Elmas TV Genel Müdürü Akın Kavi ile karşı karşıya gelmemiz cüruf meselesi yüzünden başladı.
En son şahsım hakkında yazdığı köşe yazısı da yine cüruf üzerineydi.
Ben Akın Kavi’nin cüruf üzerinden şahsımı hedef alan yazıları karşısında, polemiğe girmemek için sabırla bekledim.
Hatta kendisini bu yazıları nedeniyle iki kez de telefonla aradım.
Akın Kavi son olarak 2 gün önce yine şahsımı hedef alan bir köşe yazısı kaleme aldı.
Ben de ‘artık yeter’ deyip cevap hakkımı kullandım.
Akın Kavi ve cüruf meselesini çok sade ve anlaşılır bir dille, rakam vererek, tarih vererek, hatta Elmas TV’yi kaynak göstererek anlatmaya çalıştım.
Akın Kavi 1 gün sonra köşesinden bana cevap verdi.
‘Seyfi Boyraz da bize savaş açtı’ dedi.
Ben gazeteciyim, kimseyle savaşmak gibi bir derdim de niyetim de yok.
Defalarca beni hedef alan yazılar yazan Akın Kavi, şimdi çıkmış cevap verdim diye beni kendisine savaş açmakla suçluyor.
Yetmiyor kendisini 5 bin liraya, ucuza sattığımı iddia ediyor.
Bu iddiayı ispatlamayan ve kamuoyu ile paylaşmayan namerttir.
Kendisine verdiğim cevap karşısında tek kelime bile etmeyen Akın Kavi, ortaya rakam atarak şahsımı Ak Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve Coşkunoğlu ile ilişkilendirmeye çalışıyor.
Bu insanlardan para alarak kendisine savaş açtığım algısını oluşturmaya çalışıyor.
Asıl tartışma konumuz olan cüruf meselesinden hiç bahsetmiyor.
Akın Kavi su üzerinde taş sektirir gibi olayları da sektirmenin çabası içinde.
Cüruf olayı üzerinden şahsımı hedef alıyor, verdiğim cevap üzerinden de Mustafa Çağlaya ve Coşkunoğlu’na gönderme yapıyor.
Ama cüruf hakkında yazdıklarıma tek kelime cevap vermiyor.
‘WhatsApp yazışmaları’ diyorum…
‘Dekont’ diyorum…
‘200 bin lira’ diyorum…
‘200 bin dolar’ diyorum…
‘Fatura’ diyorum…
O çıkmış, ‘Mustafa Çağlayan’ın villası’, ‘Coşkunoğlu’nun tavukları’ diyor.
Cüruf olayından, Mustafa Çağlayan’a, oradan da Coşkunoğlu’na su üzerinde taş gibi sekiyor Akın Kavi.
Neymiş efendim, ‘dün düşman olanlar, bugün Akın Kavi’ye karşı dost olmuşlar.’
Bir gazetecinin bir başka gazeteciyi eleştirmesini ‘savaş’ olarak gören zihniyet, küslükleri ve farklı bakış açılarını da düşmanlık olarak algılıyor ve ona göre tepki veriyor.
Biz gazeteciler birbirimize ters düşebiliriz.
Farklı bakış açılarına ve ideolojilere sahip olabiliriz.
Zaman zaman birbirimizi de eleştirebiliriz.
Ama asla düşman olmayız.
İşte bu düşmanca bakış açısına sahip olan Akın Kavi, dostlarımı arıyor.
Tehdit ediyor.
‘Seyfi beni yazarsa ben de seni yazarım’ deme cüretini gösteriyor.
Kalemini kurşun, Elmas TV’yi silah olarak görüyor.
Ve dayıyor insanların kafasına.
Ne Mustafa Çağlayan’ın siyasi geleceği ne de Coşkunoğlu’nun ticari istikbali beni ilgilendirmiyor.
Beni sadece Akın Kavi’nin hakkımda yazdıkları ilgilendiriyor.
Seyfi Boyraz’ı tanıyan, tanıyor.
Seveni de iyi tanıyor, sevmeyeni de.
Akın Kavi’yi de herkes iyi tanıyor.
Önceki köşe yazımda da altını çizdim, ben ekmek yediğim tekneye tükürmem.
Ama Akın Kavi çıkıp defalarca bazen isim vererek, bazen ima ederek beni yazıyorsa.
İşte o zaman susmam.
Kendimi savunurum.
