Köşe yazıma başlamadan önce bir konuyu aydınlatmak istiyorum.
Son 2 aydır köşe yazılarıma ara vermek zorunda kaldım.
Annemin rahatsızlığı nedeniyle memleketim Kahramanmaraş'taydım.
Bu durumu yanlış algılayanlar olmuş.
Türk Metal Sendikası, Yusuf Ziya Odabaş ve Erdemir ile ilgili eleştirilerim konusunda akıl almaz iddialar ortaya atılmış.
Benim memlekette olduğumu bilmeyen bazı kıt akıllılar, köşe yazılarıma ara vermemi başka yerlere bağlamışlar.
Neymiş efendim, Yusuf Ziya Odabaş'la anlaşmışım...
Neymiş efendim Yusuf Ziya Odabaş'tan para almışım.
Uzun lafın kısası, ben dün nerede duruyorsam bugün de aynı yerde duruyorum.
Fikrimde de duruşumda da bir değişiklik yok.
Yanlışa yanlış, doğruya doğru demeye devam ediyorum.
Hatırlarsanız Erdemir, OYAK, CHP ve Türk Metal Sendikası'nın Ereğli Beledşyesi'mi ele geçirme planı hakkında haber ve köşe yazıları yazmıştım.
Bu planın içinde yer alanları da isim isim kamuoyu ile açık bir şekilde paylaşmıştım.
Yerel seçimlere yaklaşık 6 ay kala bu planın parçası olan dinamikler harekete geçti.
Planın uygulayıcısı konumundaki Yusuf Ziya Odabaş, Ereğli Belediye Başkanı adayı arayışlarını hızlandırdı.
Son yaptığı toplantıda ise başkan adaylıpu için bir isim üzerinde mutabık kalındı.
Emrah Karaarslan.
O toplantıda Emrah Karaarslan'ın babası ve Ereğli'nin güçlü işadamlarından birisi de vardı.
Yusuf Ziya Odabaş'tan başkan adaylığı için onay alan Emrah Karaarslan'ın, soluğu İzmir'de Erol Çivici'nin yanında aldığı söyleniyor.
Çünkü Erol Çivici'nin desteği seçim kazanmak için çok önemli.
Diğer taraftan Yusuf Ziya Odabaş'ın başkan adaylığı için onay verdiği Emrah Karaarslan'a, CHP önceki dönem milletvekili Av. Ünal Demirtaş ve mevcut milletvekili Dr. Eylem Ertuğrul'un da sıcak baktığı konuşuluyor.
Geçmişte iddia ettiğimiz plan artık eyleme dönüşmeye başladı.
Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Bakalım bu plan amacına ulaşacak mı?
Bekleyip göreceğiz.
SENDİKA-ERDEMİR, TEŞVİK-TAKAS
Eredemir'de EYT'liler ile birlikte emekliliği hak eden işçi sayısının 2 bini geçtiği söyleniyor.
Yıllardır Erdemir'e hizmet eden bu işçiler emekli olabilmek için takas ve teşvik bekliyorlar.
Takas ve teşvik Eredemir'de 2023 yılına kadar bir gelenek, hatta bir hak haline gelmişti.
2023 yılında Erdemir ve OYAK yönetimi bu hakkı gasp etti diyebiliriz.
Erdemir ve OYAK yönetiminin bu hak gasbına maalesef Türk Metal Sendikası sessiz kaldı.
Sessiz kalmakla da yetinmeyip deyim yerindeyse çanak tuttu.
Sendika yönetimi ve Yusuf Ziya Odabaş Erdemir ve OYAK yönetiminden işçi alımları için kontenjan pazarlığı yaparken, işçiye müdürlükler önünde baskıyla eylem yaptırdılar.
Bu eylemlerde sendika yoktu.
Yusuf Ziya Odabaş yoktu.
İşçiyle Erdemir yönetimi karşı karşıya getirildi.
Belki de tarihinde ilk kez Türk Metal Sendikası işveren karşısında bu kadar etkisiz ve ezik bir duruma düşürüldü.
Hak ve emek gibi kavramlar ayaklar altına alındı.
İşçi sendikasından hak mücadelesi beklerken, sendikacıların baskı ve küfürlerine maruz kaldı.
Sanırsınız ki köklü bir tarihe sahip olan Türk Metal Sendikası, işçi değil işveren sendikası gibi hareket etmeye başladı.
Peki neden?
Neden Türk Metal Sendikası Erdemir işçilerinin haklarını savunma konusunda bu kadar yetersiz ve beceriksiz bir duruma düşürüldü?
Çünkü kişisel çıkar mücadelesi, hak ve emek mücadelesinin önüne geçti de ondan.
Bir düşünün, Türk Metal Sendikası Genel Başkan Yardımcısı'nın kızları ve damadı Erdemir'de çalışıyor.
Eski-yeni şube başkanlarının çocukları ve damatları Erdemir'de çalışıyor.
Erdemir'e 500 işçi alınacak, Türk Metal Sendikası'na 150 kişilik kontenjan veriliyor.
Şimdi, yöneticileri işverenle böylesine kişisel çıkar içinde olan bir sendika işçisinin hakkını savunabilir mi?
Tabi ki savunamaz.
Tabi ki mücadele edemez.
Tabi ki işçisinin önünde, işçisiyle omuz omuza, başı dik hak ve emek mücadelesi veremez.
Çünkü OYAK yönetimi, sendika yönetimini göbekten kendine bağlamış.
Sendikacıların çocuklarını, damatlarını işe almış.
Sendikaya takın kişilere, yok pahasına tesis kiraya vermiş.
Erdemir'den ihale vermiş.
'Al sana 150 kişilik kontenjan' demiş.
Şimdi sen Türk Metal Sendikası olarak, sana yıllardır aidat ödeyen Erdemir işçisi için takas ve teşvik isteyebilir misin kardeşim?
Tabi ki isteyemezsin.
Çünkü sen OYAK yönetiminden isteyebileceğin ne varsa kendine, başkan ve yöneticilerine, arkadaşlarına istemişsin.
Bulunduğun makamı ve üyelerin sayesinde aldığın yetkiyi Erdemir işçisi için değil, kendi kişisel çıkarların için kullanmışsın.
Şimdi de çıkmış Aidatları ile geçindiğin Erdemir işçisine hakaret ediyorsun.
Tabi meydan boş.
Genel Başkan Pevrul Kavlak'a sağlık sorunlarıyla uğraşıyor.
Ama Yusuf Ziya Odabaş, köklü Türk Metal Sendikası çatısı altında Erdemir işçisine ihanet ediyor.
İşçinin değil işverenin çıkarlarına yani OYAK yönetimine hizmet ediyor.
Tabi tüm bunlar Türkiye işçi sınıfı ve sendikacılık tarihine kara harflerle yazılıyor.
Ereğli'de sendikacılığın içine eden Yusuf Ziya Odabaş, utanmadan, sıkılmadan Ereğli siyasetinin de içine etmek için elinden geleni yapıyor.
Sanırım OYAK, Erdemir ve Türk Metal Sendikası yetmedi.
Şimdi hedefinde CHP ve Ereğli Belediyesi var.
Bakalım Ereğli halkı bunlara prim verecek mi?























