• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • karabük
  • Bartın
  • Alaplı
  • Gündem
  • İŞÇİ-SENDİKA
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Kilimli Kozlu Gökçebey Devrek Kdz. Ereğli Çaycuma Zonguldak Spor Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
15:49
“ÖZEL İDAREYE GİRENLERİN LİSTESİNİ NİYE YAZMIYORSUNUZ?”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Orhan Yılmaz
  3. Siyaseti Yeniden İnşa Etmek
Yayınlanma: 21 Mayıs 2026 - 21:30

Siyaseti Yeniden İnşa Etmek

21 Mayıs 2026 - 21:30
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Orhan Yılmaz
Orhan Yılmaz
Siyaseti Yeniden İnşa Etmek

Güney Amerika’nın darbeler ve siyasi istikrarsızlıklarla anılan bir ülkesinde ders niteliğinde bir diyalog anlatılır. Ülke vatandaşlarından birine, "Sizin ülkenizde darbeler ne zaman sona erecek?" diye sorduklarında, hiç tereddüt etmeden şu yanıtı verir: "Herkes bir kez yönetici olduğunda."
Bu ironik ve sarsıcı cevap, aslında otoriterleşen ve kurumsallığını yitiren yapılardaki en büyük çürümeyi işaret eder. Gücü eline geçiren ya da geçirmeye heveslenen bireyin aklına, "Ben bu göreve layık mıyım, bu yükü taşıyabilir miyim?" sorusu gelmez. Çünkü liyakatin yerini sadakat ve biatın aldığı sistemlerde, yöneticinin etrafında hızla bir dalkavuklar çemberi örülür. "Padişahım çok yaşa" kültürüyle beslenen bu yapılar, lider ne kadar büyük hatalar yaparsa yapsın, ona her adımı kusursuzca attığına dair bir telkinde bulunur. Ne yazık ki Türkiye siyaseti, her dönem olduğu gibi bugünde ikiyüzlülüğün yarattığı ağır bedelleri ödemektedir.
Tarihsel Bir Dönemeç ve İçimizdeki Truva Atları
Bugün içinden geçtiğimiz günler, sıradan bir siyasi takvimin ötesinde, her kuşağa tanıklık etmesi nasip olmayacak tarihsel bir zaman aralığına işaret etmektedir. Belki bir Çanakkale Savaşı ya da Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi sınırları kuşatmış fiziki işgalcilere karşı verilmiyor bu mücadele; ancak memleketin sosyal, ekonomik ve siyasal bir cenderenin içinde sıkıştığı da ayan beyan ortadadır.
Bu cenderenin ortasında, tam anlamıyla kurumsal ve siyasi bir darbeler silsilesine tanıklık ediyoruz. Siyaset sahnesi, bir yanda hukuki boşlukları ve "mutlak butlan" kararlarını kendi ajandaları için fırsat bilip ellerini ovuşturanlarla; diğer yanda "ne iş olsa yaparım" oportünizmiyle makam devşirmeye çalışanların katmerli ihanetlerine sahne olmaktadır. Ancak bu arınma süreci, bir bakıma zorunlu bir yüzleşmedir. Düne kadar "yoldaş" ya da "aydın" sanılan figürlerin, aslında kaleyi içeriden çökertmeye ayarlı birer Truva atı olduklarını görmek, her ne kadar acı verici olsa da, toplumsal hafıza adına sarsıcı bir kazanımdır. Çünkü bazı tarihsel gerçekler, yaşanmadan tecrübe edilmiyor.
Ne Yapmalı? Kurumsal Krizden Toplumsal Önderliğe
Cumhuriyet Halk Partisi  özelinde somutlaşan hukuki krizler ve "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararları, parti tabanında ve yönetim kademelerinde elbette yapısal bir sendelemeye yol açacaktır. Dahası, bu hukuki kararları pusuda bekleyen odakların, partiyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etme girişimleri kaçınılmaz hale gelecektir. Parti içi demokrasinin yok sayılarak, yönetimlerin mahkeme koridorlarında veya anti-demokratik müdahalelerle değiştirilmesi, kurumsal hafızaya vurulmuş büyük bir darbedir.
