Bartın İl Özel İdaresi Meclisi, 1 Nisan 2026’da önemli bir seçim sürecini geride bıraktı. İl Genel Meclis Başkanı, divan, encümen üyeleri ve ihtisas komisyonları belirlendi. Tablo basit: 6 AK Partili, 5 CHP’li, 1 MHP’li üye. Bu aritmetiğe göre başkanın AK Parti’den çıkması sürpriz değil.
Ancak işin mutfağı o kadar da sakin değil. AK Parti, son ana kadar aday belirlemekte zorlandı. İl başkanının da yer aldığı ön seçimde Turhan Kalaycı, 4’e 3 kazanarak aday oldu. Sürecin sancılı geçtiği ise encümen seçiminde ortaya çıktı. Uzun yıllar sonra ilk kez AK Parti fire verdi ve bir CHP’li üye encümene girdi.
Bu noktada insanın aklına şu soru geliyor: Sadece siyasi bir kırılma mı, yoksa daha fazlası mı?
Turhan Kalaycı, ikinci kez Meclis Başkanı. Başarılı bir siyasetçi, başarılı bir iş insanı. Ancak iş hayatındaki bazı gelişmeler var ki, insan ister istemez “rastlantı” kelimesi üzerinde duruyor.
Örneğin, Bartın kent merkezinde imarlı arsaların adeta nokta atışıyla bulunması… İmar revizyonlarının hızlıca tamamlanması… Ardından çok sayıda konut üretimi… Hepsi bir araya gelince ortaya çıkan tabloya “tesadüf” demek gerekiyor, öyle değil mi?
Bir başka örnek: Yıllarca atıl kalan TOKİ Kent Ormanı’nın kiraya verilmesi. Tam da bu noktada devreye giren bir isim: Turhan Kalaycı. Nasıl olduysa işletmeci oluyor. Tesadüf işte.
Sonrası daha da dikkat çekici. Belediye yetki alanındaki bu bölgede iki katlı bir yapı yükseliyor. Yer açmak için ağaçlar kesiliyor. Yetmiyor; at gezintisi parkuru, düğün ve nişan salonu derken alan bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Ruhsat meselesi ise belirsiz. Bildiğimiz tek şey, belediyenin mühürlediği ve mühürlerin söküldüğü.
Ardından BAKKA projeleri devreye giriyor. Hibe destekli macera parkı, otağ çadırları, kıl çadırlar… Hepsi aynı alanda. Ruhsat var mı, yok mu? Bu da başka bir bilinmez. Ama tesadüfler zinciri sürüyor.
Hikâye burada bitmiyor.
Bartın Kapalı İnfaz Kurumu’nun yanındaki bir arazi… Yıllarca atıl. Sonra bir gurbetçi yatırımcı çıkıyor, fabrika kurmak istiyor. Bina hızla yapılıyor. Ama üretim yok. Sonrasında arazi ve bina el değiştiriyor. Değer kazanıyor. Kârlı bir yatırım olarak kapanıyor dosya. Tesadüf mü? Elbette öyle deniyor.
Bir başka gurbetçi… YouTube videolarında ortak işlerden söz ediyor. Bartın’da tanınan bir isim. Ama o da yasal sorunlar nedeniyle geri dönmek zorunda kalıyor. Hayatın cilvesi mi, yoksa bir başka tesadüf mü?
Şehrin billboardlarında dikkat çeken bir reklam: “Türkiye’nin en uzun renkli kaydırağı.” Adres belli: TOKİ Kent Ormanı. Yine aynı alan, yine aynı tartışmalar. Ruhsat konusu ise yine muğlak. Önce yapılmış, sonra bir şekilde yoluna girmiş gibi.
Geçmişe dönelim. 2017 tarihli bir haberde, Bartın Kent Ormanı ile ilgili yapılan başvuruya verilen resmi yanıt var. “Ağaç kesilmedi” deniyor. Ama bir şartla: Eğer kesildiği tespit edilirse sözleşme iptal edilir. Bugün geriye dönüp bakınca, bu sorunun cevabını herkes kendi yöntemleriyle arıyor. Kimi Google Earth’e bakıyor, kimi başka kaynaklara.
Ve son bir “tesadüf”…
Ramazan ayında verilen bir iftar. Mekân yine aynı: Kent Ormanı içindeki tesis. Katılım yüksek, protokol geniş. Ama iftar sonrası yaşananlar, yerel basına “protokol krizi” olarak yansıyor. Giderleri karşılayan isim, protokoldeki yeri… Detaylar yayın yasağı kapsamında. O yüzden fazla söze gerek yok.
Bütün bu tabloya bakınca insanın aklına tek bir soru geliyor:
Gerçekten hepsi rastlantı mı?
Yoksa biz, olan bitene “tesadüf” demeyi mi tercih ediyoruz?

























