33 yıl önce bugün Kozluda, 263 maden emekçisi yaşamını yitirdi…
1992 Kozlu Maden Faciası’nın yıldönümü olan 3 Mart ülkemizdeki iş cinayetlerine dikkat çekebilmek, işçi sağlığının ve iş güvenliğinin önemini vurgulamak için,
"İş cinayetlerine karşı Mücadele günü" olarak ilan edildi.
3 Mart 1992'de Kozluda, saat 19.45 – 20.00 arasında zincirleme grizu patlamaları meydana geldi…
Kazadan kurtulanların ifadelerini temel alan soruşturmada, kazanın oluşma nedenleri tam olarak açıklığa kavuşturulamadı...
AKP iktidarı döneminde iş cinayetleri konusunda ülkedeki tablo düzelmedi.
Hatta, ölümler katlanarak arttı.
Kozlu faciası, dünya madencilik tarihinde yaşanan en büyük maden facialarından birisi olarak tarihe geçti.
Kozlu faciası beklenmedik bir istisnai durum değildi…
Büyük facia, geliyorum diyordu ve facia sonrasında da asla iyileştirme yapılmayıp ölümlü kazalar devam etti…
Madencilik her zaman iş cinayetlerine karşı mücadelenin öncüsüdür…
Tarihi kapitalizm kadar eskidir.
Hatırlanacak olursa, 1991 yılında Zonguldak madencilerinin Zonguldak’tan Ankara’ya 'Büyük Yürüyüş'leri gerçekleşmişti. Bu yılların özelleştirme politikaları sonucu kamu kurumlarının özellikle zarar ettirilmesi, itibarsızlaştırılması sonrasında üç kuruşa satılması yaygındı.
Yatırım yapmadığınız bir işletmede iş güvenliği önlemi almanız mümkün değildir.
İş güvenliği kâra değil, insanların sağlıklı yaşama haklarına odaklanır.
Bu yüzden kapitalist sistemde iş güvenliği için harcanacak para işverenin gözüne batar.
Çünkü iş güvenliği için yapılan yatırımın üretilmiş olan ürüne doğrudan pozitif bir katkısı yoktur.
İş güvenliği ürünün kazasız bir şekilde üretilmesini amaçlar. Bu durumda işveren yapılacak iş güvenliği yatırımı ile işçinin kan parasını, bir tarafın insan olduğunu unutarak, aynı denklemin tarafları gibi ele alır.
Öncelik sadece üretim olunca, alınmayan önlemlerin nedenini anlamak zor değil. Bu yüzden yaşanan kazalar talihsizlik değil, göze alınmış ölümlerdir ve cinayet demek daha doğrudur!
İş cinayetlerini ortadan kaldırmak için kapitalizmi ortadan kaldırmak gerekir.
Ve, sonrasında insan odaklı bir sistem kurmak gerekir ki öncelik artık sadece üretim olmasın ve insanlar üretirken, çalışırken ölmesin. Herkes işe nasıl sağlıklı geliyorsa, aynı şekilde işten ayrılsın."
Madencilik dünyanın en zor mesleği!.. Dünya bunu böyle kabul ediyor.
Yıllarca Avrupada çalışan Zonguldaklı maden işçileri orada her şey kuralına, bilime göre yapıldığı; en değerli şey insan hayatı olduğu için hem alınterinin hakkını alıyor hem de hayatta kalıyor.
Sonra Devrek’in, Bartın’ın, Çaycuma’nın, Ereğli’nin köylerinde emekliliğin keyfini sürüyor; torun büyütüyor.
Avrupalı o işçinin, aynı köyden komşusunun payına ise Zonguldak ocaklarında ölüm düşüyor.
Gerek maden ocaklarında, ya da bir gökdelenin tepesinde,
Gerekse bir tezgah başında,
Tüm çalışanların, kendilerinden başka dostu yok…
Çalışanlar ancak birleşebilirlerse, bu iş cinayetlerine dur diyebilirler…
Hesap sormuyoruz…!
Hesap sorulmuyor…!
ÖLÜYORUZ…!
Kozlu MİLAT olmadı, Soma MİLAT olmadı, Amasra MİLAT olmadı…
Saymakla bitmez…
Başka MİLAT beklemeden artık hesap sorulsun…!
























Kozlu faciasını en derinden yaşayanlardanız sevgili Cemalettin kardeşim, Diğer facialarıda. İnsan hayatının pamuk ipliğinde olduğu bir ülkede yaşıyoruz ve elimizden hiç bir şey gelmedi gelmiyor. İktidarlar değişti ama işçilerimiz ve halkımız için değişen bir şey olmadı ne yazık ki.????