İnsanoğlu hata yapar, yanlış yapar.
Kimileri hatasını fark eder.
Kimileri ise yaptığının hata değil, doğru olduğuna inanır.
Neyin yanlış, neyin doğru olduğu ise bazen olaya, sürece ve kişiye göre anlam değiştirebilir.
Bu anlam değişikliğini en çok siyasette ve siyasetçilerde görürüz.
Yerel seçimlerin gündemde olduğu bu süreçte ‘hata-yanlış’ kavramlarıyla daha sık karşı karşıya kalıyoruz.
Belediye başkanlarında hata arıyoruz.
Yeni başkan adaylarında hata arıyoruz.
Hatta kendimizde hata arıyoruz.
Geçen seçimde verdiği oydan pişmanlık duyanlar var.
Vermediği oydan pişmanlık duyanlar var.
Yani anlayacağınız konu siyaset ve siyasetçi olunca hatalar ve pişmanlıklar ardı ardına sıralanıyor.
Seçim ve senedin günü çabuk gelir derler.
Gerçekten de öyle oluyor.
Başkan seçilenler, milletvekili seçilenler zafer sarhoşluğu ile kocaman kocaman laflar ediyorlar.
Kocaman kocaman kalpler kırıyorlar.
Yol yürüdükleri insanlara hak etmedikleri tavırlar takınıyorlar.
Yalvar yakar oy istedikleri vatandaşları hor görüyorlar.
İş isteyeni, aş isteyeni kapıdan kovuyorlar.
Mesela Başkan Selim Alan ne demişti seçim sonrası basınla yaptığı kahvaltıda?
‘Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz. Ben şimdi beyaz bir sayfa açıyorum ama bana yapılanları asla unutmayacağım’ demişti.
Sonrasında makamında oturan gazetecilere ise ‘Ben aday olabilmek, başkan seçilebilmek için çok kucağa oturdum. Bundan sonra herkes bu kucağa oturacak’ diyordu.
Peki, nedir kucağa oturmak?
Türk Dil Kurumu’na göre; Argoda yaltaklanmak veya birinin amaçlarına alet olmak.
Yani Başkan Selim Alan, önce başkan adayı olabilmek, sonrasında ise başkan seçilebilmek için birlerine yaltaklanmış veya birlerinin amaçlarına alet olmuş.
Peki, kim bu birleri?
Başkan Alan bu birilerinin hangi amaçlarına alet oldu?
Devam edelim.
Seçimlerde gece gündüz demeden çalışan Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan’ı bir takım iddialarla görevden aldırdı.
Dönemin İl Başkanı Zeki Tosun’a baskı yaparak şimdiki milletvekili Muammer Avcı’yı il yönetimindeki görevinden aldırdı.
Gün geçti, devran döndü.
Selim Alan’ın o gün görevden aldırdığı Mustafa Çağlayan il başkanı, Muammer Avcı ise milletvekili oldu.
Öyle ki ilçe başkanlığı görevinden aldırabilmek için yapmadığını bırakmayan Selim Alan bugün o Mustafa Çağlayan’ın kefilliği ile yeniden başkan adayı olabildi.
Hayat böyle işte.
‘Kucağıma oturtacağım’ dediğin insanların, gün geliyor yine kucağına, ocağına düşüyorsun.
Sonra çark edip, özür diliyorsun.
Kimden?
‘Kucağıma oturtacağım’ dediğin insanlardan.
Kimden?
Kalbini kırdığın insanlardan.
Kimden?
Makamından kovduğun vatandaşlardan.
Dediğim gibi insanoğlu hata yapar, yanlış yapar.
Ama bir siyasetçi 5 yıl boyunca hata yaptığını düşünmeyip, yeniden aday olduğu gün ‘ben hata yapmışım’ diyorsa, burada samimiyet sorgulaması yapmak hepimizin hakkıdır diye düşünüyorum.
Bakın Fevkani Köprüsü’nün hurdasına girmiyorum.
Revizyon İmar Planı hakkındaki iddialara da girmiyorum.
Başkan Alan benim şahsım için de ağır laflar etmişti.
Bir kardeşimi arayıp, Elmas TV’de Haber Müdürü olarak çalıştığım için ‘Seyfi Boyraz, Akın Kavi’nin köpekliğini’ yapıyor demişti.
Kendisiyle bu konuda telefonda yaşadığımız tartışmada ise bana ‘Sana Zonguldak’ta kök söktürürüm’ demişti.
İşte yaşanan bu şık olmayan diyaloglardan dolayı Başkan Alan’ın özür dileme meselesindeki samimiyetini sorguluyorum.
Şimdi sokaktan, caddeden kulağımıza bir takım komplo, kumpas ve dedikodu iddiaları çalınıyor.
Bu komplo ve kumpasların arkasındaki isimleri, algı operasyonu yapacak gazete ve gazetecileri biliyorum.
Umarım iddia edildiği gibi bu alçak dedikoduların arkasında Başkan Alan yoktur.
Bugüne kadar Başkan Alan hakkında özel hayatını içeren, özel zevklerini ve alışkanlıklarını konu alan hiçbir haber ve köşe yazısını kaleme almadım.
İftira atmadım.
Makamına ve şahsına saygısızlık yapmadım.
Bu kentin siyasetçilerine ve bürokratlarına karşı asla seviyesiz yazılar kaleme almadım.
Buna rağmen siyasi ve kişisel hıralarına yenik düşüp, benim hakkımda alçakça algı oluşturmak isteyenler varsa, hodri meydan!
Benim kendimden ve karakterimden şüphem yok.
Kimseyi kucağıma oturtmak gibi bir çabam olmadı.
Kimsenin de kucağına oturmadım.
Sanırım Başkan Alan beni kucağa oturduğu kendisiyle ve kucağa oturttuğunu düşündüğü insanlarla karıştırıyor.
Benim bir gazeteci olarak amacım adaylar arasında taraf olup, birilerine yarar sağlayıp, birilerine zarar vermek değil.
Selim Alan düşmanı da değilim.
Ama aynı zamanda arsız, namusuz bir insan da değilim.
Bu alçak dedikodulara, bu arsız-namusuz kumpaslara ve bu kumpasları kuranlara da pabuç bırakacak değilim.
Konu onur, şeref ve namus gibi kavramlar bazıları için bir anlam ifade etmeyebilir.
Ama benim için bu kavramlardan daha değerli bir şey yok.
Onun için aklınızı başınıza alın! Siyasi çıkarlarınız için kişisel hırslarınız için insanların onuru, şerefi ve namusuna dil uzatmayın.
Biraz olsun insan olun.
Biraz olsun samimi olun. Kucağa mı oturacaksınız?
Kucağa mı oturtacaksınız?
Ne haliniz varsa görün.
























Az kaldı Seyfi abi az daha sabır
:))) ee byük konuşma der eskiler valla yanlış bir aday ama vatandaş hizmet gelsin diye ,yatırımlar durmasın diye oy verebilir ama Ereğli CHP hizmetin kralı var yatırımın kıralı var bence Tahsin bey'e destek vermek lazım kime sorsan dürüt çalışkan diyor !!! Ak Partinin kredisini Alan ve arkadaşları bitirdi