Zonguldak Belediyesi’nin, Ak Partili Selim Alan Başkanlığı’ndaki 5 yıllık mali durumunu anlatmıştım.
Alınan milyonlarca hibe desteğine ve Elmas Park’tan alınan milyonlarca liraya rağmen 2 buçuk katına çıkan bir borçlanma, neredeyse 2 katına çıkan personel sayısı ve hayata geçirilemeyen, sözde kalan ve deyim yerindeyse yalan olan projeler…
Oysa Selim Alan seçim meydanlarında, Zonguldak Belediyesi’ni iktidarın nimetleriyle buluşturacağını söylemişti.
Evet, belediyenin iktidar partisinde olması kent adına çok büyük bir avantajdı.
Ama Selim Alan ve Zonguldak’taki Ak Parti kurmayları iş bilmezlik yüzünden, kendi içlerindeki ayak oyunları ve kavgalar yüzünden iktidarın gücüne rağmen Zonguldak yerelinde muktedir olamadılar maalesef.
Elmaspark’ı yok pahasına TOKİ’ye vermek iş bilmezliğin en somut örneğidir.
Yok pahasına diyorum çünkü bildiğim kadarıyla ElmasPark’ın inşa edildiği arsa TOKİ’ye 20-30 milyon liraya verildi.
Bu paranın yaklaşık 10 milyon lirası nakit alınarak personel maaşları ödenirken geriye kalan meblağ belediyenin kamuya olan borçlarına gitti.
Selim Alan’ın etrafında bir sürü müteahhit var.
Bu müteahhitler bir tanesine soralım.
12 kat imarı olan ve 7 kat olarak projelendirilen ElmasPark’ı kat karşılığı alsalardı, Zonguldak Belediyesi’ne kaç daire, kaç dükkan verirlerdi?
Ve bugün belediye kat karşılığı verilen o daire ve dükkanlar kaç milyon lira ederdi?
Hesap bu kadar basit aslında.
O araziyi yok pahasına TOKİ’ye verip, bir de çıkıp hizmet olarak Zonguldaklılara yutturmaya çalışmaları ise tam anlamıyla kocaman bir ayıp.
TOKİ karlı bir iş yapıyor, Selim Alan ise afişler bastırıp, TOKİ’nin bu projesinden siyasi rant çıkarmaya, oy devşirmeye çalışıyor.
Gelelim yıllardır yılan hikayesine dönen Lavuar Alanı Projesi’ne…
Selim Alan’ın en önemli vaatleri arasında yer alan bir proje bu.
Karaelmas Kent Park Projesi.
TOKİ’nin bu projeye verdiği ad ise Lavuar Alanı Müze İnşaatı ve Çevre Düzenlemesi Projesi.
Halkın bildiği şekliyle ise Lavuar Alanı Projesi.
Selim Alan’ın vaat ettiği Lavuar Alanı Projesi’nin içinde 10 ayrı proje yer alıyordu.
Sizin için açıp arşivi bu 10 projeyi sıralayayım isterseniz;
1- 500 Araçlık Kapalı Otopark Projesi
2- Çok Amaçlı Salon Projesi
3- Gençlik Merkezi Projesi
4- Yaşlı Merkezi Projesi
5- Kitap Kafe Projesi
6- Açık-Yarı Açık Çocuk Oyun Alanı Projesi
7- Botanik Bahçesi Projesi
8- Açık Sergi Alanı Projesi
9- Etkinlik Alanı Projesi
10- Lavuar Asansörü Projesi
Bugün sizler için TOKİ’nin internet sitesine girip Lavuar Alanı Projesi ile ilgili bir araştırma yaptım.
Sonra okuduklarıma inanamayıp ihale dosyasında yer alan projenin görsellerine ulaştım.
Ne TOKİ’nin sitesinde yer alan projede, ne de ihale dosyasında yer alan proje görsellerinde Selim Alan’ın sözünü verdiği bu 10 projeye rastlayamadım.
Az önce de altını çizdiğim gibi TOKİ ihale şartnamesinde yapılacak işin adını, ‘Lavuar Alanı Müze İnşaatları ve Çevre Düzenlemesi İkmal Yapım İşi’ olarak tanımlamış ve ihaleyi bu şartnameye göre gerçekleştirmiş.
Hal böyle olunca insanı kafası karışıyor.
500 araçlık otopark nereye gitti?
Kitap kafe bu projenin içinde var mı?
Başkan Selim Alan’ın vaat ettiği yaşlı ve gençlik merkezi bu projenin içinde olacak mı?
Tabi tüm bu soruların cevabı Başkan Selim Alan, Ak Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve milletvekillerinde saklı.
