Karamalak kardeşim.
‘Kardeşim’ diyorum çünkü sen de bana ‘ağabey’ diye hitap etmişsin.
Yazımın başında üslubunu hiç ama hiç beğenmediğimin altını çizmek istiyorum.
Benim için köşe yazısında üslup çok önemli.
Birincisi benim savaş çığırtkanlığı filan yaptığım yok.
Ön seçimlerde taraf da değildim.
CHP üyesi de değilim.
Sadece bir gazeteci olarak, ön seçim sonucunu kendimce yorumlamaya çalıştım.
Ön seçim öncesi hiçbir aday adayı lehinde veya aleyhinde yorum da yapmadım.
Mesela aday adayları ardında en samimi olduğum ve en eski tanıdığım isim de Harun Akın’dır.
Ön seçim öncesi CHP ve aday adayları ile ilgili en çok yazı yazan da sanırım sensindir.
En çok hedefe koyduğun isim de Tahsin Erdem’dir.
Biz gazeteciler bu tür süreçlerde elbette öngörüde bulunabilir, tahminler yapabilir, hatta bir ismi açıkça destekleyebiliriz de.
Bunda bir sorun yok.
Şimdi Tahsin Edem hakkında hemen hemen her gün yazan sensin.
Tahsin Erdem daha aday olmadan, belediye başkanı olduğu takdirde basın danışmanını, başkan yardımcılarını, meclis üyelerini ilan eden de sensin.
Hatta, dini hassasiyetleri bir kenara atıp, ‘Hz. Tahsin’ yazan sensin.
Tahsin Erdem’in etrafındaki insanları ‘sahabe’ ilan eden de sensin.
Ön seçim dengelerini Tahsin Erdem aleyhine, Harun Akın lehine çevirmek için çabalayan da sensin.
Ön seçim sürecini lastik gibi sündürüp, geren kişilerden birisi de sensin.
Şimdi ben mi savaş çığırtkanlığı yapıyormuşum?
Güldürme beni. Lütfen biraz ciddiyet Karamalak kardeşim.
Gençsin…
Bu mesleğin eğitimini almışsın. Önünde uzun bir meslek hayatı var.
Bak ben bu meslekte çeyrek asrı geride bıraktım.
Daktiloyla başladım bu mesleğe.
Sosyal medya, internet yoktu o zamanlar.
Senin gibi mesleğin okulunu da okumadım.
Bizlere göre şanslısın yani.
Ben senin yerinde olsam kendimi şöyle bir gözden geçiririm.
Kendimle bir hesaplaşırım.
'Mesleğe ne zaman başladım?'
'Meslekte nereye geldim?’
Bu sorulara bir cevap ararım.
Benim hakkımda yaptığın eleştirileri alıp bir kenara koydum.
Eleştirme hakkım olduğu kadar, eleştirilme hakkım da var.
Onun için eleştirilerine saygı duyuyorum.
Ama seni biraz daha gerçekçi olmaya davet ediyorum.
CHP ön seçiminin başından sonuna kadar taraf olup, bazı adayları yerip, bazı adayları övdükten sonra beni savaş çığırtkanlığı yapmakla suçlaman çok da gerçekçi ve objektif bir yaklaşım değil sevgili Karamalak kardeşim.
Beni CHP önseçimi üzerinden eleştirirken, önce dönüp bir aynaya bakman lazım.
Önce bu süreçte yazdıklarını bir okuman lazım.
Senin Tahsin Erdem’in kazanmasına üzüldüğün kadar, ben Harun Akın’ın kaybetmesine sevinmedim.
Çünkü ben seçimin tarafı olmadım.
Sadece bu süreci takip ettim ve sürecin sonunda kendi yorumumu yaptım.
Yaptığım yorumun da arkasındayım.
Ön seçim süresince köşe yazılarında hiç benim adım geçmedi. Genellikle Mustafa Özdemir ismine çok yer verdin yazılarında.
Şimdi ön seçim sonucunu analiz ettiğim için beni taşıyorsun köşe yazına.
Tahsin Erdem hakkında bir algı oluşturmaya çalışmadın mı?
Yazdığın yazılar arşivde duruyor.
İstersen çıkarıp birlikte okuyalım.
İşin içinde psikolojik harp var mı, yok mu?
Algı operasyonu var mı, yok mu?
Birlikte karar verelim.
Yazında benim için ‘sen zeki adam’ diyorsun, sonra da beni ve okurlarını aptal yerine koyuyorsun ya, işte bu sana hiç yakışmıyor.
2019’un senin için çıraklık olduğunu belirtmişsin.
2024 sanırım senin için ustalık yılı olacak.
Umarım öyle olur.
Ama yorumlarına ve öngörülerine baktığımda çıraklık sürecinde sorun var gibi görünüyor.
Ön seçimde de oluşturamadığın algıdan dolayı çırak çıktın.
Benden sana bir ağabey tavsiyesi; Şu çıraklık-ustalık meselesini bir gözden geçir kardeşim.
Şimdi olur da Tahsin Erdem CHP’nin adayı yapılır ve başkan seçilirse.
Halil Fırat ve Şenol Şanal meclis üyesi aday listesinde yer almazsa.
