönüştüren bu modern ezber, onun üretkenliğini ve entelektüel gücünü gölgelemeyi amaçlar.
Ezberleri bozmak, kadına "yeni" bir kimlik biçmek değil; onun üzerindeki tozlu etiketleri kazımaktır. Kadın, şiirlerde sadece bir imge, romanlarda sadece bir karakter değildir; o, hayatın bizzat yazarıdır. Eğer bizler kadını hâlâ ezberlenen sözlerle konuşuyorsak, bu bizim dilimizin ve zihnimizin darlığındandır.
"Kadın, hayatın satır aralarında gizlenen değil, o metnin ta kendisidir."
KADIN
Bir bilinmezlik oyunuydu hayat
Rol aldığında gözlerini kadere bağlayan oydu.
Şimdi hangi dilde, hangi sözle anlatılır
Kendi ufkunu kendi omzunda taşıyan korkuyu.
Ne birinin gölgesi, ne bir aynanın aksi
Kadın, kendi nehrinin yatağını kazan su
Ezberlenmiş mısraların çok ötesinde
Henüz yazılmamış bir şiirin en derin uykusu.
Avuçlarında hala o eski oyunların izi
İzlerinde hayatın yorgun, soylu yarası
O, ne bir çiçektir dalından koparılacak
Ne de bir fırtınanın sessizlik sonrası.
Söküp atın dillerden o köhne tanımları
Kadın, gücünü savunan o hür sestir
O ne bir masal kahramanı, ne bir kurban
O, aldığın her nefeste saklı nefestir.
Gülden Işık