Atanan geçici kurulların veya tepeden inme yönetimlerin, Kurultay’a kadar delege hesapları ve yapay listelerle seçimlere girmesi, onlar için bir kurtuluş formülü olamaz. Birileri parti içindeki delege güçlerini ya da bürokratik mekanizmaları kullanarak il genel meclislerini, belediye meclislerini ve milletvekili listelerini oldu bittilerle belirleyebilir; fakat bu durum halk içinde meşruiyet krizini çözmeye yetmeyecektir.
Gerçek çare; mevcut tek adam rejiminin ve sistemin yarattığı yasal olanakları, yine o sistemi demokratikleştirmek adına halkın lehine kullanmaktan geçer. Siyasetin tıkandığı bu noktada, halkın öz gücüne güvenmek esastır:
Anayasal bir hak olan 100 bin imza ile cumhurbaşkanı adayı belirleme süreci, statükoyu kırmak için muazzam bir kaldıraçtır. Düzene ve gidişata karşı olan tüm toplumsal kesimleri ortak bir paydada örgütlemek başlangıçta zor görünse de, güçlü, kararlı ve samimi bir önderlik bunu başarabilir.
Yıllardır "oylar bölünmesin" ya da "bu seferlik emanet verelim" avunusuyla sol seçmeni dar bir koridora sıkıştıran, alternatif ve radikal bir sol siyasetin büyümesini engelleyen ana muhalefet anlayışı, artık yolun sonuna gelmiştir. Bu kriz, CHP için aslında son şanstır. Şayet parti yüzünü halka dönerse, bu süreç 100 bin imzalık barajı aşma mücadelesi değil; 10 milyon imza ile halkın kendi adayını cumhurbaşkanlığı koltuğuna taşıyacağı toplumsal bir irade beyanına dönüşebilir.
Sistem Kilidini Anayasal Meşruiyetle Açmak
Mevcut rejimin araçlarıyla sistemi demokratikleştirme stratejisinin en güçlü ayağı, seçim sonrasındaki kurucu iradede gizlidir. Bu süreç, sanıldığı kadar karmaşık ve çıkmaz sokak değildir.
Anayasa’nın 116. maddesi, Cumhurbaşkanına herhangi bir gerekçe göstermeksizin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yenilenmesine tek başına karar verme yetkisi tanımaktadır. Halkın 10 milyon imzalık iradesiyle seçilen bir cumhurbaşkanı, bu geniş yetkiyi kullanarak hem meclis hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birlikte yenilenmesi kararını alabilir. Bu hamle, mevcut otoriter sistemin mekanizmalarını kullanarak sistemi tasfiye etmek ve ülkeyi demokratik, katılımcı, parlamenter bir kurucu sürece sokmak anlamına gelir. Ancak kuşkusuz ki bu, muazzam bir siyasi irade, stratejik akıl ve örgütlü bir çaba gerektirir.
Pinokyo’yu Değil, İpleri Görmek
"Mutlak butlan" kararlarının ardına sığınarak üretilen dedikodular, "o ne dedi, bu ne yaptı" sığlığındaki kısır tartışmalar artık geride kalmalıdır. Zaman, figürlerin ötesindeki yapısal gerçekliği kavrama zamanıdır.
Masaldaki Pinokyo’nun konuştuğuna, yürüdüğüne ya da takla attığına odaklanmak bizi yanıltır; asıl görülmesi gereken, onun ahşap gövdesini hareket ettiren ipler ve o ipleri tutan odaklardır. Siyaset sahnesindeki kuklalarla vakit kaybetmeyi bırakıp, sistemin mekanizmalarına odaklandığımız gün, geleceği kendi ellerimizle ve yeniden yaratma gücüne kavuşacağız. Çözüm dışarıda değil; halkın kendi örgütlü iradesindedir.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • EĞİTİM SİSTEMİ… - 05 Haziran 2026
  • Taktik Savaşları - 01 Haziran 2026
  • ALDATILDIK - 31 Mayıs 2026
  • 30 MAYIS KIRILMASI - 29 Mayıs 2026
  • Kusursuz Mühendislik, Kusurlu Demokrasi - 27 Mayıs 2026
  • Yarınlar Bizimdir - 25 Mayıs 2026
  • Ahlaksızın Ahlak Anlayışı - 24 Mayıs 2026
  • "Yersen" Siyaseti ve Butlan Dönemi - 23 Mayıs 2026
  • "Dürüst Adamın Arınması " - 20 Mayıs 2026
  • Mustafa Kemal 'in Yokluğunda… - 18 Mayıs 2026
  • Kazın Ayağı Hiç de Öyle Değil! - 15 Mayıs 2026
    Köşe Yazarları
    Metin Pehlivan
    Metin Pehlivan
    Butlan ''Kutu Kola'' ve Siyasi Sefillik 
    Orhan Yılmaz
    Orhan Yılmaz
    EĞİTİM SİSTEMİ…
    Erol Çakır
    Erol Çakır
    "Kral kaybederse",İflas ve Mercan…
    Yaşar Cengiz Alpan
    Yaşar Cengiz Alpan
    KILIÇDAROĞLU TUZAĞI VE ÖZGÜR ÖZELE SAHİP ÇIKMAK
    Şenol Kuşcu
    Şenol Kuşcu
    MİLLİ EĞİTİM MEGA KENTİNDE VE MAHALLERİNDE SÖNDÜRÜLMEYEN YANGINLAR!