SEN Mİ YAZDIRDIN?
Ha bir de milletvekili Muammer Avcı’yı eleştirdim o yazıda.
Eleştirimin arkasındayım.
Muammer Avcı sadece Akın Kavi’nin değil, tüm Zonguldak’ın milletvekilidir.
Ayrıca milletvekilliği öncesinde zaman zaman Zonguldak üzerine defalarca sohbet ettiğim, kahvesini içtiğim bir arkadaşımdır.
Ama arkadaşım dahi olsa yanlışlarını eleştirmekten kaçınmam.
Doğrularını yazmaktan asla kaçınmayacağım gibi.
Bakın Akın Kavi, Ak Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı sistematik olarak haber yapıyor, köşe yazılarına konu ediyor.
Sadece Mustafa Çağlayan değil, AK Parti Zonguldak Milletvekili Av. Saffet Bozkurt’u da yazdı.
Ak Parti Ereğli İlçe Başkanı İbrahim Sezer’i de yazdı.
Ak Parti Milletvekili Adayı Nejdet Tıskaoğlu’nu da yazdı.
Akın Kavi, Ak Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıldız’ı da yazdı.
Ak Parti İl Yönetim Kurulu üyeleri Erdal Mercimek ve Ahmet Yılmaz’ı da yazdı.
Defalarca Ak Partili Zonguldak Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ı da yazdı.
Ben Akın Kavi’nin tüm isimleri yazmasından asla rahatsız değilim.
Yazdıklarınıda ciddi haber değeri olan konular da olabilir.
Buna da bir itirazım yok.
Ama aynı Akın Kavi ve Elmas TV, deyim yerindeyse Milletvekili Muammer Avcı’yı el üstünde tutuyor.
Elmas TV’de Milletvekili Muammer Avcı hakkında tek bir olumsuz ve eleştirel haber yok.
Sizce de dikkat çekici değil mi?
Tam da bu durumda benim merak ettiğim ve sorguladığım isim Ak Partili Milletvekili Muammer Avcı olur.
Akın Kavi, Ak Parti’nin Zonguldak’taki üst kadrosunu hedef alan bir yayın politikası izlerken, Ak Partili Muammer Avcı bu duruma nasıl sessiz kalıyor?
Eğer Akın Kavi’nin bu isimler hakkında yazdıkları doğru ise Muammer Avcı bu isimleri bu görevlerde nasıl tutuyor?
Yok Akın Kavi’nin yazdıklarının aslı yoksa, o zaman Ak Partili Milletvekili Muammer Avcı Akın Kavi ile dostluğunu nasıl sürdürüyor?
İşte bu iki sorunun cevabını ararken, insanın aklına başka sorular geliyor.
Mesela, Milletvekili Muammer Avcı kendi siyasi çıkarları gereği Ak Parti’yi Akın Kavi ve Elmas TV üzerinden dizayn mı ediyor?
Muammer Avcı’nın bu sorulara bir açıklık getirmesi lazım diye düşünüyorum.
Akın Kavi neredeyse tüm Ak Parti teşkilatını hedef almışken, Ak Partili Milletvekili Muammer Avcı ile ‘can ciğer kuzu sarması’ durumunu nasıl anlamalıyız?
Sayın milletvekili Muammer Avcı bu durumu bize anlatmalı.
Ak Parti tabanına anlatmalı.
Zonguldak’a anlatmalı.
Hatta Ak Parti Genel Merkezi’ne anlatmalı.
Milletin vekili olmak bunu gerektirir.
Çünkü milletin vekili şeffaf olur.
Gelin Milletvekili Muammer Avcı’nın şeffaflığını birlikte test etmek için kendisine bir soru yönelterek köşe yazıma noktayı koyalım.
‘Sayın Muammer Avcı, Zonguldak’ta il başkanından, ilçe başkanlarına, milletvekili adayından belediye başkanına ve il yönetim kurulu üyelerine kadar, Ak Parti’yi hedef alan haber ve yorumları siz mi yazdırıyorsunuz?’
Eski mektupların sonununda yazıldığı gibi;
‘Kestane kebap, acele cevap bekliyoruz.’
























Alnı öpülesi bir yazı. Biz Ak Partililer olarak merak ediyoruz. Ak Partinin üst yöneticilerini bu kadar karalayan bir adamla Ak Partili vekilin ne işi olabilir ?