Ben şartnameyi yanlış anlamış olabilirim.
TOKİ’nin proje görsellerinde bu projeler gösterilmemiş olabilir.
Onun için bir yanlış anlaşılma veya yorumlama varsa lütfen bu arkadaşlar olaya bir açıklık getirsinler.
Şu an yapılan Lavuar Alanı Projesi’nin içinde neler var?
Bu sorunun cevabını, Zonguldak halkına versinler.
Benim de bir yanlışım varsa düzeltsinler.
Ben de çıkıp bir yanlışım, eksik bir bilgim varsa yine buradan doğru olan bilgileri siz okurlarımla paylaşayım.
Ne de olsa Fevkani Köprüsü’nün hurdasıyla ilgili şaibe iddialarına Ak Parti İl Başkanı Sayın Mustafa Çağlayan çıkıp elinde bir belgeyle cevap vermişti.
Aynı duyarlılığı Lavuar Alanı Projesi için gösterirseler memnun olurum.
Zonguldak Belediyesi’nin borç batağından çıkamamasının en büyük nedenleri arasında arıtma tesisinin Euro borcu yatıyor.
Bir diğer neden ise belediyenin gelir getiren tesislerinin olmaması.
Bakın partizanlık yapmak için söylemiyorum.
En yakın örnek olduğu için Ereğli Belediyesi’ni işaret etmek istiyorum.
Ereğli Sahili’nde gördüğünüz tüm kafeterya, restoran, gözlemeciler ve çay bahçelerinin kira geliri Ereğli Belediyesi’ne ait.
Halil Posbıyık Milli Emlak Müdürlüğü’nden düşük rakamlarla bu sahildeki alanları kiralamış.
Sonra üzerine Yap-İşlet-Devret modeliyle tesisler inşa etmiş.
Bu tesislerde yüzlerce ilçe insanı istihdam ediliyor.
Bir de bunun üzerine Ereğli Belediyesi bu tesislerden hiç de küçümsenmeyecek bir kira geliri elde ediyor.
İşe bunu için Ereğli Belediyesi güçlü bir belediye.
Üstelik iktidar partisinde de değil.
Ereğli Belediyesi bir dönem hariç Halil Posbıyık Başkanlığı’nda hep muhalefet partisinin elinde oldu.
Yani tek başına iktidar partisinin belediye başkanı olmak yetmiyor.
Başkanın aynı zamanda vizyon sahibi olması ve iş bilmesi gerekiyor.
İktidarda olmasının yanı sıra muktedir de olması gerekiyor.
‘Yok onun kucağına oturdum, yok bunu kucağıma oturtacağım’ demekle olmuyor bu işler.
Dönemin Ak Parti İl Başkanı Zeki Tosun’u arayıp, ‘Muammer Avcı’yı görevden al veya sen istifa et’ demekle olmuyor.
Önce Muammer Avcı’yı Zeki Tosun’a yem edip, Ankara’da da Zeki Tosun’u Erkan Kandemir’in önüne atmakla hiç olmuyor.
Ak Parti Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan’la seçim kazanıp, ilk fırsatta onun ayağını kaydırmakla da olmuyor.
Şimdi anlıyor musunuz? Zonguldak Belediyesi’nin iktidar partisinde olmasına rağmen Selim Alan’ın neden muktedir olamadığını.
Şimdi anlıyor musunuz? Selim Alan’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘hizmet etmek boynunuzun borcu, bize gönüllere giren başkanlar’ lazım demesine rağmen neden gönüllere giremediğini.
Selim Alan yediği ayazı, kendine yedirtenlere yedirtmek için gece gündüz çabalayarak Zonguldak’ın çok daha farklı olabilecek 5 yılı bana göre heba etti.
Hiçbir şey olmadı demiyorum.
İktidar gücünü arkasına alan Selim Alan, boş işlerle uğraşmayıp, intikam peşinde koşmayıp, belediyede günü kurtarmak yerine muktedir bir başkan olmayı başarabilseydi, Zonguldak bu 5 yılda çok daha fazla hizmet alabilir, belediye ise mali açıdan bu durumlara düşmezdi.
İnanın Selim Alan arkasındaki iktidar gücünü, il başkanıyla, ilçe başkanıyla, milletvekilleriyle bir olup birlik ve beraberlik içinde Zonguldak adına kullanma gayreti gösterseydi eğer;
Kur farkıyla ve faiziyle her geçen gün katlanarak artan Arıtma tesisinin borcuna bir çözüm üretebilirdi.
TOKİ’nin yaptığı Sahil Projesi’nde yer alan ticari alanları bir şekilde düşük bedelle kiralayıp belediyeye yan gelir elde edebilirdi.