    Ahmet Öztürk
    Ahmet Öztürk
    Yerin altından akademi kürsüsüne: "Anlatılan bizim hikâyemiz"
    Mustafa Özdemir
    Mustafa Özdemir
    Abim…
    Fahri Bozbaş
    Fahri Bozbaş
    HER BİRİ VAZGEÇİLMEZ CİHAN PARÇASI
    Mete Arif Tokmak
    Mete Arif Tokmak
    Zonguldak'ı ve Yazmayı Sevmek
    AYNUR MUSLU
    AYNUR MUSLU
    KARA ELMAS, KARA TALİH, KARA HABER, KARARAN YAŞAM
    Gülden Işık
    Gülden Işık
    Zonguldak Kordon'dan Bir Fuar Geçti  
    Cemalettin Sağtekin
    Cemalettin Sağtekin
    "PROFESYONEL SİYASET ESNAFLARI…"
    Mustafa Yüce
    Mustafa Yüce
    ZONGULDAK'IN SİNEMA EMEKTARLARI 1: ÖZKAN GÜREL
    Bingül Öz
    Bingül Öz
    Muhatap Aranıyor
    NURDAN PAR ASLAN
    NURDAN PAR ASLAN
    Radyodan Podcast'e: Sesin Zamanla Yolculuğu
    Selma Aydın
    Selma Aydın
    BÜYÜTEÇ
    Seyfi Boyraz
    Seyfi Boyraz
    ZONGULDAK'A ATILAN BÜYÜK KAZIK
    Emrah Feşel
    Emrah Feşel
    BAŞKAN!
    Kılçık
    Kılçık
    Muhtar Selim Yalan
    Yüksel Yıldırım
    Yüksel Yıldırım
    FOTOĞRAFTAKİ BASAMAKLI KÜRSÜYÜ GÖRÜYOR MUSUNUZ?
    Fikret Gökçe
    Fikret Gökçe
    ASIRLIK GAZETE; BARTIN
    Hayri Sarı
    Hayri Sarı
    SORUMSUZ YORUMCULAR
    Çok Okunan Haberler
    ÇATIDAN DÜŞEREK CAN VERDİ
    ÇATIDAN DÜŞEREK CAN VERDİ
    ÇAĞLAYAN ACİLE KALDIRDI
    ÇAĞLAYAN ACİLE KALDIRDI
    DOKTOR YILDIZ ACAR'I KAYBETTİK
    DOKTOR YILDIZ ACAR'I KAYBETTİK
    Ana Sayfa
    karabük
    Bartın
    Alaplı
    Gündem
    İŞÇİ-SENDİKA
    Ekonomi
    Dünya
    Sağlık
    Politika
    Magazin
    Kilimli
    Kozlu
    Gökçebey
    Devrek
    Kdz. Ereğli
    Çaycuma
    Zonguldak
    Spor
    Kültür-Sanat
    Bilim ve Teknoloji
    Eğitim
    Yerel
    Asayiş
    Genel
    Çevre
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Hava Durumu
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • Asayiş
    • Bilim ve Teknoloji
    • Çevre
    • Dünya
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Genel
    • Gündem
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Politika
    • Sağlık
    • Spor
    • Yerel
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Hava Durumu
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.