Bartın’ı anlamak için önce bazı temel verilere bakalım.
1. Kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH), bir bölgede bir yıl içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin toplam değerinin nüfusa bölünmesiyle elde edilen, ekonomik refah düzeyini gösteren önemli bir göstergedir. TÜİK’in 2019 GSYH tahminlerinde Bartın, Bayburt, Ardahan, Tunceli, Kilis, Gümüşhane, Iğdır ve Sinop ile birlikte en düşük 10 il arasında yer almıştır. Bartın, 100.323 TL kişi başına GSYİH ile 2022 yılı Türkiye ortalaması olan 162.748 TL’nin belirgin şekilde altında kalmıştır.
2. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksine baktığımızda ise Bartın, 2025 araştırmasında 56. sırada kendisine yer bulmuştur.
Bu iki veriyi aklımızda tutarak devam edelim.
---
2024 yılı Bartın İli Kurumlar Vergisi rekortmenleri açıklandı. Listenin birincisi olan Gümüştaş firmasının Bartın’daki tek faaliyeti bir bürodan ibaret. Tüm üretim ve ticari operasyonlarını Bartın dışında yürütüyor. Daha da ilginci, Bartın Belediyesi Liman İşletmesi, yalnızca tahmil–tahliye hizmeti vermesine rağmen listede beşinci sırada yer alıyor.
Peki Bartın’da büyük ölçekli üretim yapan firmalar nerede?
Bartın’da ciddi sayıda işgücü istihdam eden, büyük üretim tesisleri işleten firmaların vergileri Bartın’da ödenmiyor. Bu firmaların ürettikleri ürünlerin Bartın Limanı üzerinden sevk edilmesi, sadece tahmil–tahliye bedelleri sayesinde Liman İşletmesi’ni rekortmen yapıyor. Üretim ise Bartın’da, vergi ise başka illerin hanesine yazılıyor.
Benzer durum perakende sektöründe de yaşanıyor. Bartın’ın en ücra köşesine kadar ulaşmış ulusal ve küresel zincirler, satışlarını Bartın’da yapıyor ancak vergilerini merkezlerinin bulunduğu illerde beyan ediyorlar.
Bankalar da aynı şekilde Bartın’da faaliyet yürütüyor; ancak vergi Bartın’a değil, merkezlerine akıyor.
---
Geriye kim kalıyor?
Bartın’da dar alanda, kıt kaynaklarla, büyük mücadelelerle ayakta durmaya çalışan orta ve küçük ölçekli işletmeler. Zaten zor şartlarda rekabet etmeye çalışan bu işletmeler, bir de Bartın Vergi Dairesi'nin baskısıyla karşı karşıya. Vergi dairesi “tahsilat yapacağım” derken, esnafı adeta ticaretten men noktasına sürüklüyor.
Götürü usulde vergi ödeyenler bile deftere geçmeye zorlanıyor.
Bir yanda büyük sermaye vergisini başka illere öderken, diğer yanda Bartın’ın esnafı sıkboğaz ediliyor. Bu tablonun neresinde adalet var?
Üstelik yalnızca özel sektör değil; kamu kurumları ve belediyeler dahi ihtiyaçlarını Bartın dışından temin ediyor. Yerel esnafın can çekişmesine adeta seyirci kalınıyor. Kısacası Bartın’da üretilen değer, Bartın defterine yazılmıyor.
Bu bir vergi politikası değil; düpedüz ekonomik cezalandırma görüntüsü veriyor.
---
Peki ne yapılmalı?
Öncelikle Bartın TSO, Bartın Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, Bartın OSB yönetimi ve üretici kooperatifleri bir araya gelerek kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yapmalıdır. Soruna yönelik çözüm önerileri ortaya konulmalı; Bartın Milletvekillerinin desteği için temsil gücü yüksek bir heyet oluşturulmalıdır.
Bartın ekonomisinin tüm yönlerini ortaya koyan, veriye dayalı bir dosya hazırlanarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Ardından milletvekillerine gidilerek bu sorunun çözümü için siyasi ve bürokratik destek talep edilmelidir.
Sorunu net biçimde anlatırsanız, bürokrasi bardağın dolu tarafını görür. Anlatmazsanız, ne yazık ki boş tarafı konuşulur.
---
Gelin el ele, omuz omuza vererek bu yanlışlığı düzeltelim.
Bartın vergisini fazlasıyla ödüyor; fakat bu vergiler Bartın’ın hesabına yazılmıyor.