Elmas Park’ı kat karşılığı TOKİ’ye yaptırıp, payına düşen mesken ve ticari alanlardan çok ciddi bir kaynak yaratabilirdi.
Ama olmadı.
Selim Alan beceremedi.
Selim Alan’ın beceremediğini bildiği halde Mustafa Çağlayan ve milletvekilleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a söyleme cesaretini gösteremedi.
Ne olduysa son dakikada Selim Alan’ın ayağını kaydırdıkları, birden bire Selim Alan’cı oluverdiler.
Zonguldak’ı düşünmediler.
Zonguldaklıları da düşünmediler.
Ak Parti’yi hiç düşünmediler.
Peki neyi düşündüler?
Neydi bu ‘Selimzedelerin’ Selim aşkı?
Ben hala anlayamadım.
Selim Alan düşmanı bir adam değilim. Ak Parti düşmanı da değilim.
Sadece olanları, yaşananları, olması gerekip de olmayanları sorguluyorum.
Mesele tek başına bir isim meselesi değil.
Mesele Zonguldak meselesi.
Belediye muhalefetteydi, hiç gelmedi, araç gelmedi, kredi gelmedi, Cumhurbaşkanı çıkarıp 50milyon lira bağışlamadı.
Çevre Bakanı’nın, İçişleri Bakanı’nın, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün desteği yoktu.
Muhalefetin elindeki belediyemizin borcu vardı.
Şimdi bu halk, partisine bakmadan, adayına bakmadan Selim Alan ve Ak Parti’ye bir umut oy verdi.
‘Belediyemiz iktidarda olsun, belki bu garip Zonguldak’a hizmet gelir’ dedi.
‘Yetiş doktor!.. Zonguldak ölüyor’ diyenler oldu.
Peki ne oldu?
Ak Parti Adayı, genç doktor Selim Alan başkan seçildi.
Ama Zonguldak hala hasta.
Ölümcül bir hastalık bu.
Doktor teşhis koydu ama tedavi edemedi.
400 milyon borç, 1 milyar 200 milyon lira oldu.
500 personel, 1000 personel oldu.
Sıfır olan İller bankası borcu 80 milyon lira oldu.
Zonguldaklı aylarca evinden çarşıya inecek, işe gidecek otobüs bulamadı.
Koskoca 5 yılda 2 tane jeneratörümüz, 2 tane heykelimiz, 1 tane de kavşağımız oldu.
Doktor da çare olamadı maalesef.
SMA hastası gibi Zonguldak.
Tedavi olamıyor.
İlaç alabilmek için Cumhurbaşkanı’ndan bağış istiyoruz.
Bakanlıklardan, genel müdürlüklerden hibe dileniyoruz.
Ama bir bakıyoruz ilaç yine bitmiş. Arsamızı TOKİ’ye veriyoruz.
İlaç yine bitiyor, bu sefer köprünün hurdasını satıyoruz.
Vay benim 'garip Zonguldak'ım!..
Ölümü görüp, sıtmaya razı olan Zonguldak’ım!
Allah yardımcın olsun…
























ÇOK DOĞRU GARİP ZONGULDAK !! KEŞKE BU KENTE KAYYUM..ÇOK DOĞRU GARİP ZONGULDAK !! KEŞKE BU KENTE KAYYUM ATANSAYDI BÖYLE OLMAZDI !! HASTANE YAPILDI YERİ KÖTÜ OTOPARKI YOK BİNANIN HER YERİ EKSİK DOLU ,TIP FAKÜLTESİ DÖKÜLÜYOR,YOLLARIMIZ ÇUKUR BERBAT ,ŞEHRİN MERKEZİ BİLE DÖKÜLÜYOR ,SİYESİ İRADE ZONGULDAK'TA BİTMİŞ BELEDİYE BİTMİŞ PROJELERİN HEPSİ GÖZ BOYAMA ZONGULDAK'A İHANET HER YER BETON AMA YAŞAM ALANI ,GÜVENLİK ,OTOPARK YOK !!! YAZIKLAR OLSUN DİYORUM ALLAH SİZLERE BUNUN HESABINI SORSUN BU ARADA BELEDİYE SİNEMASI 18 MİLYON LİRAYA TADİLAT İHALESİ VERİLMİŞ FİRMADA YABANCI DEĞİLDİR TABİ YÖNETİME YAKIN OLAN BİRİ DİYORLAR GÜNAH GÜNAH ÜLKE KARNINI ZOR DOYURURKEN BU KAYNAKLARI BU ŞEKİLDE HARCAMAK İHANETTDİR ....