Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BKKA) ve Zonguldak Kömür Jeoparkı tarafından 27-28 Haziran 2026'da, Üzülmez Kültür Sanat Vadisi olarak anılan bölgede, VadiFest adı ile bir kültür, sanat, tarih, gösteri etkinliği gerçekleştirilmiştir. Bu güzel etkinliğin tanıtımını, Zonguldak'ın kültür sanat aktivistlerinden Sevgili Yaşar Kapucu Kardeşimizin Facebook sayfasında yapmış olduğu tanıtımın aşağıdaki kupürü ile burada ben de tekrarlamak istiyorum.

Etkinliğin 28 Haziran tarihli bölümüne, genelde yaşamakta olduğumuz kentimizin ve coğrafyamızın kültür, sanat, tarihi, doğal ve kültürel varlıkları kitaplarının seçkin sayfaları, yine bölgemizin bu alanlardaki değerli uzmanları tarafından katılımcılara tanıtılmaya, anlatılmaya çalışıldı.
Bu satırların yazarı da, şölenin katılma imkânı bulduğu bu bölümünden "İyi ki katılmışım!" diyerek, güzel duygularla, mutlulukla ayrıldı. Katılanların paylaşımlarından ve anlatılanlardan, şölenin her bölümüne katılanların da aynı duygularla ayrıldıkları anlaşılmaktadır.
Mutluluğu, görüp dinlediği, izlediği etkinliklerle, çok değerli dostlarla birlikte olmakla da sınırlı kalmadı. Etkinlik alanının ve üzerindeki, günümüzde endüstriyel miraslar olarak adlandırılan tesislerin ve mekânların, yıllardır içler acısı terk edilmiş harabe hâllerini görüp üzülen Zonguldaklılardan idi.
Bu yapıların ve tesislerin yeni işlevlerle yaşatılmasından ve etrafının mamur edilmiş güzel hâllerini görmekten de derecesiz mutlu oldu. (Darısı, korunması gerekenlerin başına ve gidenlerin tesellisi olmasını dilerim.)
Etkinliğin sunumlar bölümünde, sırası ile;
Etkinlikte, birçok emek ürünlerinin paylaşımını da yapan; Zonguldak'ın ve havzanın madencilik ve madencilik endüstrisi tarihi, bu tarihin kişisel ve kurumsal aktörleri ile ilgili olarak da çok büyük birikime sahip olan Sayın Ekrem Murat Zaman'ın "Zonguldak Endüstri Mirası" başlıklı,
Jeoloji ve kömür jeolojisi bilimini herkesin anlayabileceği bir dille, her ortamda anlatan değerli Jeoloji Yük. Mühendisi Sayın Ali Baltaş'ın "Zonguldak Kömürlerinin Jeolojik Özellikleri" başlıklı,
Ardından da, Zonguldak'ın kültür, sanat etkinliklerine bir yönetici ve üretici olarak yıllardır emek veren Zonguldak Belediyesi Kültür Sanat Müdürü Sayın Kürşat Coşgun'un "Zonguldak'ın Kültür Sanat Değerleri" ile ilgili sunumlarını ben de ilgi ve zevkle izledim.
(Bu arada, bu vesile ile, Zonguldak'ın korunması gereken endüstriyel miraslarının neler olduğu ve nasıl korunması gerektiği konularında kafa yoranların; öncelikle, yerel tarihçi ve araştırmacı yazar Sayın Ekrem Murat Zaman'ın bu konularda yazdıklarını okumalarını ve söylediklerini dinlemelerinde yarar görmekteyim.
Ayrıca, kendisine sorduğum "Bu kadar endüstriyel mirası korumak için gerekli kaynak nasıl bulunacak?" soruma verdiği, "Kaynak bulunabiliyor. Yeter ki niyet olsun!" yanıtını da paylaşmak istiyorum.)
Bu sunumların ardından da Üniversitemiz İnsan ve Doğa Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Sayın Doç. Dr. Hamza Ekmen'in sunumunu ise büyük bir heyecan ile izledim! Burada, bu heyecanımın nedeni ile ilgili olarak da biraz söz etmek isterim.
