20 Aralık (1915) Aziz Nesin'in doğum günüydü. Yazdığı oyunlar, hikayeler, günceler, şiirler ağırlıklı olarak mizah içerdiğinden ve mizahı besleyen ortam değişmediğinden, hatta ortamın daha da çok besleyici vasıflara hasıl olmasından, dönüp dolaşıp bu tiyatro sezonunda da bir Aziz Nesin oyunu sahneleyelim, diye karar aldık arkadaşlarla. Hem de "Azizname"yi.
Yücel Erten'in büyük bir ustalıkla Nesin'in hikayelerinden oyunlaştırdığı iki perdelik "Azizname" her daim kem gözlere parmak!
Çaycuma'da Tiyatro Arın ile ortak çalışma yürüten Kömür Karası Mask Tiyatro Topluluğu üç sezondur Nesin oyunları ile yoğurulup, seyirci ile katılasıya gülmeyi hayal etmişti hep! Gel zaman git zaman bu güneymiş, 20 Aralık'a...Böylece Nesin oyunlarla bir kez daha doğacak belki de, kim bilir!
Şahsım olarak reji üstüne reji koymuşluğum var benim de bu oyun üstüne... İlk, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu Tiyatro Kulübü oyuncuları ile sahnelemiştim. Yıl 2000. Ey gidi Mustafa, ey gidi Selçuk, ey gidi Elif... Sonra İngiltere Londra Meydan Sahnesinde. Sene - i devir 2008. Ey gidi Musa, Ayşe, Dursun, Oktay... Sonra Zonguldak TED Koleji. Yakın zaman: 2012. Ey gidi liseli gençler...
Onlarca amatör ve profesyonel tiyatro grubu oynadı Azizname' yi. Kdz. Ereğli'den arkadaşları da unutmamak gerekir. Yücel Erten bile İzmir Büyük Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni olarak göreve başladığı ilk yıl, 50 yıl aradan sonra Şehir Tiyatrolarını bu oyunla ayağa kaldırmıştı, üç yıl önce.
Dedik ya; Mizahı besleyici vasıflar daha da çok hasıl oldu, diye!.. İsterseniz bir kaç ara replik atayım, hatırlatmak bağbından;
"Ey tükürdüğünü yalayan, ey her kapıyı açan yalan - dolan, merhaba!"
"Ey enseler, ey gerdanlar, ey ölçüyü kaçıran göbekler, ey hesabı şaşıran bol gelirliler, merhaba!"
"Merhaba yoksulum, merhaba mahalle mantarı milyonerler, neredesin ey sağduyu, sesimi duyar mısın ey özgürlük, merhaba!"
"Bu bir hazinedir! Eline geçirdiğin bu hazineyi iyi kullan hemşehri!"
"Ben padişah oldum!"
"Kanunlar hem var, hem yok... Kimine var, kimine yok. Kimi zaman var, kimi zaman yok. Kimi yerde var, kimi yerde yok. İnsan hakları, hani varımsı da yokumtrak..."
"Ben de onu düşünüyorum. Ben bu boku niye yedim?"
"Bizden selam olsun Bolu beyine!"
"Derebeyine, beylerbeyine. Toprak ağalarına, çamur ağalarına, su, deniz ve hava ve yer ve gök ağalarına, apartman ağalarına, para ağalarına, fabrika ağalarına, basın ağalarına selam!"
........
"Dur bakalım memleketin hali n'olacak?"
Ve oyun!























