Zorunlu Beslenme ve İlk Çocukluk Anılarım
Benim kuşağım çok şey yaşadı. İlkokuldaydım. Zorunlu beslenme uygulaması vardı. Margarin yağı, un, süt tozu ve zaman zaman sucuk... Hepsi Amerikan yardımıydı. Okuldaki hizmetli, undan hamur yapar, margarinde kızartarak lokma hazırlardı. Yanında da süt tozundan yapılan süt ikram edilirdi. Evlerden getirilen bardaklara bu süt konulurdu. İlk dayağımı da işte o zaman yedim. Sebebi basitti: O süt tozundan yapılmış sıvıyı içmemiştim.
1968 Bartın Depremi: Korkunun İlk Yüzü
Sonrasında 1968 Bartın Depremi’ni yaşadım. Depremle ilk tanışmam böyle oldu. Korkunç bir sağanak yağmur altında birkaç geceyi dışarıda geçirdik. Ardından akrabalarımızın evinde misafir olduk. Sonra kendi evimize döndük. Evimiz, eski Bartın evlerinden biriydi; seyrek doldurma ahşap bir yapıydı. Biraz zarar görmüş ama yıkılmamıştı.
Şehir ise büyük zarar görmüştü. O zararın en acı örneklerinden biri de o zamanki Hükümet Konağı’ydı. Kendine özgü taş mimarisiyle çok güzel bir yapıydı. Ancak asıl yıkım, deprem sonrası başladı.
Depremden Büyük Yıkım: Betonlaşma
1968 depreminin ardından, tarihi dokusu olan eski evler birer birer yıkıldı. Yerlerine ise renksiz, kokusuz, ruhsuz beton binalar yapıldı. Plansız ve çarpık bir yapılaşmanın tohumları o zaman atıldı; ne yazık ki bu çarpıklık bugün hâlâ devam ediyor.
Hükümet Konağı da zamanla yıkıldı ve yerine bir betonarme bina yapıldı. Bartın Adalet Sarayı tamamlanınca bu bina atıl kaldı. Yerel seçimler sürecinde her aday bu alana otopark yapmayı vaat etti. Ancak mülk sahibi olan Adalet Bakanlığı kararını verdi: Buraya yine kendi kullanımında bir bina inşa edilecekti. Bartın Belediyesi ise yetkisi olmasına rağmen sessiz kalmayı tercih etti.

Bir Öneri: Tarihe Saygı
Buradan bir öneride bulunmak istiyorum: Madem Adalet Bakanlığı yeni bir bina yapacak, en azından bu binanın dış görünümünü eski Hükümet Konağı'nın mimarisine uygun tasarlasınlar. Böylelikle hiç olmazsa tarihimize bir nebze sahip çıkılmış olur.
Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’a bu önerimin iletilmesini isterim. Bartın Belediye Meclisi de imar planlamasındaki yetkisini hatırlamalı ve Sayın Belediye Başkanımız da bu yapıcı öneriyi Sayın Bakanımıza götürmelidir. Şehrül-eminlik bunu gerektirir.

İnkumu ve Birlik Masası: Otopark Krizi
Geçtiğimiz aylarda Bartın İnkumu Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği (BİNKAD) kuruldu. Belirledikleri sorunları yetkililere aktarmak için ziyaretler gerçekleştirdiler. En dikkat çekici gelişme, AK Parti Bartın Milletvekili Sayın Yusuf Ziya Aldatmaz ile CHP’li Bartın Belediye Başkanı Sayın M. Rıza Yalçınkaya’nın aynı masa etrafında toplanması oldu.
İnkumu’nun en acil sorunu otopark sıkıntısı olarak dile getirildi. Şimdi gözler bu iki ismin bu sorunu öncelik olarak kabul edip etmeyeceklerinde.
Benim kişisel görüşüm ise biraz karamsar: Her iki siyasetçinin de öncelikleri farklı gibi duruyor. Ne yazık ki bu yaz İnkumu sakinlerini çok daha ağır bir otopark sorunu bekliyor.
Kent Merkezinde Trafik Denemeleri ve Yeni Sorunlar
Geçtiğimiz hafta Bartın kent merkezinde trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla yeni bir trafik düzenlemesi denemesi yapıldı. Araç trafiğine kapalı olan cadde uzatıldı. İlk bakışta olumlu bir adım gibi görünse de bu tür uygulamaların doğal bir sonucu vardır: Araç park yeri ihtiyacı da aynı oranda artar.
Geçmişte de böyle olmuştu. Sayın M. Rıza Yalçınkaya’nın ilk belediye başkanlığı döneminde araç trafiğine kapatılan caddelerde gayrimenkul değerleri yükselmiş, fakat araç parkı sorunu ciddi boyutlara ulaşmıştı. Bülent Ecevit Bulvarı'nın demir ferforjelerle bölünmesi sonrasında yaşanan trafik sıkışıklığı hâlâ hafızalarda.
Trafiği tek şeride düşürdüğünüzde, en küçük aksaklık bile akışı felç edebilir. Umarım bu kez bu hatalar tekrarlanmaz. Ancak görünen o ki temel sorun yine aynı: Otopark ihtiyacı.
Öncelikler Ne Olacak?
Bu yaz hem İnkumu’nda hem de Bartın kent merkezinde otopark sorunlarının çözülüp çözülmediğini hep birlikte göreceğiz.
Bakalım kimler hangi öncelikleri seçecek?
Keşke gerçek öncelik, herkesin ortak paydası olabilse...
























Yaşar'ı gazetenizde görmekten çok mutluyuz. Zonguldak bölgesinin her yerinden köşe yazarlarını gazeteye taşıyınız. Yöremizin sorunları ve çözüm önerilerini mantıklı ve hoş bir diller açıklamaları faydalı sonuçlar doğuracaktır.