Sayın Doç. Dr. Hamza Ekmen'in sunumu, ilimizin bugüne kadar varlığını hiç duymadığım, geçmişi 6 bin üç yüz yıl öncesine kadar uzanan bir yeraltı hazinesinin gün yüzüne çıkarılması ile ilgili idi! Konunun uzmanı olmasam da; anlattıklarından ve gördüklerimden, Zonguldak'ın Göbekli Tepesi olarak nitelendirilebilecek bir arkeoloji hazinesini keşfettikleri, gün yüzüne çıkardıkları; bilim dünyasına, bölge ve ülke turizmine kazandırdıkları izlenimlerini edindim!
Bu başarılarından dolayı; öncelikle, değerli Hocamızı ve meslektaşı da olan değerli eşleri Doç. Dr. Gülden Ekmen olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarını en içten duygularla tebrik ederim. Başarılarının devamını dilerim. Bu çalışmalarında kendilerine destek sağlayan tüm kurumlara ve kişilere ise çok teşekkür borçluyuz.
İlimiz'in Göbekli Tepesi, bir tepede değil, birçok boşluklara sahip olan bir mağara sistemi içerisinde yer almaktadır. İnönü Mağarası olarak bilinen mağaramız, Ereğli-Devrek Yolu üzerinde, Çaylıoğlu Köyü mevkiinde bulunmaktadır.
Kazı ekibinin, mağara içerisinde gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda, farklı kültür katmanlarında, tarih öncesi dönemlerden Bizans dönemine kadar uzanan ve 6 bin 3 yüz yılı bulan bir döneme ait çok önemli ve çok sayıda arkeolojik buluntulara ve yaşam izlerine ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Sunumda paylaşılan görüntülerden; seramik, metal ve ahşap kültürel nesneler, günlük kullanım araçları, süs eşyaları, üretim ve barınma alanları, Bizans dönemine ait sikkeler gibi çok çeşitli ve değerli arkeolojik buluntulara ulaşıldığı da görülmektedir.
Bu değerli yerli ve millî bilim ekibinin, ulaştığı arkeolojik bulguların yurt içi ve yurt dışı bilim çevrelerinde çok ilgi gördüğüne, görmeye devam edeceğine şüphe yoktur. Ayrıca da bölgemizin tarihi ve kültürel geçmişine ışık tutacağına, bölge ve ülke turizmine katkılar sağlayacağına da şüphe yoktur.
Bu arada, sunumları sonrasında kendilerine sorduğum "Bölgemizdeki bir mağaranın içerisinde 6 bin yıl öncelerinde yaşanmış olan hayatlar bu kadar fazla ve yüksek kültür ürünlerine sahipler idi iseler, coğrafyamızın bu mağaranın yakın ve uzak bölgelerinde kim bilir daha ne hazineler vardır?" soruma ise, değerli hocamızın "Biz henüz bulamadık ama daha fazla ve donanımlı çalışmalar yapılırsa ulaşılabileceğine inanıyorum." mealinde yanıtları olmuştur.
(Bir mağaranın içinde ulaşılan bu buluntulara bakıldığında, insanın içinden, "Olmaması mümkün mü?" diyesi de geliyor!)
(Bu arada, Safranbolu'nun Soğanlı Çayı kenarındaki köyümüzün yakınında bulunan, yöre insanından başka kimsenin bilmediği "Sıçan Gayası Mağarası"'nda da inşallah, bir gün Hamza Hocamız gibi değerli bir bilim insanımızın böyle bir keşfi olur, köyümüzde, ilimiz de, ülkemiz de, bilim de kazanır!)
Son yıllarda, her türden etkinliğin, ürünün sonuna bir "festival" kelimesinin eklendiği ve festival enflasyonunun olduğu görülmektedir. Hiç değilse, VadiFest gibi bilim, kültür, sanat, tarih, gösteri içerikli etkinliklerin "... Şöleni" olarak adlandırılmasının daha uygun olacağını düşünmekteyim. VadiFest'in de gelecek yıllarda, daha geniş katılımlarla, "şölen" adı ile düzenini dilerim.
Bu değerli ve güzel organizeli, zengin içerikli kültürel etkinlikte, tüm emeği, katkısı olan kişilere, kuruluşlara; etkinliklerin icracılarına tebrik ve teşekkürlerimi arz ederim.
Şenol KUŞCU
Emekli Öğretim Üyesi
Haziran 2026, Zonguldak

























