-Neye güveneceğiz?
-Kime inanacağız? Adam gibi politikacı mumla aranır oldu.
-Burası Türkiye işini bilen kaptan.
-Adamın varsa her yerde "haklısın".
-Boşuna uğraşma, dava edip de ne yapacaksın. Bizim gibi insanların davası kırk yılda bitmez. Git gel Konya altı saat, onunla mı uğraşacaksın. Ölmediğine şükret!
-İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.
-Burada yabancı olarak yaşamak ateşten gömlek; yolda dümdüz de gitsen laf atıyorlar. Esnaf, kazıklamak için elinden geleni yapıyor. Hele de dilimizi bilmiyorsa. Hoş, pek de ayrım kalmadı; yerlisi, yabancısı aynı durumda.
-Öğretmenim, İdealist olmaya, işini gerçekten yapmaya gelmiyor. Dersini anlat ve çık. Fazlasını öğrenci de yönetim de istemiyor.
-Adam elinden gelse bizi köle gibi çalıştırıp beş kuruş vermeyecek.
-Ne zaman sigorta yapacaksınız? Demeye korkuyorum; beni kapının önüne koyar diye.
-İki adım ötede aynısı elli kuruş, burda niye yüz kuruş?
-Almazsan alma be kardeşim, git sen de ordan al!
-Yağmur yağıyor. Orası kısa mesafe. Şimdi trafik vardır orda. Gidemem (taksi şöföründen müşteriye)
-Elinin hamuruyla sende trafiğe çıkma, işte böyle sıkışırsın! (erkek taksi şöföründen kadın taksi şöfürüne)
-Bu yakadan öteki yakaya iki kişi misafirliğe gitmek düşündürüyor beni artık! Elin boş da gitsen bilmem kaç lira kardeşim. İki kere gidersen ayvayı yedin demektir, gitti çocuğun okul harçlığı.
-Kayıt parası yok diyorlar, binlerce lira bağış istiyorlar, ne iştir anlamadım. Vermesem, kayıt doldu diyorlar. Verme de dur şimdi.
Şikayet ettim, "yok öyle bir şey "vermeyin diyorlar. Çevir kazı yanmasın misali!
-Yirmi bin lira maaş alıyorum da ne oluyor? Sekiz bin kiraya, bir okadar da elektrik, su, doğalgaz, telefona gidiyor. Geriye ne kaldı?
İşe çoğu yürüyerek gidiyorum.
Sigara içmiyorum.
Gezmek gibi bir lüksüm de yok.
Yoksa gerisi hiç birine yetmez.
Ya daha az olsaydı maaşım, katakülleye bulaşma da dur o zaman!
-Elin oğlu katlar, yatlar alıyor sen hala yerinde say!
-Bak şu karşıdakilere. Adamın ne iş yaptığı belli değil ama, lüks içinde yaşıyor.
-- Hırsızı polis, polisi hırsız yapan bu sistemde ağzınla kul tutsan nafile. Doğruyu eğri, eğriyi doğru yapıyorlar
Vs.vs...
Yukarıda yazdığım konuşmalar sadece günlük hayattki konuşmalardan kısa bir kesit sayılır. Cümlesini yazmaya ne sabrım, ne de yüreğim yetmiyor.
Bu kadarını niye mi yazdım?
Dünkü toplantımızdaki sohbet konularının özetiydi bunlar.
Bu konuşmaların ardından sabaha kadar vatandaş olmanın güvensizliği ile gözümü uykumu tutmadı.
Biraz da siz ekleyin, sizi uyutmayan halleri. Paylaşarak rahatlıyalım!
Gülden Işık























