Kılıç çekmeye davetiye çıkarıyor hükümet! Baksanıza; el yükselte yükselte açlık sınırı yirmibire (aylık 21 bin liraya) yoksulluk sınırı altmışaltıya (aylık 66 bin liraya) bağlandı. Kartları karan kendi maharetli elleri olduğundan, hilesi hurdasıyla bi güzel de kabullendirmeye çalışıyor şimdi bize bütün bu olup bitenleri.
Gün; işçi, emekçi, emekli, memur... Her bireyin kendi örgütlü yapısı içinde birliğini, direngenliğini ülke genelinde tüm emek ve demokrasi güçleri ile birleştirerek yekpare bir vücut olma günüdür.
Sendikalıysan sendikanda, partiliysen partinde, vakıf, dernek, köy gavesi... Nasıl bir yapılanma içindeysen... Fark etmez. Yekpare olmanın yoluna bakmalıyız.
22 yıllık tekaüt biri olarak üyesi olduğum Tüm Emeklilerin Sendikası ve parti örgütlülüğümle ben bu yolun takipçisiyiz.
Çıkan hafta sendikamızla 5 şehir merkezinden hareketle ülke genelinde bir yürüyüş eyledik ve Zonguldak'da da bu yürüyüş zincirini tamamladık.
Meselenin aciliyeti emekli maaşımıza 15 bin lira seyyanen artış yapılması, 5510 sayılı yasanın kaldırılıp, yeni bir çalıştayla yeni bir emeklilik yasasının oluşturulması, 2025 yılı bütçesinin adil ve eşitlik esasına göre tasarlanıp yapılmasıydı. Öyle ya! Ortada ne savaş var ne de kıtlık. Fakat biz günlük zorunlu ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz. Üstelik bu meseleyle ilgili 100 binden fazla imzalı dilekçemizi TBMM Dilekçe Komisyonuna faş etmişiz.
Tekaüt halimizle ülke genelinde yaşanan olumsuz en can alıcı bu marazlar üzerinden böylesine bi gard alırken işçi sendikaları içinde büyük mü büyük Türk - İş'in çok sayın genel başkanı Ergün Atalay "asgari ücretliler üyemiz değil" diye, bir açıklama yaparak ülke genelinde çalışanların yüzde 60'ını oluşturan on milyonlarca asgari ücretliyi ve asgari ücretten daha az maaş alan çoğu 12 bin 500 lira aylıklı milyonlarca emekliyi hiçe saymış oldu.
Kendi son aylık tespitlerinde açlık sınırını 20 bin 431 lira, yoksulluk sınırını 66 bin 553 lira olarak belirlediği bir dönemde Türk - İş kendi sendikal örgütlülüğü dışındaki yapılanmalara karşı avare davranarak esen rüzgara yelken goyverdiğini alenen göstermiş oldu.
Kılıçların çekileceği, uluslararası sermaye cenahının yıl sonunda zam mevzusunda yüzde 17'den kapı açmak ve yardım paralarını eccük artırın yeterlidir bağbındaki baskısı dillerde dolanırken çok sayın Atalay'ın kendi toplusözleşmesine ilişkin tek bir söz bile etmemesi de hükümetin "yersen gabacuk yemezsen gapu açuk" alametine doğru yelkeni saldığının resmidir. Hem de bi tekaüt olarak!























