Sayın Başkan, Fevkani Köprü’nün yıkımı konusunda sizi bu kadar ateşlendiren ne, anlamadım. Seçim kampanyanızda yıkmak gibi bir niyetinizin olmadığını söylemenize karşın, ardından hızla fikir değiştirdiniz ve bugün adeta “yıkım sevici” olarak dolaşıyorsunuz ortalıkta. Bunun köprü için verilen “riskli yapı” kararıyla ilgisi olduğunu sanmıyorum, sizi ve gelişmeleri yakından takip ediyorum çünkü. Kim, nasıl ikna etti bilmiyorum, ama niyetiniz çok daha önceden belliydi bence. Kararın alınmasında da etkiniz olduğunu düşünüyorum ayrıca…
Herkes biliyor zaten de yine de yazayım: Eskilerin deyimiyle “müfrit” Ak Parti karşıtıyım. Seçimlerde kaybetmeniz için çok çalıştım bu yüzden. Dilerseniz yazıyı art niyetle kaleme aldığımı düşünebilir, okumayı burada kesebilirsiniz. Ama bilmeniz isterim ki, kazanmanıza “Belki daha iyi oldu” diye bir parça da olsa sevinenlerdenim. “Fecaatle bile açıklanmayacak çöküntü döneminin ardından Zonguldak Belediyesi için bir şans olabilir” diye dostlarıma söyledim hatta. Neden mi? Kısaca anlatayım…
ÖRNEK BİR “ZONGULDAK MODELİ” ÇIKARABİLİRDİNİZ ORTAYA
Birincisi gençtiniz. Yaşınız iyice köhneleşmiş kenti tazelemek için bir avantaj olabilirdi. Hayal bu ya, geceli gündüzlü çalışabilir, kente yeni bir enerji ve heyecan katarak sorunların üzerine gidebilirdiniz. Bizcileyin artık iş körü olmuş bir kuşağın sağırlığını aşıp, yeni ufuklara yöneltebilirdiniz kenti. İkincisi Zonguldak’ta doğmuş, burada okumuş, meslek yaşamını burada sürdürmüş, değerlerini özümsemiş bir Zonguldaklı olarak, kentin kök sorunlarına vakıf olabilir, çözüm üretebilirdiniz…
Üçüncüsü, bir hekimdiniz. Ülkenin mesleği gereği iyi eğitim almış kişilerinden biri olarak, yerel yönetim tartışmalarına entelektüel boyut katabilir, kentsel meseleleri daha farklı bir içerikle tartışabilecek zemine taşıyabilirdiniz. Gelinen konjonktürde içine kapanıp bir çöküntü merkezine dönüşen eski bir maden kentini çağdaş kentçilik ilkeleriyle yeniden ayağa kaldırıp, bu tip yerleşimlere örnek bir “Zonguldak modeli” çıkarabilirdiniz ortaya. Saflığıma yanayım…
BIRAKIN ENTELEKTÜEL DÜZEYİ, SIRADANIN ÖTESİNDE BİR TEK KELİME BİLE DUYMADIK SİZDEN
Biraz da iyimser olmaya çalıştığım o zamanlarda genç, eğitimli ve üniversite yılları dışında yaşamı hep Zonguldak’ta geçmiş zatıâliniz için “Bundan iyisi can sağlığı” dedim içimden. Üstelik öncekiler hep burun kıvırmış, “kentsel arayış” kavramını lügatine bile sokmamıştı. Belki siz, dünyada kentlerin nelerin üzerinde yükseldiğine bakar, sosyal köksüzlüğe doğru giden Zonguldak’ın tarihi dokusu ve doğal değerlerini korurken, günün sosyal, kültürel, ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacak bir altyapı için çalışabilirdiniz…
Ama yapmadınız. Bırakın entelektüel düzeyi, sıradanın ötesinde bir tek kelime bile duymadık sizden. Herkesin başkanı olmak, kentsel dinamiklerle oydaşmak, sivil toplumla, meslek örgütleriyle tartışıp ortak çözüm aramak, konsensüs oluşturmak gibi bir niyet de taşımadınız hiçbir zaman. Zaman içinde gördük ki bir içsel kavrayışın ürünü olması gereken Zonguldaklılık, sizde, boş popülizmden beslenen tribün taraftarlığı gibi bir alt kültürden ibaretmiş ne yazık ki…
“YAPAN DEĞİL, YIKAN BAŞKAN” OLARAK GEÇECEKSİNİZ TARİHE
Çağdaş kentçilik gibi onun esaslı başlıklarını oluşturan insan odaklılık, sürdürülebilirlik, tarihi ve doğal mirasın korunması, kent estetiği gibi konularda da karneniz çok zayıf maalesef. Köprü konusuna girmeyeceğim, kentteki irfan sahibi herkes diyeceği her şeyi söyledi size zaten. Oralı bile olmadığınız gibi başta Ekrem Murat Zaman, Yüksel Yıldırım, Kürşat Coşgun gibi tüm ömrünü bu kentin değerlerini korumaya harcamış bilge Zonguldaklıları dinleme lütfunda bile bulunmadınız…
Acı ama gerçek olan şu ki, tarihi ve kültürel değerleri korumanın Zonguldaklılık ruhu ve bilincinin oluşumundaki rolünün farkında bile değilsiniz. Hangi mahfillerde oluşturduğunuzu bilmediğim kararları Ankara’da onaylatıp bizlere dayatarak bir yerlere ulaşacağınızı sanıyorsanız, tek kelimeyle yanılıyorsunuz. Bu şekilde bir yere ulaşamayacağınız gibi “yapan değil, yıkan başkan” olarak geçeceksiniz tarihe. Bilin diye söylüyorum: On kez üst üste seçim kazansanız da bu unvanınız hiç değişmeyecek…


























Zonguldak son 15-20 yıl belediye Başkanı olmadan muhtarlar konseyiyle yönetilseydi daha az zarar görürdü.Güzelim İşçi Müdürlüğü binası, Denizcilik Acentesi ve ekleri ve de karşısında Gümrük Müdürlüğü , Lavuar. Hayalleri bile kalmadı. Şimdi sıra Fevkani Köprüsünde. Düşmana gerek yok.
Köprünün yıkılması bir proje şeklinde olacaksa karşı değilim ancak bu köprünün inanılmaz bir rant kapısı toplamda kaç bin ton demir olduğunu bunun birilerinin baya işine geleceği bir kazanç olarak görüyorum