Bartın’da evlenme çağına gelen genç kızların, evlenecekleri erkeklerde aradığı önemli bir özellik vardı. Kızların gelin gideceği evin konumu da bunlardan biriydi. Eğer gelin gidecekleri ev tepelerde yer alıyorsa, kızın ailesi ya kızını vermek istemez ya da evin daha düz bir alana taşınmasını talep ederdi. Bunun nedeni, kızlarının ömür boyu su taşımak zorunda kalacağını bilmeleriydi.
Eski Bartın fotoğraflarına bakıldığında tepelerde çok az ev olduğu görülür. Kırtepe ve Güleyanı gibi mevkiler için 1874 yılında “su terazisi” inşa edilerek suyun doğal cazibe yöntemiyle daha yüksek kotlara çıkarılması sağlanmıştır.
Cumhuriyetin kuruluşundan 1980 yılına kadar geçen süreçte Kavşak ve Durnuk suyu ile su dağıtımı başlamış, mahallelere parça parça su verilmiştir. Evimize 1968 yılında su bağlanmıştı; öncesinde kuyulardan su temin ediliyordu. O dönemlerde demir pik borular ve mekanik pompalar devreye alınmış, Orduyeri tepesindeki su depoları gibi yapılar kullanılmaya başlanmıştır.
1980’den günümüze kadar yeni mahallelere yeni şebekeler kurulmuş, ancak eski mahallelerdeki altyapı aynen korunmuştur. Su kaynakları değişmiş olsa da eski ve yeni şebeke sistemleri bütüncül şekilde yenilenmemiştir.
Su kaynağı olarak memba suları ve derin kuyulardan çekilen yeraltı suları kullanılmakta, modern arıtma tesisleri devreye alınmakta ve klorlama zorunlu hale getirilmektedir.
KAVŞAK SUYU ÜZERİNE
Burada bir parantez açmak gerekir:
https://bartinkavsaksuyu.tr.gg/�
Bu sayfadan Kavşak Suyu’nun başına gelenler görülebilir. Özetle; Sayın Cemal Akın döneminde Kaman Köyü’nde açılan sondaj kuyusundan elde edilen su Kavşak Suyu sistemine dahil edilmiş, böylece orijinal Kavşak Suyu büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.
Sonraki süreçte HEMA Enerji firmasının kömür madeni çalışmaları nedeniyle yeraltı su havzası tahrip olmuş, Kavşak Suyu da bu durumdan etkilenmiştir. İlerleyen yıllarda benzer bir sürecin “Asker Suyu”nda yaşandığı gibi Kavşak Suyu için de yaşanabileceği endişesi bulunmaktadır.
MECLİSTE GÜNDEME GELEN TARTIŞMA
Bartın Belediye Meclisi’nin son oturumunda AK Parti Belediye Meclis Üyesi Sayın Kenan Dursun, şehir şebeke suyunun kirli olduğunu ve halk sağlığının tehlikede bulunduğunu ifade etmiştir.
Ancak Sayın Dursun’un geçmişte Bartın İl Özel İdaresi Meclis Başkanlığı görevini uzun süre yürüttüğü bilinmektedir. Bu nedenle, geçmiş dönem uygulamalarına dair benzer hassasiyetlerin neden gösterilmediği de kamuoyunda soru işareti oluşturmaktadır.
Kentlerde şebeke suyunun nihai kontrolü Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmakta; suyun temini, arıtılması ve şebekeye verilmesi belediyelerin sorumluluğunda bulunmaktadır. Su kaynaklarının korunması Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, atık su ve çevresel etkiler ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sorumluluk alanındadır.
İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliği kapsamında mikrobiyolojik, kimyasal, fiziksel ve dezenfeksiyon kontrolleri düzenli olarak yapılmaktadır. Belediyeler ve Sağlık Bakanlığı farklı noktalardan numuneler alarak analizler gerçekleştirmektedir. Vatandaşların bu sonuçlara erişebilmesi mümkündür ve en sağlıklı yöntem, belediyelerin bu verileri düzenli olarak kamuoyu ile paylaşmasıdır.
ŞEBEKE SİSTEMİ VE ALTYAPI GERÇEĞİ
2025 yılında yayımlanan “Bartın İlinde İçme/Kullanma Suları Üzerine Ön Çalışma” başlıklı araştırmada, şebeke sisteminin merkezi bir yapıdan ziyade zaman içinde parçalı şekilde geliştiği belirtilmiştir.
Bartın kent merkezi şebekesinde kayıp-kaçak oranı %35 seviyelerindedir. Parçalı yapı ve basınç farklılıkları sistemde ciddi sorunlara yol açmaktadır. Kaynaktan çıkan su ile musluktan akan suyun aynı kaliteyi koruyamamasının temel nedeni de bu altyapı yapısıdır.
BÜYÜK RESİM
Sayın Kenan Dursun önemli bir konuyu gündeme taşımıştır; ancak sorunun bütününü görmek yerine siyasi bir çerçeve içinde değerlendirme yapılması, gerçek problemin arka planda kalmasına neden olmaktadır.
Aslında ihtiyaç olan şey, tüm meclis üyelerinin bu konuyu siyasi tartışmaların dışında tutarak ortak bir sorun olarak ele almasıdır.
Bartın’ın su sistemi Osmanlı döneminden günümüze doğal kaynak → parçalı modernleşme → karma sistem şeklinde gelişmiştir. Bugün yaşanan sorunlar, eski ve yeni sistemlerin birlikte çalışmasından kaynaklanmaktadır. Doğru bir planlamayla tüm hatlar yenilenir, akıllı basınç yönetimi kurulur ve tek tip sistem oluşturulursa Bartın, Türkiye’nin en kaliteli içme suyuna sahip şehirlerinden biri olabilir.
BİR DİĞER TEHLİKE: YERALTI SUYU
Diğer önemli bir risk ise Bartın OSB’nin yeraltı suyu kullanımıdır. Aynı su havzasında bulunan Bartın OSB’de günlük yaklaşık 2.600 metreküp yeraltı suyu tüketilmektedir. Bu durum uzun vadede yeraltı su kaynaklarının tükenmesine yol açabilir.
OSB’nin yeraltı suyu yerine barajlardan su kullanması planlanabilirdi. Kent merkezine Kozcağız Barajı’ndan su verilmesi düşünülürken, benzer bir yaklaşımın OSB için neden uygulanmadığı da sorgulanmaktadır.
SON SÖZ
Madem konu Sayın Kenan Dursun tarafından gündeme taşındı; eğer gerçekten iyi niyetli bir yaklaşım varsa, kendi partisinde de bu meseleyi gündeme getirerek Bartın kent merkezinin su altyapısının tamamen yenilenmesi için somut bir çalışma başlatabilir.
Söz artık nettir:
Hadi Sayın Kenan Dursun… Gelin, siz de elinizi taşın altına koyun.

























