Altından, üstünden neler geldi neler geçti.
Dile kolay 1 asırlık köprü.
Yıllarca bu kentin trafik yükünü taşıdı üstünde.
Altında onlarca esnafa ekmek teknesi oldu.
Fevkani Köprüsü’nün yıkımına başlandı.
Parça parça lime lime kesiliyor asırlık bir tarih.
Bir eser olarak gelecek nesillere bırakılabilecekken, hurdaya çıkarılıyor.
Oysa ki altındaki dükkanlar yine boşaltılabilir, sonrasında bir asır daha ayakta kalabilmesi için güçlendirilebilirdi.
UNESCO’nun jeopark ağında olan Zonguldak’ta bir endüstri mirası olarak ışıl ışıl korunabilirdi Fevkani Köprüsü.
Ama olmadı.
Tepkiler, uyarılar dikkate alınmadı.
Siyasetçiler, sivil toplum kuruluşları olaya sadece köprü altı esnafı açısından baktılar.
Fevkani Köprüsü’nün yıkılıyor olmasını değil, esnafın mağduriyetini tepkilerin merkezine aldılar.
İşin gerçeği sadece siyaset yaptılar.
Fevkani Köprüsü’nü siyasi rantlarına alet ettiler.
Esnaf üzerinden rakiplerini tehdit ettiler.
Fevkani Köprüsü’nü yaşatmanın değil, oy devşirmenin peşine düştüler.
Sadece Yüksel Yıldırım gibi bir kaç kişi Fevkani Köprüsü’ne farklı bir açıdan bakabildi.
Sonuç olarak, Fevkani Köprüsü siyasetin kurbanı oldu.
Artık fotoğraf karelerinde bir anı olarak yaşayacak.
ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGESİ
Son zamanlarda Erdemir’in Özel Endüstri Bölgesi olmak istediği yönünde bilgiler yansıyor kamuoyuna.
Erdemir’in Özel Endüstri Bölgesi olma meselesi ilk olarak Faruk Çaturoğlu’nun milletvekilliği döneminde gündeme gelmişti.
Özel Endüstri Bölgesi’nin Erdemir’e faydalarını, Ereğli’ye zararlarını o zaman tane tane anlatmıştım.
Burada asıl mesele, OYAK yönetiminin Erdemir’i neden Özel Endüstri Bölgesi yapmak istemesi.
Bu sorunun cevabını aramak lazım.
Geçenlerde Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık da Özel Endüstri Bölgesi meselesine tepki gösterdi.
Önceki dönem belediye başkanlarından Murat Sesli de Özel Endüstri Bölgesi ile ilgili tepkisini dile getirdi.
Ama dediğim gibi asıl cevabı aranması gereken soru, OYAK bunu neden istiyor?
Sadece emlak vergisi ödememek için mi dersiniz?
Bence değil.
Erdemir için yıllık 5-10 milyon lira emlak vergisi çok da önemlidir miktar değil.
OYAK yönetimi sırf Erdemir’i 5-10 milyon liralık emlak vergisi giderinden kurtarmak için istemiyordur Özel Endüstri Bölgesi’ni.
Çok daha değerli, çok daha önemli bir nedeni olmalı.
Aslında bu sorunun cevabını Erdemir ve OYAK’ı Özel Endüstri Bölgesi üzerinden eleştirenler biliyor bence?
Bilenler bildiklerini kamuoyu ile paylaşmıyorlar.
Kimi gerçekten iyi niyete, Ereğli’nin çıkarlarını düşünerek tepkisini gösteriyor.
Kimileri ise sadece OYAK yönetimine mesaj gönderip, mektup yazıyorlar.
Kaba tabirle ‘gel gel’ yapıyorlar.
Ama biz gazetecilerin görevi haber yapmak.
Haberi tüm detaylarıyla kamuoyu ile paylaşmak.
En önemlisi tüm bunları kamu yararı gözeterek kaleme almak.
Şimdi yapılan açıklamalar, gösterilen tepkiler sonrası oturduk dersimize çalışıyoruz.
Dersimize çalışırken, ilginç ve çarpıcı ayrıntılarla karşılaşıyoruz.
Bu çarpıcı gerçeklere mercek tutuyoruz.
OYAK yönetimini üst perdeden eleştirenlerden bazıları, Erdemir’e yaptıkları kıyakları unutmuş olduklarını görüyoruz.
Öyle görünüyor ki bu işin altından çok büyük bir skandal patlak verebilir.
Biz elimizdeki bilgileri belgelendirmeye, belgeleri ise yorumlamaya başladık.
EREĞLİ’DE CÜRUF GERÇEĞİ
Artık tüm Zonguldak cürufun ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını biliyor.
Çünkü bu cüruf meselesi neredeyse 2 yıldır gündemde.
Hemen hemen herkes cüruf işini yapan firma ve kişiyi topa tutuyor.
Eyvallah…
Ama cüruf denen bir gerçek var.
Aynı gerçek tüm demir ve çelik fabrikalarında var.
Türkiye’de demir ve çelik üretildiği sürece bu cüruf da hep olacak.
Erdemir üretime geçtiği günden bu yana cüruf ortaya çıkıyor.
Erdemir sahası içinde yüzbinlerce metrekare cürufla doldurulmuş alan var.
Alaplı sahili cürufla doldurularak halkın hizmetine sunuldu.
O çay bahçelerinin, kafeteryaların, yeşil çimenlerin altında binlerce ton cüruf var.
Ereğli-Zonguldak yolunun asfaltının altında, Ereğli’de birçok yolun altında, onlarca köy yolunun altında da cüruf dolgusu var.
Binalarda kullandığımız betonların içinde de cüruf var.
Merak ettiğim ne biliyor musunuz?
Bu cüruf Erdemir sahası içindeyken zararsız da…
Deniz doldurulurken zararsız da…
Erdemir sahasından çıktığı an nasıl zararlı oluyor.
Eğer bu bir zehirse, zehri üreten ve denize dolduran suçsuz, dışarı çıkaran suçlu oluyor.
Bunu anlamakta güçlük çekiyorum.
Kardeşim bu zararlı ve zehirli bir atıksa, karayolları, belediyeler, il özel idaresi bu cürufu neden kullanıyor.
Bu cüruf bir şekilde geri dönüştürülmezse, Erdemir denize dökmeye devam edecek.
Erdemir Ereğli’de çelik ürettiği sürece cüruf hep olacak.
Ama Kıyıcak’ta, ama Alaplı’da ama denizin içinde.
Önemli olan Ereğli bu cüruftan nasıl olacak da çevreye zarar vermeden imha edilecek.
Çevrecilerin de Erdemir yönetiminin de kafa yorması gereken nokta tam da burası.