O zaman başkan yardımcısı da olamayacaklar değil mi?
Peki, o zaman nasıl bakacaksın okurlarının yüzüne?
Mesela Mustafa Özdemir basın danışmanı olmazsa.
O zaman ne yapacaksın?
Çok merak ediyorum.
Üzüntünü gerçekten anlıyorum.
Ama yapacak bir şey yok.
CHP’liler tercihini Tahsin Erdem’den yana kullandılar.
Ben ne yapabilirim ki üzüntünü giderebilmek için?
Ha bakarsın belki, ön seçimde tutmayan matematiğin, Parti Meclisi’nde tutar. Bakarsın Parti Meclisi bir anket daha yapar. O anketten yine Harun abi çıkar. Parti meclisi, seni dikkate alır ve ön seçimde alınan oy oranları ile anketten çıkan oranların ortalamasına bakar ve Harun abiyi aday yapar.
Üzüntün ancak bu şekilde diner diye düşünüyorum.
Ama beni yazmak üzüntünü biraz olsun dindiriyorsa, yaz kardeşim beni.
Yarın da yaz.
Ertesi gün de yaz.
Yeter ki beni yazmak derdine derman olsun.
Senin adına mutlu olurum.
Tek ricam var.
Beni yazarken üslup konusunda biraz dikkatli olursan ben de mutlu olurum.
Üslup önemli. 2024’ün kalanında her şey gönlünce olsun Karamalak kardeşim.
























Devreksporlu aliriza yazamadiklarini püsküllüsüne yazdırıyor.aba altından sopa göstermek oluyor bu merkezde şövenistlige sıra gelirse Allah'ını yaparız Karadenizli olarak siz kıvrılıp yatmaya devam edin.hic bir zaman bu şehrin vatandası olabilirsiniz ama yöneticisi olamazsınız ipler her zaman karadenizde olur.
Bu gazeteciliği okumuş ama daha toy birilerinin başına neler gelmişti çalıştığı gazetede onun gazına gelmesin Zonguldak in Karadeniz delikanlısı sıkıdır.kötü taşa çarparsın seni yerler bu alemde hep karşı bazda eleştiritorsun önce çuvaldızı kendine batır sonra diğer tarafı yargıla ve sorgula senin amacın sövenistlik burda oda Karadeniz usagina sökme kafatasciliga gerek yok senin milliyetçi tavırlarını biz Trabzon'da gördülk sen o yazılarını Trabzon da buradaki cesaretinde yazamazdin.
Bunların korkuları yerel oy bazında yerli oyların az olması ve yerel de söz sahibi olamadiklarımıdır.birilerinin kemençe sesini kaldıracağım diyenlerden taraf olup şövenistligi yerel bazda yaymak adına bir Karadeniz li Trabzon lu harun akin ın ön seciminde kaybetmesine sevinen yine bir trabzon uşağı Tahsin erdemin ön seçimde kazanmasına üzülen ve bunlarda Karadeniz düsmanligi yaratmak ve ve bu yarayı kaşiyarak kendi menfaatleri adına bir şeyler çıkarma isteyenlerdir.beycuma ve Devrek şövenistligi bu gazetede ilk ciktigindan beri devam etmektedir.ama bunlar Karadenizlilerin gölgesi altında kalmış ve her zaman Karadenizlilerin sahip çıktığı insanlardır ama hala agizlarinda salya sümük sövenistlik hortlatmaya çalışanlar var merkezde ki CHP lilerin oyu kemik oydur son secimde belli olmuştur CHP nin oyu Bunların amacı bagciyi dövmek aglayanin arkadindan gülmek ve kafatascilik yaparak şöven duygularla seçmeni yönlendirmek tir. Hazret sadece peygamberlere münhasırdır Batuhan efendi.
Eline sağlık kardeşim, bazı insanlar böyle cvp ve hareketleri bekliyor.helal olsun Boyraz
nerden çıktı bu şanal halil meselesi sistemli olar..nerden çıktı bu şanal halil meselesi sistemli olarak herkeste aynı konu amma algı yaptınız be..Tahsin Erdeme vuracak bişey kalmayınca hayali kahramanlar yaratıp kafa karıştırıyosunuz velevki Muatafa Özdemir basın danışmanı olacak sana ne Mustafa Özdemir aşçımı tornacımı sanamı sizemi sorulacak sen neyin karşılığında haruncu oldun..harun kaybetti tahsin kazandı bitti yormayın kafanızı istediğiniz olmadı
Ukala kara mal ak birinin buna dersini vermesi gerekiyordu.Elinize sağlık
Bir insan ancak bu kadar yerin dibine sokulabilirdi. Yine Boyraz yine o köse yazıları.
Yaptığınız analize yüzde yüz katılıyorum ek olarak da yazdığı gazeteye bu konuda eleştirel yorum yaptım onları bile yayınlamadılar.Umut Şekerci de aynı şekilde küfürsüz hakaretsiz yorumlarımı yayınlamadı.oysa yorumumda Tahsin Erdem’i dsp ye gitmek ile eleştirirken Harun Akın ‘ın tdh macerasını yazmadıklarını yazdım.sizi tebrik ederim