Bartın Üniversitesi yıllarca kentin dışında kaldı, oysa bilim kentle buluşmadan ilerleme olmaz. Şimdi yeni yönetim çalışıyor; eleştirmek yerine destek olma zamanı.
Bartın Üniversitesi kurulduğu günden bu yana, maalesef üniversiteye bakış açısı büyük ölçüde “müşteri” anlayışı üzerinden şekillendi. Üniversite personeli ve öğrencileri, kentin ekonomik yaşamında yalnızca esnafın müşterisi olarak görüldü.
Bu bakış açısı, kent halkı açısından belki doğal karşılanabilir. Ancak üniversitenin bir askeri kışla olmadığını, topluma yön veren bir bilim, kültür ve üretim merkezi olduğunu anlatmak ve göstermek zorunda olan kurumun kendisidir.
---
Üniversitenin Şehre Katkısı Sadece Ekonomi Olmamalı
Üniversiteler, bulundukları şehirlerin demografik, ekonomik, sanayi, çevresel ve kültürel yapıları üzerinde derin etkiler yaratır. Bu etkiler doğru yönetildiğinde, her zaman pozitif bir gelişmeyi beraberinde getirir.
Bartın kenti, üniversitesinden çok açık beklentilere sahip:
Beşerî sermayenin güçlendirilmesi,
Sosyal sermayenin harekete geçirilmesi,
Fiziksel çevrenin iyileştirilmesi,
Ekonomik yapının sağlamlaştırılması,
Yurttaşlık bilincinin ve becerilerinin geliştirilmesi.
---
Kağıt Üzerinde Kalan Üniversite–Kent Bütünleşmesi
Bir önceki rektör döneminde, ne yazık ki bu hedeflerin hiçbirine yönelik ciddi bir çaba gösterilmedi. Hatta bazı girişimlerin önü özellikle kapatıldı.
Yerel basının da bu ihtiyaçları gündeme taşıması gerekirken, sessiz kalmayı tercih ettiği dönemleri yaşadık.
---
Görmezden Gelinen Gerçekler
Basit birkaç örnek durumu net biçimde ortaya koyuyor:
Bartın Üniversitesi sorumluluğunda kurulan Engelsiz Yaşam Merkezi, açıldığı günden bu yana yalnızca 4–5 öğrenciye 7 öğretmen ve 4 destek personeliyle adeta “VIP hizmeti” vermekte. Bu tablo, “engelsiz” bir yaşamdan ziyade, kaynakların yanlış kullanımını gösteriyor.
Komşu illerimizdeki Karabük Üniversitesi ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi çoktan TEKNOPARK’larını hayata geçirdi. Peki Bartın Üniversitesi ne yaptı? Vilayete doğrudan yarar sağlayan tek bir somut proje gösterebilir miyiz?
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası’na (TSO) tahsis edilen “Akademik Danışman”ın, görevi süresince TSO binasına dahi uğramadığı biliniyor. Ne de olsa danışmanlık ücreti TOBB tarafından zaten ödeniyor!
Eski rektörün eşinin Karabük Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak işe başlaması basında yer aldı.
Üniversitede yaşanan bir intihar olayı kamuoyunda geniş yankı buldu ve yargıya taşındı.
Rektörlük makamına tahsis edilen aracın beğenilmeyip lüks araç kiralanması da gündeme geldi.
Tüm bu örnekler, Bartın Üniversitesi’nin Bartın’dan ne kadar uzaklaştığını açıkça ortaya koyuyor.
---
Yeni Bir Sayfa: Prof. Dr. Ahmet Akkaya Dönemi
Ancak son dönemde, Prof. Dr. Ahmet Akkaya’nın rektör olarak atanmasıyla birlikte Bartın Üniversitesi’nde değişimin ayak sesleri duyulmaya başlandı.
Kısa sürede alınan kararlar, uzun yıllardır beklenen bir dönüşümün habercisi niteliğinde. Elbette bu süreçte “yol kazaları” da yaşanabiliyor; fakat bu, ilerlemenin olmadığı anlamına gelmez.
Sayın Akkaya’nın Ağdacı Kampüsü’ne Sayın Yılmaz Tunç’un adını verme kararı alması, yerel basında önce yorumsuz bir şekilde duyuruldu. Ancak daha sonra, adeta “bir yerlerden işaret alınmışçasına” eleştiriler arka arkaya geldi.
Aynı durum, Bartın Üniversitesi Geliştirme ve Destekleme Vakfı kurulması için atılan ilk adımda da yaşandı. Dar kapsamlı bir toplantı bile, eleştiri oklarını harekete geçirmeye yetti.
---
Üniversite–Kent İşbirliğinde Somut Adımlar
Oysa Sayın Akkaya daha yeni göreve başladı. Buna rağmen Bartın Üniversitesi’ni kentle buluşturmak için hızlı ve kararlı adımlar atıyor.
Engelsiz Yaşam Merkezi, VIP hizmet anlayışından çıkarılıp asli görevine döndürülüyor.
Bartın ve ülke sanayisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara eleman yetiştirmek için OSB yakınında Yeni Meslek Yüksekokulu kuruluyor.
Bartın Teknoparkı için gerekli kararname çıkarılarak bölgesel inovasyonun önü açılıyor.
Akademik personelin liyakate dayalı biçimde yükselmesi için etik kurallar uygulanmaya başlanıyor.
Tüm bu adımlar, üniversite–kent bütünleşmesi açısından tarihi nitelikte.
---
Çalışanı Eleştirmek Değil, Desteklemek Gerekir
Sayın Rektör Akkaya, Bartın’a elini uzatmış durumda.
Şimdi görev bizde: Bu eli havada bırakmamak, çalışana destek olmak zorundayız.
Aksi hâlde, Bartın Üniversitesi Camii örneğinde olduğu gibi hiçbir işimiz tamamlanmaz, hiçbir hedefimiz bitirilmez.
Bartın Üniversitesi Geliştirme ve Destekleme Vakfı’nın kurulması, kentin geleceği için büyük bir fırsattır.
Kim ne derse desin, çalışanı eleştirmek değil, desteklemek gerekir.























