Bartın adını Parthenius’tan almıştır. Parthenius, Bartın Irmağı’nın İlk Çağ’daki adıdır ve “Sular İlahı” anlamına gelir. Parthenios kelimesi aynı zamanda “ırmak” ve “güzel, muhteşem akan su” anlamlarını da taşır. Bugün dahi doğası büyük ölçüde bakir kalmış olan Bartın yöresinin, İlk Çağlarda çok daha mükemmel bir coğrafyaya sahip olduğunu tahmin etmek zor değildir. Bu coğrafyaya hayat veren Bartın Irmağı’nın olumlu özellikleri göz önüne alındığında, Parthenios sözcüğünün “güzel ve muhteşem akan su” anlamına gelmesi gayet doğaldır. Kanaatimizce, Parthenios isminin önce ırmağa verilmesi ve sonrasında ırmak kenarında kurulan şehrin aynı adla anılmaya başlanması, eşyanın tabiatı gereğidir.
Bartın adının kökenini araştıranlar arasında, rahmetli Belediye Başkanımız Sayın Kemal Samancıoğlu’nun açıklamasını da anmak gerekir. Samancıoğlu olayı şöyle anlatır:
“Bartın adının ‘çamur yükü’ anlamına gelen Bartıyn kelimesinden geldiği yönündeki görüş, hiçbir esasa dayanmamaktadır. Bartın’ın eski münevverlerinden rahmetli Baltaoğlu Nuri ile eski müftü rahmetli Toscuoğlu Hacı Rifat Efendi bir gün Bartın adının kökeni üzerine konuşurlarken, tesadüfen yanlarında bulunuyordum. Müftü, latifeli bir şekilde ‘Bar yük, Tıyn çamur demektir. Bartın’ın adı da çamur yükü anlamına gelir!’ diyerek Baltaoğlu Nuri’yle şakalaştı ve gülüştüler. Gerçeğe dayanmayan bu latife, ağızdan ağza dolaşarak Bartın adının kökeni hakkında yanlış bir izlenim oluşturmuştur. Bu nedenle kasaba adının kökeni araştırılırken bu konunun ciddiyetle ele alınmasına gerek yoktur.”
Her ne kadar bir latife olarak söylenmiş olsa da, bazen bu tür sözlerin zaman içinde gerçeğe dönüşebileceğini de unutmamak gerekir.
Bu yazı dizisinin önceki bölümlerinde Bartın’ın il statüsünü kazandıktan sonraki siyasi kimliği ve gelişen süreci aktarmıştım. Yaşananları kendi gözümden hatırlatmaya gayret ettim. Elbette sizlerin de kendi değerlendirmeleriniz olacaktır. Önemli olan, olayları siyasi kimliklerle birlikte hatırlamak ve Bartın’ın neler kazandığını ya da kaybettiğini hep birlikte değerlendirebilmektir.
Bartın’ın siyasi yaşamında olması gerekenler
* Hangi kademede olursa olsun, siyasetle ilgilenen herkesin ortak paydamızın Bartın olduğunu kabul etmesi ve buna içtenlikle bağlı kalması gerekir.
* Üretilen siyaset sonucunda elde edilen kazanımların adil bir şekilde hepimizin yararına kullanılacağı unutulmamalıdır.
* İlimizde yaklaşık altı yüze yakın STK bulunmaktadır. Bu kuruluşlarda gönüllü olarak görev alanların, ilgili oldukları konularda proje üretmeleri ve bu projeleri hayata geçirmeleri gerekir. Böylece ileride yer alacakları siyasi platformlarda daha etkin olacaklardır.
* Emek ve meslek örgütleri, çalışmalarında yerel sorunlara ağırlık vererek yerel kamuoyunda güç kazanmalıdır. Böylelikle siyasi alanda da daha etkili olurlar. Sorunların belirlenmesi ve çözüm üretilmesi noktasında siyasi yapılara yön gösterirler.
* Bartın’da örgütlü bulunan siyasi parti kadrolarının, yerel sorunlar hakkında yeterli bilgiye ve donanıma sahip olması gerekir. Bu sorunları parti programlarıyla ilişkilendirerek çözüm önerileri sunabilen kadrolar, siyasi başarı elde edeceklerdir.
* Belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il genel meclis üyeleri ve tüm seçilmiş temsilciler, yerel sorunları bilen ve çözüm odaklı kişilerden seçilmelidir. Seçmen, kendi sorunlarına duyarlı kişileri tercih etmeli ki çözüm süreci hızlansın.
* Seçimle gelinen tüm makamlar için taliplisi çok olmalıdır. Rekabetin artması, siyasette kaliteyi ve çözüm üretme hızını artıracaktır.
* Her siyasi parti üyesi, inandığı düşünceye sahip çıkmalı, parti programını iyi öğrenmeli ve yerel sorunlarla ilişkilendirebilmelidir. Bu, parti içi uyum ve rekabetin daha sağlıklı olmasını sağlar.
* En önemlisi, seçmen destek verdiği partiyi ve adaylarını hizmetleriyle değerlendirmeyi öğrenmelidir. Bartın’ın ortak paydamız olduğunu unutmadan, seçtiklerini denetlemelidir.
Rahmetli Toscuoğlu Hacı Rifat Efendi’nin “çamur yükü” latifesi, bir şaka olarak söylenmiş olsa da, eğer dikkat etmezsek sembolik anlamda gerçeğe dönüşebilir. Bunun gerçekleşmesini istemiyorsak, ortak paydamızın Bartın olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız.
Siyasete ve siyasetçilere daha fazla değer vermeli, onların yaptıklarının takipçisi olmalıyız. Henüz geç değil; önemli olan, önümüzdeki dönemi iyi değerlendirip Bartın’ımızı layık olduğu il düzeyine getirme kararlılığını göstermektir.























