Son günlerde tiyatro sahnelerinde neler yaşandığına ister istemez tanık oluyoruz veya dolaylı olarak haberdarız!
Diyarbakır DT bu sezon repertuvar oyunu "Karımın Kocası"nı seyirci ile buluşturmak için ilginç bir taktik geliştirerek; Oyunun adını "Evlilik Komedisi" olarak değiştirdi. İlk gün HÜDA - PAR üyesi ve taraftarlarınca derin bir "karakter çözümlemesi!" yapılarak oyunun aile ahlakına, örf ve adetlerimize taban tabana zıt bir gidişat sergilediği neticesine varılarak, ikinci gün tiyatro kapısı önünde bir şahlanma gerçekleşti. Komedi oyun, haydi adı neyse de; Konu ve biçim olarak tragedyaya dönüşmekten son anda kurtuldu.
Ya liselerde, ortokullarda yaşanan ilginç gösteriler! Müsamereler, skeçler, oyunlar... İnsanın içi "cızzz!" ediyor, inanın. Kamuflaj elbiseli, 15'lik çocuk elinde silah "gravvv... gravvv..." tetiğe basıyor. Sahne kesik kol, bacakla dekor edilmiş. Dualar okunuyor, ağlaşılıyor, İslami bayraklar açılıyor... Sahne önünde protokol koltuklarında oturan zat - ı muhteremler keyifle gülüyorlar...
Böylesi olumsuzlukları yaşatanların esas dayanaklarını nereden aldıklarını ve bunu değiştirmek için büyük çaba göstermemiz gerektiğini biliyoruz. Sanatımızdır bizim gücümüz. Tiyatro eğitir ve eğlendirir!...
Gelelim son günlerde yaşanan diğer konulara... 4 Aralık Dünya Madenciler Gününde, Bir Maden "Kazası" Hikayesi "DEĞİL" adlı oyun Soma'da sahnelenemedi. Daha önce İstanbul, Ankara, İzmir ve Eskişehir 'de sahnelenen oyun, Soma Kaymakamlığının izin gardına takıldı. Eskişehir Halk Sahnesi madencilerle buluşamadı. Sanırım aynı gard bana da alındı! 12 Ocak 2025 tarihinde "Göçük Mehmetle Bacaağzı Sohbetleri" adlı oyunumla Soma'da madencilerle buluşacaktım. Kaymakamlığa başvuru tarihimiz bir ayı çoktan geçti. Ses soluk yok. Yani Kaymakamlık "sen de buraya gelme!" diyor!
Madenci tiyatroya gitmeyecek mi? Madenci oyun da olsa işçi sağlığı iş güvenliği ile ilgili bir oyun izlemeyecek mi? Madenci eşi ile çocuğu ile ailecek kendi hayatından bir kesiti seyredip paylaşamayacak mı? Madenci iş arkadaşları ile yerin derinliklerinden çıkıp, aydınlanamayacak mı? Eğlenemeyecek mi?
Bu sorular uzayıp gider! Ta ki, bunları da sorgulayan oyunların yazılıp tekrar tekrar sahnelenmesine kadar! Biliyoruz ki, isimlerini şimdiden koyabileceğimiz oyunlar bunlar. Bürokrasi Komedisi, Kaymakamlık Komedisi, Eli Sopalılar Komedisi, Protokol Komedisi...Gibi, gibi...























